YENİ Parti Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, YENİ Parti Manisa İl Başkanı İlksen Özalper’in tutuklanması sürecine ilişkin basın toplantısı düzenleyerek kamuoyuna önemli açıklamalarda bulundu.
YENİ Parti Manisa-Şehzadeler İlçe Başkanlığında gerçekleşen açıklamaya YENİ Parti İl Başkan Yardımcısı Erdem Nalbant, YENİ Parti Yunusemre İlçe Başkanı Yalçın Arcak ve Şehzadeler İlçe Başkanı Mert Özkösemen yer aldı.
Bakırlıoğlu, İlksen Özalper’in “rüşvet almak” ile “suç örgütü kurmak ve yönetmek” suçlamalarıyla tutuklandığını belirterek, soruşturma dosyasına ilişkin eleştirilerde bulundu.
Tutuklamaya gerekçe gösterilen eylemlere ilişkin herhangi bir somut delil bulunmadığını savunan Bakırlıoğlu, “İfadelere, sorulara, eylemlere bakıldığı zaman şunu görmekteyiz. Bu tutuklamaya gerekçe olan eylemler hiçbir şekilde ortada bir belge yok. Baz kaydı, HTS, belge veya delil yok” dedi.
Soruşturma kapsamında alınan ifadelerin içeriğine de dikkat çeken Bakırlıoğlu, iddiaların kaynağına ilişkin ise, “İfadelere baktığımız zaman da bunların büyük ihtimalle bir gizli tanık beyanı olduğunu veyahut da etkin pişmanlıktan faydalanan itirafçı olan, biz ona iftiracı diyoruz, bir iftiracının beyanları olduğunu anlamaktayız” ifadelerini kullandı.
“HESABINDAKİ MİLYONLARIN HESABINI VEREMEDİ” ALGISI OLUŞTURULUYOR
Bakırlıoğlu, Özalper’in ifadesi sırasında tanımadığı çok sayıda kişinin isminin kendisine sorulduğunu, belediyeyle ilgili bazı işlemler hakkında da bilgi sahibi olup olmadığının sorgulandığını söyledi. Özalper’in ise tanımadığı kişileri tanımadığını, söz konusu işlemler hakkında da bilgisinin bulunmadığını ifade ettiğini aktardı.
Soruşturmanın ardından sosyal medyada Özalper’in hesabında 2 milyon 900 bin lira ve 950 bin liralık para hareketi bulunduğu yönünde paylaşımlar yapıldığını belirten Bakırlıoğlu, bu rakamlar üzerinden kamuoyunda farklı bir algı oluşturulmaya çalışıldığını savundu.
Bakırlıoğlu, “Sosyal medyada ‘hesabındaki milyonların hesabını veremedi’ şeklinde bir algı oluşturmaya çalışılıyor” diyerek, basına yansıyan emniyet ifadesindeki ayrıntılara dikkat çekti.
Özalper’e emniyette hesabında 2 milyon 900 bin lira ve 950 bin liralık para hareketi bulunduğunun, bu paraların elden nakit olarak yatırıldığının ve kaynağının ne olduğunun sorulduğunu aktaran Bakırlıoğlu, Özalper’in ise bu iddialara karşılık, “Benim böyle bir param yok. Benim hayatım boyunca bu meblağlarda bir birikimim, bir param olmadı” şeklinde yanıt verdiğini söyledi.
Soruşturmanın savcılık aşamasında para hareketlerine ilişkin yeni bir ayrıntının ortaya çıktığını savunan Bakırlıoğlu, emniyette Özalper’e sorulan 2 milyon 900 bin lira ve 950 bin liralık hareketlerin aslında Özalper’in kendi hesabına ait olmadığını söyledi.
Bakırlıoğlu, avukatların yaptığı inceleme sonucunda 2 milyon 900 bin liralık hareketin Özalper’in eşinin, 950 bin liralık hareketin ise kardeşinin hesabında bulunduğunun belirlendiğini ve buna ilişkin dekontların savcılığa sunulduğunu aktardı.
