CHP İzmir Milletvekili ve İçişleri Politika Kurulu Başkanı Murat Bakan, katıldığı televizyon programında mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı koltuğuna geri dönen Kemal Kılıçdaroğlu’na yanıt verdi.
CHP’nin meşru yönetimine yönelik müdahale girişimleri olduğunu öne süren Murat Bakan, “Milyonlarca yurttaşın iradesine yargı eliyle müdahale etmeye çalışmak mı ahlak? Parti genel merkezine polisi sokup gençlere, milletvekillerine gaz sıktırmak mı ahlak?” diye konuştu.
Bakan açıklamasında şu ifadelere yer verdi;
"Ahlak dediğiniz şey; gücü nasıl kullandığınızla da ilgili bir durumdur.
Ahlak, meşruiyete saygı duyup duymadığınızla da ilgilidir.
Ahlak, milyonlarca insanın iradesine nasıl davrandığınızla da ilgilidir.
Ortada kesinleşmiş bir hüküm yok; adil olduğuna toplumun inanmadığı, siyasallaştığı yönünde çok güçlü kanaat bulunan bir yargı süreci var. -Ekrem İmamoğlu arkadaşımızdan bahsediyorum. Yalancı tanık iddiaları var, çöken tezler, tartışmalı deliller var. Buna rağmen insanları peşinen suçlu ilan ediyor Kemal Bey. Yetmiyor, Cumhuriyet Halk Partisi'nin arınmaya ihtiyacı olduğunu söylüyor.
Peki ben soruyorum Kemal Bey'e, ahlak nedir? Milyonlarca yurttaşın oy verdiği bir partinin meşru yönetimine, siyasallaşmış yargı eliyle müdahale etmeye çalışmak mı ahlak? Ya da parti genel merkezine polisi sokup milletvekillerine, gençlere, partililere gaz sıktırmak mı ahlak? Seçilmiş genel başkanı ve onunla birlikte hareket eden milletvekili grubunu yok saymak mı? Grup toplantımız iptal ediliyor ya, o mu ahlak? Parlamenter demokrasinin ilkelerini çiğneyip sonra dönüp başkalarına ahlak dersi vermek mi ahlak?
Ahlak kişisel bir mesele değil. Ahlak aynı zamanda siyasal bir ilke bir siyasetçi için.
Demokrasiye sadakat de ahlaktır. Devlet gücünü rakibi tasfiye etmek için kullanmamak da ahlaktır.
Siz tüm bunları kullanacaksınız, rakibini sandıkta yenemeyince yargı ve güvenlik güçleri, devletin tüm kamu gücüyle muhaliflerinizi etkisizleştirmeye çalışacaksınız ve bunun ortağı olmak ahlaksızlık olmayacak ama diyeceksiniz ki:
'Ahlaki kodlarına dönsün Cumhuriyet Halk Partisi.'
Bu toprakların irfanında ahlakın yalnız zahiri değil, batıni bir anlamı da var. Kemal Bey'in onu da bilmesi lazım. Milyonların iradesini gasp etmeye çalışıyorlar şu an.
Milyonlarca seçmenin, Cumhuriyet Halk Partisi'ne oy veren seçmenin iradesini gasp etmeye çalışıyorlar.
Seçmenin iradesinin, seçmenin verdiği oyun kıymetinin de sorgulanması lazım.
Hepimizin onurunu, itibarını, emeğini siyasi operasyonlarla hedef alıyorlar."




