Büyükşehir davası devam ederken adliyeden yapılan canlı yayın bağlantılarını büyük bir dikkatle televizyondan izledim. Davayı takip eden 'sessiz kalabalık' bugüne kadar İzmir için, Adalet için yapılan organizasyonların belki de en güçlüsü ve en samimisiydi. Sessiz ama sesliydi.
Tane tane konuşan ve aklı başında laflar eden CHP İzmir'in seçilmiş il başkanı Ali Engin beni hiç şaşırtmadı. Kabadayı gibi esip kükremedi. Öfkesini yendi ve kendisine en çok da makamına yakışanı yaptı. Ne için orada olduklarını ve adaletten ne beklediklerini güzel güzel anlattı. Engin'in konuşmaları içtendi. Sonuç olarak beraat kararı çıkmadı belki ama verilen tahliye kararları da sevinçle karşılandı. Tabiî ki tahliyelerin nedeni Engin'in bu övdüğüm konuşması değildi. Fakat Engin demeç ve beyanlarında dikkatli davranarak gereksiz bir gerginlik ya da tartışma ortamına meydan vermemiş oldu.
Aynı Engin'in Karşıyaka Belediye Başkanı Cevat Durak'ı hedef alan ve içerik olarak 'Durak'ı cemaate hizmet etmekle' suçlayan bir korsan bildiriye dair yaptığı açıklamayı ise hiç beğenmedim. Zira kendisinden 'Kimin yaptığını bilmiyorum!' gibi içi boş bir söylemdense Cevat Durak için daha net şeyler söylemesini beklerdim.
Engin'in, CHP'nin kurumsal kimliğine ve CHP emekçilerine her daim sahip çıkarak 'Onlar varsa bende varım!' düşüncesi ile hareket eden Karşıyaka Belediye Başkanı Cevat Durak için ortaya atılan bu çirkin iddiayı esaslı bir şekilde reddetmesi gerekirdi. 'Kabul etti' demiyorum. Ne var ki bu olay karşısında lafı dolandırmayı da gereksiz buluyorum. Söz konusu Cevat Durak ve hele hele de Karşıyaka ise bırakın lafı dolandırmayı bir an için düşünmek bile hata olur. Bilmem farkında mısınız? Düşman sizi can evinizden vurmak istiyor. CHP için İzmir ne ise İzmir için Karşıyaka odur. Bu taarruza asla ama asla geçit vermeyin.
Partiye ve partilisine her daim sahip çıkan Cevat Durak'ın yıpranması sadece Durak'a değil CHP'ye de zarar verir. Belediye başkanları örgüt nezdinde sorgulansın, ölçülüp tartılsın ama bu işe doğru yerden başlansın. Referandumda Karşıyaka'nın altını üstüne getiren, Karşıyakalıdan 'Hayır' oyu isteyen Durak'ı bırakın da kendi şehrinde tek bir parti çalışmasına katılmayan, başkan görünümlü hainlere bir el atın. 'Ben Ak Partililerle iyi geçinmeliyim. Yoksa sabahın köründe alıp beni götürürler' diyen korkakları tespit edin. Kendi partisinin gençlik kollarına kırık merdivenle bayrak astırıp diğer partililere itfaiye aracı tahsis eden başkanlara bir bakın. Bakın da Cevat Durak'ın kalitesini anlayın.
Evet, CHP içinde cemaatçi değilse bile hain olarak nitelendirilebilecek bir belki de bir kaç isim var, var olmasına da, ne adı Cevat ne de soyadı Durak! Şimdilik gizlenedursun. Gün gelecek, takke düşecek, kel görünecek!