"2 MİLYON 900 BİN LİRALIK HAREKET EV ALMA GİRİŞİMİ KAPSAMINDA YAPILMIŞ"
2 milyon 900 bin liralık hareketin, Özalper’in eşinin 1+1 ev satın alma girişimi kapsamında yapılan ödeme olduğunu belirten Bakırlıoğlu, inşaatın başlamaması ve sözleşmenin yapılmaması üzerine anlaşmanın iptal edildiğini, ödemenin de daha sonra geri geldiğini ifade etti.
Bakırlıoğlu, “Siz bizi 2 milyon 900 bin lira, 950 bin lira para hareketleriyle sorguluyorsunuz. Bunun kaynağını soruyorsunuz. Fakat bunlar İlksen Özalper’in kendi hesap hareketleri değil” dedi.
“MASAK RAPORUNDA AKSAKLIK OLDUĞU SÖYLENDİ”
Söz konusu para hareketlerinin Özalper’in hesabına ait olmadığının ortaya çıkmasının ardından savcılık aşamasında kendilerine bunun MASAK’ın ham raporlarından kaynaklandığının ve raporlarda zaman zaman aksaklıklar yaşanabileceğinin söylendiğini aktaran Bakırlıoğlu, bu durumu soruşturmanın ciddiyeti açısından eleştirdi.
Bakırlıoğlu, sosyal medyada “İlksen Özalper hesabındaki milyonların hesabını veremiyor” şeklinde bir algı oluşturulduğunu belirterek, “Oysa İlksen Özalper’in hesabında milyonlar falan yok. İlksen Özalper diyor ki benim hayatımda bu meblağlar, hiçbir şekilde param olmadı” ifadelerini kullandı.
Söz konusu durumun soruşturmanın yürütülüş biçimi açısından önemli olduğunu savunan Bakırlıoğlu, yaşananları “gayri ciddi” ve “ciddiyetsiz” olarak nitelendirdi.
“RÜŞVET DENİLEN İMAR DEĞİŞİKLİĞİ HİÇ YAPILMAMIŞ”
Bakırlıoğlu, İlksen Özalper hakkındaki rüşvet suçlamasının bir imar değişikliği iddiasına dayandığını belirterek, söz konusu imar değişikliğinin gerçekleşmediğini savundu. Özalper’in bu değişikliğe aracılık etmek karşılığında bir firmadan rüşvet aldığı iddiasının bulunduğunu söyleyen Bakırlıoğlu, suçlamayı destekleyen somut delil olmadığını öne sürdü.
“Ortada belge var mı? Yok. Baz kaydı var mı? Yok. Banka hesap hareketi var mı? Yok. Peki, rüşveti verdim diyen var mı? Yok. Böyle bir beyan var mı? Yok” diyen Bakırlıoğlu, rüşvet iddiasına konu edilen imar değişikliğinin de yapılmadığını ifade etti.
Bakırlıoğlu, bir firma ve müteahhidin söz konusu imar değişikliği için defalarca yasal girişimde bulunduğunu, talepler ilettiğini ve dava açtığını ancak Manisa Büyükşehir Belediyesinin imar değişikliğini uygun görmediğini söyledi.
“YAPILMAYAN İMAR DEĞİŞİKLİĞİNDEN RÜŞVET SUÇLAMASI”
Özalper’in tutukluluğunun gerekçesine ilişkin değerlendirmesinde Bakırlıoğlu, “Yapılmayan, gerçekleşmeyen bir imar değişikliğinden dolayı rüşvet almak suçuyla şu anda il başkanımız İlksen Özalper Sincan Cezaevi’nde. Ortada imar değişikliği yok” ifadelerini kullandı.
Bakırlıoğlu, rüşvet iddiası ile imar değişikliği arasında da somut bir bağlantı bulunmadığını savunarak, “Rüşvet aldı deniliyor. İmar değişikliğine aracı olmaktan rüşvet aldı deniliyor. O imar değişikliği yapılmamış” dedi.
Soruşturma sürecini sert sözlerle eleştiren Bakırlıoğlu, açıklamasını “Yani ortada tam bir tiyatro var arkadaşlar. Yani belge var mı? Yok” ifadeleriyle sürdürdü.
