Hakkında “suç örgütü kurma ve yönetme”, “11 kez nitelikli cinsel saldırı”, “uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama”, “uyuşturucu madde kullanılmasını kolaylaştırma” suçlamaları bulunan eski Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy, hâkim karşısına çıktı.
İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan duruşmada Ersoy, avukat ve mağdurlar hazır bulundu. Dava kapsamında 11 mağdur ve yedi sanık bulunuyor.
Mahkeme başkanı, savunmalarda süre sınırlaması yapmadığını söyledi ve iddianameyi salonda hazır bulunanlara okuyarak duruşmaya başladı.
Mehmet Akif Ersoy ve Mustafa Manaz’ın tutukluluğunun devamına, Ufuk Tetik’in tahliyesine karar verildi. Bir sonraki duruşma, 9 Ekim’e ertelendi.
Mağdurlar şikâyetçi olmadıklarını söyledi
Mağdur M.A.Ö., beyanda bulunmak için kürsüye geldi. Mağdur, “Böyle bir olayla karşınızda olduğum için utanıyorum, özür dilerim” dedi. Finans alanında yöneticilik yaptığını, geçmişte gazetecilik deneyimi de olduğunu söyleyen M.A.Ö., uyuşturucu madde kullanmadığını belirtti. M.A.Ö., Mehmet Akif Ersoy ve Nurullah Dündar ile evde olduğu süreçte kendisine çoklu ilişki ve uyuşturucu kullanma teklif edildiğini iddia etti. Mağdur, şikâyetinin devam ettiğini söyledi.
Mağdur D.O., şikâyetçi olmadığını söyledi. Cinsel saldırıya uğramadığını belirten mağdur, uyuşturucu madde kullanımı olmadığını söyledi. Mağdur B.A., ilişkiye zorlanmadığını, kendi isteğiyle bir şeyler yaşandığını söyledi. B.A. şikâyetçi olmadığını ifade etti.
Mağdur B.Ö., uyuşturucu kullandıklarını, kendi rızasıyla Mehmet Akif Ersoy ile birlikte olduğunu söyledi. B.Ö., şikâyetçi olmadığını belirtti.
Mağdur R.K., herhangi bir suça şahit olmadığını söyledi. R.K., “Şikâyetçi değilim” dedi.
Mağdur D.Y. kendi isteğiyle uyuşturucu kullandıklarını belirtti, herhangi bir zorlama olmadığını söyledi. D. Y. şikâyetçi olmadığını ifade etti. Mağdur E.Ç., uyuşturucu madde kullanmadığını, teklif edildiğini ancak reddettiğini, cinsel birliktelik yaşamadığını söyleyip “Şikâyetçi değilim” dedi.
Mağdur M.A.’nın avukatı Hüseyin Ersöz, müvekkilinin şikâyeti olmadığını ifade etti. Mağdur E.G. kendi rızasıyla birlikte olduğunu söyledi ve “Şikayetçi değilim” dedi. Duruşmaya SEGBİS ile bağlanan mağdur G.A. da şikâyetçi olmadığını söyledi.
Ersoy savunma yaptı
Mehmet Akif Ersoy’un savunmasına geçildi. Ersoy, dosyada yer alan isimlerin birçoğu ile geçmişe dayanan arkadaşlık ilişkisi olduğunu belirtti. Ersoy, “Uzun süredir görüşmediğim kişiler bu sürecin içine dahil edildiler” ifadelerini kullandı. Ersoy, “Benim birçok spiker ile, isimleri de zikredilerek, çarpık bir yapılanma kurduğum gibi iddialar medyada paylaşıldı. Bu iddialar önce Twitter’da paylaşıldı” dedi.
Ersoy, “Bir uyuşturucu şebekesi kurduğum, birlikte olduğum kadınları ekrana çıkardığım gibi iddiaların olduğu tweet’ler atıldı. Suç duyurusunda bulunduk. Paylaşımları yapan kişi yurtdışında olduğu için bulunamadı” diye konuştu.
İddianamede yer alan “Kanarya” kod adlı gizli tanığın beyanlarına tepki gösteren Ersoy, “Gizli tanık ‘Kanarya’ bu tweet’leri okumuş ve sonra gitmiş ifade vermiş. Ben Fenerbahçeli’ydim, ‘Kanarya’nın ifadelerinin ardından takımı desteklemeyi bıraktım” dedi.
