İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, ’“Kruvaziyer Anketi’” sonuçlarını açıkladı. Ama ben sevinsen mi üzülsem mi bilemiyorum! Kruvaziyer gemileri 2010 yılının 11 ayında 139 seferde İzmir’’e 350 bin yolcu taşıdı. Gelen turistler İzmir’’e 40 milyon dolar bıraktı. Her halde İzmir ekonomisi için bundan güzel bir haber olamaz.
Bu işin üzücü tarafı ise şu; İzmir’’de bir ’“Turizm Zirvesi’” yapılıyor, için de bir tek kelime kruvaziyerden bahseden yok. İzmir Kalkınma Ajansı’’nın ne yapmaya çalıştığını anlamak ise mümkün değil. İzmir Ticaret Odası’’nın kruvaziyer turizmi ile ilgili verdiği iki proje de kabul edilmiyor. Sadece 2010 yılında gelen 350 bin turist için 350 bin dolar ayakbastı parası veren İTO illa bu parayı kurtarmanın derdinde de değil. Projelerin içinde ayakbastı ücretlerinin yanı sıra turistler için hazırlanan guide’’lar ve eğitim programları da dahil bir çok konu var. Ama İzmir Kalkınma Ajansı, son yıllarda İzmir’’in önüne çıkan en büyük kalkınma fırsatını görmezden geliyor. Zannederim bu işleri yapan Ekrem Demirtaş değil de başka bir kişi olsaydı şimdiye kadar çoktan heykeli dikilmişti İzmir’’e. Onda da ne inat varmış kardeşim, bütün engellemelere, bütün ayak oyunlarına rağmen bu işin peşini bırakmadı ve İzmir yeniden turist gördü. Herhalde bugün yaptıkları gelecekte daha iyi anlaşılacak ve değer verilecek.
2003 yılında 5 bin kruvaziyer turistini ağırlayan İzmir bugün 350 bin yolcuya ulaştıysa bu büyük bir başarıdır. Bunu görmezden gelmek İzmir’’e ihanet etmektir. Bakın 2011 yılı için şimdiden bağlantılar hazır. ’“İzmir’’e haziran ayından önce turist gelmiyor’” diyenler Ocak 2011’’den itibaren İzmir Limanı’’na iyice baksın. Çünkü 203 gemi ile 500 binden fazla kruvaziyer turisti İzmir’’e gelecek. Turizm hamlesi böyle olur herhalde. Hele bir de yeni kruvaziyer limanının ihalesi 2011 yılının ilk yarısında yapılır ve İzmir kısa sürede yeni limanına kavuşursa bu rakamların milyona ulaşması işten bile değil bana göre. Önemli olan hayal etmek ve bu hayalin peşinde koşmak. 5 yıl önce İzmir kruvaziyer turizminde bu noktaya gelecek dense kimse inanmazdı. Ama artık hedef büyütmenin zamanı.
Ekrem Demirtaş yeni için açılacak ihaleyi dört gözle bekleyen yatırımcıların olduğu konusunda neredeyse garanti verdi. Akdeniz ve Karadeniz’’in buluşma noktası İzmir, kruvaziyer turizminde ana liman olunca ekonomik olarak da büyük bir kazanç kapısı açılmış olacak. Ekrem Demirtaş bu kapıyı araladı, kapının sonuna kadar açılması için bütün İzmirlilerin bu işe destek vermesi gerekiyor. Bu işi görmezden gelmek Ekrem Demirtaş’’a değil İzmir’’e kötülük etmektir. Bunu da herkes böyle bilmeli’….
Gelelim 15 Ağustos-15 Ekim 2010 tarihleri arasında, 9 farklı gemi ile gelen 5 bin 340 yolcuya sorulan 18 sorudan oluşan anketin sonuçlarına;
İki yıl önce de 5453 yolcu üzerinde benzer bir anket uygulamıştı. Bu sefer daha gelişmiş bir anket gerçekleştirildi. İki yıl öncesiyle karşılaştırma yapılarak yaşaanan gelişimi de görme şansı bulundu. 2008 yılı anketlerine 59 farklı milletten, 2010 yılı anketlerine ise 64 milletten yolcu katıldı.
Kruvaziyer turistlerin başını yüzde 33 ile İtalyan çekiyor. İtalyanların 2008 yılındaki oranı yüzde 47 idi. Şirket sayısı artıp çeşitlendikçe, turistlerin geldikleri ülkeler de çeşitleniyor.