“ŞÜPHELENDİĞİMİZ İNSANLAR VAR”
Şüphelendiklerini insanlar olduğunu dile getiren Bakırlıoğlu, “3 gün boyunca Ankara'daydım. Adil yargılama yok. Masumiyet karinesi yok. Hukuk yok, adalet yok. Hiçbir şey yok. Ne var? Büyük ihtimalle bir iftiracının beyanları var. Şüphelendiğimiz insanlar da var. Büyük ihtimalle bir iftiracının veyahut da gizli tanığın beyanları var. Bundan dolayı il başkanımız İksen Özalper bugün eşinden uzak. Bugün 7 yaşındaki çocuğundan uzak, ailesinden uzak, partisinden, partilerinden uzak. Tutuklamasını gerektirecek hiçbir şey yok. Hiçbir delil yok” dedi.
“OLMAMIŞ İŞLER ÜZERİNDEN TUTUKLANDI”
Bakırlıoğlu, soruşturma dosyasında belediyeye ilişkin çok sayıda iş ve işlemin yer aldığını, ancak İlksen Özalper’in bu süreçlerden haberdar olmasının mümkün olmadığını savundu.
Manisa Büyükşehir Belediyesinin ve belediye şirketlerinin düzenli olarak denetlendiğini hatırlatan Bakırlıoğlu, “Belediye ve şirketleri bilhassa Büyükşehir belediyeleri ve şirketleri her sene sayıştay denetimine tabidir. Manisa Büyükşehir Belediyesi de aynı şekilde her sene sayıştay denetimine tabidir. Ayrıca mülkiye müfettişlerinin denetimine de tabidir. Manisa Büyükşehir Belediyesi'nin başka bir özelliği var. Herkes denetime tabidir. Manisa Büyükşehir Belediyesi daha fazla denetime tabidir. Bugün hala Manisa Büyükşehir Belediyesinde müfettişler var. Hala müfettişler var. Bu bahsedilen iş ve işlemler zaten daha önce de denetimden geçmiş. Birçoğu gerçekleşmemiş. Olmamış işler üzerinden tutuklandı İlksen başkanımız.”
İBB DAVASINI HATIRLATTI: “MANİSA’DA DA BU ZULMÜ YAŞIYORUZ”
Bakırlıoğlu, açıklamasının devamında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik davaya ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, dava öncesinde kamuoyuna yansıyan iddiaları hatırlattı. İBB davasında da benzer bir sürecin yaşandığını savunan Bakırlıoğlu, soruşturma ve dava öncesinde kamuoyuna çok sayıda iddia aktarıldığını söyledi.
İBB davası öncesinde “100 milyar liralık yolsuzluk”, “döşemenin altından milyonlarca dolar para çıktığı”, “çantalarla para taşındığı” ve “kasada para bulunduğu” yönünde çeşitli iddiaların gündeme getirildiğini belirten Bakırlıoğlu, bu açıklamaların kimler tarafından yapıldığının sorgulanması gerektiğini savundu.
Bakırlıoğlu, söz konusu iddialarla ilgili açıklamalarda bulunan gazeteci Cem Küçük’ü de gündeme getirerek, “Bu saymış olduğumuz beyanların hepsini Cem Küçük ve ona benzer insanlar söylemişlerdir” dedi.
“İSTANBUL’DA GÖRDÜĞÜMÜZ ZULMÜ ŞİMDİ MANİSA’DA YAŞIYORUZ”
“İstanbul davasını takip ettik. Oradaki yapılan zulmü gördük. Ama şu anda biz Manisa kadar bu zulmü yaşıyoruz arkadaşlar. Biz bu zulmü yaşıyoruz” diyen Bakırlıoğlu, İlksen Özalper’in tutuklanmasıyla ilgili sürecin de benzer bir mağduriyet yarattığını savundu.
Bakırlıoğlu, “Ankara Adliyesindeydik, İlksen başkanımızla beraber. Orada ‘Adalet devletin temelidir’ diye bir yazı vardı. Ben aynı yazıyı Manisa’da Cem’le Anıl tutuklandığında da görmüştüm. Aynı yazıyı Demirhan arkadaşımız Çağlayan Adliyesi’nde tutuklandığında da gördüm” dedi.