Ersoy devamında Veyis Ateş’ten de bahsederek şunları söyledi:
“Bu arkadaşların tamamı sadece benimle arkadaş oldukları için, birlikte oldukları için, hayatımız kesiştiği için, bazı arkadaşlarımızın hatası olabilir ama bu kişileri tutukladılar. Hayatları alt üst oldu, isimleri medyaya servis edildi. Ama bu insanlar bizim yüzümüzden zarar görmedi; bize hiçbir bilgi vermeyen savcılığın gazetelere manşet manşet vermesi sonucu…
Benimle arkadaş olduğu için, hayatı kesiştiği için çok ağır bedel ödeyen arkadaşlarımdan samimiyetle özür diliyorum. Kişisel hatalarım olmuştur ama devlete karşı duruşumu herkes bilir. Bir hata yapmışızdır. Ben kendime o kadar dikkat ediyordum ki, ‘Ben medya önündeyim, kimse görmesin’ diye… Veyis Ateş bile bana iftira etti. ‘Ellerini yıkamak için bana iftira attı’ diyor. Kimseye yakalanmadan içmeye çalıştım. Birçoğu Ahmet Göçmez’in evinde ya da Ahmet’in getirdiği… Husumetliyim ama Ahmet de bana zorla vermedi… Beni sevenlere karşı çok mahcubum ama öyle bir iftira sarmalına döndü ki…”
Tutuklu sanık Manaz: “Savcı beye hakkımı helal etmiyorum”
Mahkeme başkanı “örgüt” iddiasını sordu. Ersoy, “Ne örgütü bu, anlamadım. Amacı ne? Ne suç işlemiştir? Neyin örgütünden bahsediyoruz” dedi.
Ardından tutuklu sanıklardan Mustafa Manaz’ın savunmasına geçildi. Manaz, “Savcı devamlı magazinsel olaylara çekti işi. ‘Yok böyle bir şey’ dedikçe ‘tutuklarım’…. Arkadaşımız savcının koridorundan ağlayarak çıktı. Olmayan bir şeyi söyleyemediğimiz için tutuklandık. Herkes cezaevine gönderildi. Kabak bizim başımıza patladı. 10 aydır cezaevindeyim” dedi.
Manaz savunmasının devamında, “‘Yok’ diyorum, ‘Varmış, herkes öyle söylüyor. Çıkmak istemiyor musun?’… Savcı Bey’e hakkımı helal etmiyorum. İki cihanda elim yakasında olacaktır. Beni uyuşturucuya başlatan kişi Ahmet Göçmez’dir” diye konuştu.
Davadaki mağdur, tanık beyanları ile sanık savunmaları tamamlandı.
Mahkeme başkanı, duruşma savcısından ara mütalaa istedi. Duruşmaya ara verildi.
Savcı, Mehmet Akif Ersoy dahil tutuklu üç ismin de tutukluluğunun devamını talep etti.
Ufuk Tetik hakkında tahliye, Mehmet Akif Ersoy ve Mustafa Manaz’ın tutukluluğunun devamına karar verildi. Bir sonraki duruşma, 9 Ekim’e ertelendi.
NE OLMUŞTU?
Eski Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy’un da bulunduğu sekiz isim, 9 Aralık 2025 akşamı İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince gözaltına alınmıştı.
Sekiz isim hakkında “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak” ile “uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak, kullanılmasına yer ve imkân sağlamak” suçlamaları yöneltilmişti. Ersoy, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından Habertürk’teki görevinden uzaklaştırılmıştı. Can Holding bünyesinde faaliyet gösteren Habertürk’e, eylül ayında TMSF kayyum atanmıştı.
Savcılığın tutuklamaya sevk yazısında, şüphelilerin uyuşturucu kullanılması için yer ve imkân sağladıkları, eve gelen kadınlara uyuşturucu temin ettikleri ve madde kullanımının ardından ikiden fazla kişinin birlikte cinsel ilişkiye girdiği öne sürülmüştü. Ayrıca Ersoy’un, çevresindeki kişiler ile kadınları ilişkiye soktuğu, bu süreçte sektörel ve maddi menfaat sağladığı ileri sürülmüştü.
İstanbul 6. Sulh Ceza Hâkimliği, 11 Aralık 2025’te Ersoy, Mustafa Manaz, Ufuk Tetik ve Ebru Gülan’ı “uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırmak ve suç işlemek amacıyla örgüt kurmak” suçlamasıyla tutuklamıştı.
Mehmet Akif Ersoy hakkında dört ayrı suçtan iddianame düzenlenmişti. Ersoy’un 11 kez nitelikli cinsel saldırıdan cezalandırılması talep edilmiş, 11 yıl üç aydan 286 yıl 2 aya kadar hapisle cezalandırılması istenmişti. Hazırlanan ilk iddianame, İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmiş, dosya mahkeme tarafından reddedilmişti.
Ersoy ve yedi kişi hakkında “nitelikli cinsel saldırı” ve “suç örgütü kurma” suçlamalarıyla düzenlenen yeni iddianame, İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmişti.
İddianamede, Ersoy hakkında suç örgütü kurmak ve 11 kez nitelikli cinsel saldırı dahil çok sayıda suçlama yer almıştı. Ersoy’un, 11 yıl 3 aydan 286 yıl 2 aya kadar hapisle cezası istenmişti