İlk 5 ülke, İtalyan, İspanyol, Alman, İngiliz ve Fransız. 2010 yılında bir önceki ankete göre İspanyollar, Almanları geçerek ikinci sıraya yükselmiş.
Cinsiyet oranı neredeyse yüzde 50 ’– 50 oranında eşit. Katılımcıların yüzde 70.4’’ü evli.
Yüzde 50’’sinin iki kişi, yüzde 35’’in de 3-6 kişi arasında geziyor.
Yaş dağılımında en yüksek oranlar;
’• 25-39 yaş arası yüzde 25
’• 40-49 yaş arası yüzde 26
’• 50 -59 yaş arası yüzde 23
Kruvaziyer turizm, genelde orta yaşlı ve yaşlıların katıldığı, lüks bir turizm çeşidi olarak bilinir. Ama anket sonuçları bize sektörün değiştiğini gösteriyor. Artık gençlerin ve orta yaşlıların payı hızla artarken, çiftler, arkadaş grupları da kruvaziyer turizmi tercih ediyor.
Ankete katılanların yüzde 72’’si 2 ve daha fazla seferde kruvaziyer seyahatine çıkmış. Yani kruvaziyerle sık gezen, bilinçli bir turist kitlesiyle karşı karşıyayız. Devamlı yenilik arayan, bir kruvaziyer turisti kitlesi var. Doğu Akdeniz ve Karadeniz’’i kapsayan İzmir çıkışlı turlar yaratmak için sürdürdüğümüz çalışmaların doğru olduğunu görüyoruz.
Anketin bu verileri, yeni rotalara da büyük ilgi gösterileceğini ispatlıyor. Katılımcıların yüzde 42,5’’i Türkiye’’ye, yüzde 15,4’’ü ise İzmir’’e daha önce gelen turistlerden oluşuyor. Diğer bir ifadeyle yüzde 57,5’’i Türkiye’’yi, yüzde 84,6’’sı ise İzmir’’i ilk kez ziyaret eden turistlerden oluşuyor. Bu nedenle, Türkiye ve İzmir bu yolcular için halen keşfedilmemiş bir yer niteliğindedir.
Kuşkusuz anketin en merak edilen bölümü harcama miktarlarına ilişkin. 2008 yılında kişi başına 91 dolar olan harcama miktarı, 2010 yılında 113 dolara yükseldi. Hiç para harcamayanların oranı yüzde 13.8’’den yüzde 9’’a geriledi. Tabii ki bu rakam yeterli değil ama kriz nedeniyle herkesin harcamalarını kıstığı bir ortamda harcama miktarındaki yüzde 24’’lik bu artış sevindirci. Aynı dönemlerde Avrupa limanlarında transit ’– uğrak limanlarda yapılan harcama miktarları ortalama 80 dolar. Bizde daha çok harcıyorlar.
Daha çok harcama için;
’• Mağazalarda İngilizce etiket olması
’• TL ve Euro üzerinden fiyatların belirtilmesi
’• Restoran ve cafelerin önünde fiyatları gösteren menü olması
’• Hazırladığımız İzmir Guidel’’lara ilan verilmesi
’• Turiste ilginç gelen ve satın almaya yönlendiren mal çeşidi olması gerekiyor.
Hesap açık ve basit: Avrupa limanlarından geçen yıl 5 milyon yolcu biniş yaptı. Avrupa’’nın tamamı 400 milyon dolar gelir elde etti. İzmir’’e gelen 350 bin yolcudan biz ise 39.5 milyon dolar gelir elde ettik. Payımız yüzde 10 ama biz daha fazlasını istiyoruz. Bu 350 bin yolcu için İzmir Ticaret Odası 350 bin dolar ayakbastı ücreti ödedi. Yani 1 koyup, 100 aldık.
İzmir’’de en çok harcama yapanlar 144 dolar ile Norveçliler. İkinci sırada ise 142 dolar ile Amerikalılar var. En çok gelen İtalyanlar ise 103 dolar ile dokuzuncu sırada. İzmir’’de en çok harcama yapan yolcuların seyahat ettiği gemi ortalama 149 dolar ile İspanyol Pullmantur Zenith gemisi. En az harcama yapan yolcuların seyahat ettiği gemi ise 88 dolar ile Almanların ağırlıklı seyahat ettiği Aida Diva gemisi. 40-49 yaş aralığında bulunanlar 119 dolar, 50-59 yaş aralığında bulunanlar ise 117 dolar harcama yapıyor. 28-39 yaş aralığında bulunan genç kitle ise 111 dolar civarında harcama yapıyor.