“ADALETİ KATLEDEN BİR ÇETE VAR”
Konuşmasının devamında soruşturma süreçlerine ilişkin sert ifadeler kullanan Bakırlıoğlu, “Şu anda bir çete var arkadaşlar. Adaleti katlediyor bir çete. Ve devletin temelini sarsan bir çeteyle mücadele ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Manisa’daki sürecin de bu yapılanmanın bir parçası olduğunu öne süren Bakırlıoğlu, “Özellikle Manisa ayağında Manisa’da yapılan bu haksız, hukuksuz uygulamalardan amacının ne olduğunu biliyoruz. Hedefinin ne olduğunu biliyoruz. Kirli bir oyun oynanıyor. Bu kirli oyunun farkındayız. Bu kirli oyunu kuranların da farkındayız” diye konuştu.
Bakırlıoğlu, “Şu anda bütün gönül rahatlığımla şunu söyleyebilirim size. Çünkü olayların hepsinin içindeyim ve şahidiydim. İlksen Özalper masumdur” dedi.
Özalper’in ailesinin ve partisinin başını öne eğdirecek herhangi bir iş veya işlemde bulunmadığını savunan Bakırlıoğlu, tutuklu bulunan Demirhan Gözaçan, Cem Yüzer gibi isimlerin de suçsuz olduğunu öne sürerek şöyle konuştu: “Bakın, bu insanlar bedava yatıyorlar. Anıl o Anıl şoför kardeşim. Anıl belediye şoförü. Bu adamın ne kabahati var?”
Bakırlıoğlu, “İlksen Özalper’in tek suçu var. Türkiye’nin en başarılı il başkanı olmasından başka bir suçu yok. 17 tane belediye kazanan bir il başkanı olmasından başka suçu, kabahati yok. İlksen Özalper’den rüşvetçi çıkartamazsınız. Demirhan’dan rüşvetçi çıkartamazsınız. Bu insanlardan suç örgütü çıkartamazsınız. Yazıktır, günahtır. Yeter” ifadeleriyle tamamladı.
Özalper’in sağlık durumu ve ailesine ilişkin sorumluluklarına da dikkat çeken Bakırlıoğlu, şu ifadeleri kullandı: “İlksen Özalper ateşli Akdeniz hastası. Benim ailemde de var. Atak dönemlerinde ne yaşadığını ben tahmin edebiliyorum, biliyorum. Bakmak zorunda olduğu, 7 yaşında hepimizin tanıdığı hepinizin bildiği can var. Canı var. Babası demans hastası. Buna rağmen, bunların ifade edilmesine rağmen tutuklama kararı verildi.”
“DÜNYANIN EN İYİ AVUKATI DA BİR ŞEY ANLATAMAZ”
Özalper’in tutuklanma sürecinde savunma için Türkiye’nin önde gelen avukatlarının getirilmesinin önerildiğini anlatan Bakırlıoğlu, bunun bir anlam ifade etmeyeceğini savundu. Asıl sorunun avukatların yetersizliği değil, savunmanın dinlenmemesi olduğunu öne süren Bakırlıoğlu, dikkat çeken ifadeler kullandı.
“Türkiye’nin en iyi avukatlarını getirmeye gerek yok. Neden biliyor musunuz? Bu tahtaya dünyanın en iyi avukatı benden daha fazla bir şey anlatamaz. Senden de daha fazla bir şey anlatamaz. Dinlemiyorlar. Talimat alıyorlar” diyen Bakırlıoğlu, soruşturma kapsamında alınan ifadelerin hazırlanış biçimini de eleştirdi.
Cem’e yöneltilen sorular üzerinden savcının tutumunu sorgulayan Bakırlıoğlu, “Cem’e soru soruyorlar. Soruyu soran kim? Savcı. Soruyu hazırlaması gereken kim? Gene savcı, değil mi? Savcı soruyu soruyor ve ‘Böyle soru mu sordun?’ diyor. Kendi sorusuna ‘Böyle soru mu sordun?’ diyor” ifadelerini kullandı.
“İFADELER TALİMATLA ALINDI, KARARLAR TALİMATLA VERİLDİ”
“Bunların hepsi, bu ifadelerin hepsi talimatla alınmış ifadelerdir. Kararların hepsi talimatla verilmiş ifadelerdir” diyen Bakırlıoğlu, dosyada gizlilik kararı bulunduğu için soruşturmaya ilişkin daha fazla ayrıntı paylaşamadığını söyledi.