Tahminlerin aksine erkekler daha çok para harcıyor. Erkek yolcuların ortalaması 123 dolar, kadınlar için ise 103 dolar. Özellikle, kuyum, tekstil gibi sektörlerimizin genç ve kadın yolculara yönelmesi gerekiyor. Turistlerin katıldığı turlara ilişkin veriler incelendiğinde en fazla oranın yüzde 41 ile şehir turu olduğu görülüyor.
Buradaki ’“şehir turu’” ifadesinin yolcunun algısında;
’• Düzenli olarak gemideki tur acentesi kanalıyla organize edilen şehir turu
’• City Tour - İzmir Büyükşehir Belediye otobüsleri turu,
’• Faytonla İzmir turu,
’• Taksiyle İzmir turu,
’• Taksiyle Kadifekale ve Agora turu,
’• Yürüyüş ile şehri keşfetmek olarak yer alıyor.
Şehir turunu;
’• Yüzde 17 ile Efes
’• Yüzde 9 ile Efes ve Meryem Ana
’• Yüzde 4 ile Aziz John ve Meryem Ana izliyor.
Diğer yanıtını veren yüzde 15’’in de büyük oranda İzmir içinde gezdiklerini görüyoruz.
Şehir içi turların büyük kısmı ise yolcular tarafından bağımsız olarak yapılıyor. Ankette yüzde 41 oranında şehir turu alınmış olması kruvaziyer yoluyla İzmir’’e gelenlerin ağırlıklı olarak şehir içinde kaldıklarının açık bir yansıması.
Bu yıl anket sorularına 2 ek yapıldı. Ek sorulardan ilki İzmir Büyükşehir Belediyesi’’nce organize edilen şehir içi turistik otobüslerinden memnun olunup olunmadığına ilişkindi.
Diğer soru ise dünyanın en büyük açık hava çarşılarından biri olma özelliğine sahip olan Tarihi Kemeraltı Çarşısı’’nın ziyaret edilip edilmediğine ilişkindi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’’nce organize edilen şehir içi turistik otobüslerinden memnuniyet oranı yüzde 66.
Yüzde 25’’lik bir kesimin ise tur otobüsünü kullanmadığı için fikri olmadığını görüyoruz.
Yüzde 9’’luk kısım ise otobüsleri ve kalitesini beğenmiyor.
Ankete katılan yolculardan yüzde 45’’inin Kemeraltı’’nı ziyaret ettiğini görüyoruz. Kemeraltı’’nı görmeyen kesimin yarıdan fazla olması oldukça düşündürücü.
Bu sonuçta;
’• Turistlerin Kemeraltı Çarşısı hakkında detaylı bilgiye sahip olmaması
’• Yönlendirme levhalarının
’• Turistlerin şehri karmaşık ve düzensiz bulmasının etkili olduğu gözlemlendi.
Turistlerden çeşitli hizmetlere 5 üzerinden not vermeleri istendi;
’• Rehberlik ve tur hizmetleri 3.8
’• Liman Güvenliği 3.8
’• Taksi ve taşıma hizmetleri 3.7
’• Alışveriş olanakları 3.7
’• Plajlar 3.7
’• Turizm bilgilendirmesi 3.6
’• Kruvaziyer terminali 3.6
’• Liman hijyeni 3.6
’• Tarihi ve kültürel yerler 3.3 puan aldı
Ortalama puan 5 üzerinden 3.5 oldu. 2008 yılında ise bu puan 3.9’’du, yani bir düşüş var.
İzmir için dilek ve şikayet sorusunda ulaştığımız dilekler kısmında olumlu kavramlardan söz edilebilir. Yüzde 80 katılımcı şehirde geçirdiği zamanın çok güzel olduğunu düşünüp teşekkürlerini sunuyor. Ancak şikayetleri de çok:
Katılımcıların
’• Yüzde 23’’ü şehrin fiziki koşulları,
’• Yüzde 16’’sı taksi servisleri
’• Yüzde 14’’ü esnaf ve alışveriş sıkıntıları
’• Yüzde 10’’u dil problemi
’• Yüzde 9’’u turizm hizmeti
’• Yüzde 9’’u belediye otobüsleri ve toplu taşımacılık hizmetleri
’• Yüzde 5’’i para problemi
’• Yüzde 3’’ü limanın yetersizliği
’• Yüzde 1 insan davranışlarından duyulan rahatsızlıkları şikayet kavramı içinde belirledi.
Fiziki koşulları ile ilgili özel şikayetler;
’• Etrafın pis olması,
’• Çöp kutularının şehirde yeterince olmaması,
’• Çarpık binalaşmalar,
’• Tekerlekli sandalyede şehri gezmeye çıkan yolcuların sıkıntıları,
’• İngilizce yönlendirme levhalarının eksikliği
Dil problemi, altı sekiz kişilik ailelere uygun taksi eksikliği gibi şikayetler de var. Turistler ne yazık ki esnafımızdan fazla ısrarcı oldukları, kendilerini çekiştirdikleri ve etiket olmamasından da şikayet ediyor. Kafeteryalardan mağazalara kadar heryerde dil problemi var. Turizm hizmetleri ile ilgili özel şikayetler ise;
’• Şehir turlarında çeşidin az oluşu,
’• Kemeraltı alışveriş turunun olmaması,
’• Tarihi alanların bakımsızlığı,
’• Kent için de cami, kilise ve sinagog turlarının olmaması olarak sıralanıyor.
Para ile ilgili özel şikayetler de dikkat çekici. Euro kullanımının yaygın olmamasından şikayet eden turistler para değişimi sırasında eksik para almaktan korkuyorlar. Limandan da temizlik, internet olmaması, tuvaletler, nedeniyle şikayetler var. İzmirliler ile ilgili de yeterince kibar olunmadığı, dil sorunu şikayetleri var.
2008 yılında İzmir denince akla gelen sözcükler sorulduğunda en çok verilen yanıt yüzde 20,7 ile ’“Güzel’”di. Güzel kelimesini, İyi ’– Hoş (Yüzde 15,9), İlginç ’– Fantastik (Yüzde 10,3), Modern ’– Medeni (Yüzde 5,5), Karmaşık ’– Yoğun (Yüzde 5,2) izliyordu.
2010 yılında da İzmir denince akla gelen ilk söz yüzde 48 ile ’“Güzel’”. Bunu
Yüzde 24 ile Fantastik ’– Harika - Büyüleyici
Yüzde 5 ile Büyük,
Yüzde 4 ile Karmaşık ’– Yoğun, Kaotik
Yüzde 4 ile konuksever izliyor.
Yüzde 3 katılımcı modern ve gelişmiş bir kent olarak tanımladı. Katılımcılardan yüzde 2’’si temiz ve düzenli olarak İzmir’’i adlandırdı. Yüzde 2 katılımcı ticari ve alışveriş kenti, yüzde 3 katılımcı ’“pahalı, gittikçe kötüleşen, berbat, kirli, pis, baskıcı,’” oluşunu vurguladı.
İzmir’’de en çok neden etkilendikleri sorulan turistler ilk sırada yüzde 30 oranında şehrin tarihinden ve tarihi mekanlarından etkilendiklerini ifade etti. Yzüde 20 katılımcı şehrin genel görünümünden, Kordonboyu’’ndan, hoş park bahçe düzenlemelerinden etkilendiğini belirtiyor.
Pazar, Kemeraltı, Kordonboyu sıralı dükkanları, kafeler, barlar hakkında ise yüzde 18 düzeyinde bir etkilenme olduğu görülüyor. Yolcuların yüzde 9’’u şehrin konukseverliğinden, yüzde 5’’i de İzmir’’in canlı yaşamından etkilenmiş. ’“İzmir için dilekleriniz’” sorusuna da yüzde 80, ’“Herşey mükemmel, teşekkür ederiz’” yanıtını veriyor.
2008 yılındaki ankette turistlerin yüzde 81’’i İzmir’’e tekrar gelmek istediklerini ifade ediyordu. 2010 yılında ise kruvaziyer yolcularının yüzde 70’’i İzmir’’e tekrar gelmek istediğini söyledi. Yüzde 24’’ü tekrar gelmek istemediğini, yüzde 6’’sı kararsız olduğunu ifade ediyor. Tabii ki yüzde ’“70’’in tekrar gelmek istiyorum’” demesi çok yüksek bir oran. Ama tekrar gelmek isteyenlerin oranındaki düşüş, hizmetlere verilen notlardaki düşüş, bazı şikayetlerdeki artış İzmirliler için ciddi bir uyarı.