Günlük hayatımızda birçok kez 'Lafın gelişi' olarak bir benzetme ile konuşma yaparız. Genelde bu bir 'kesretten kinaye' benzetmedir.
Bu benzetmeler, konuşulan konuyu tam olarak temsil etmez. Bu gibi benzetmeler her tarafa çekilebilir olduklarından siyasilerin uzak duracağı 'Lafın gelişi' sözcükleridir.
Bana göre Başbakan içki ile ilgili olarak 'iki sarhoşun yaptığı kanun' ile başlayan cümlesi de böyle bir cümle. Çünkü herkes biliyor ki bir kanun yapımı parlamento ürünüdür. Bu ürün için, milletvekilleri, komisyonlar ve Genel Kurul mesaileri var. Bir kanunun kabul edilip yayınlanması için bugün asgari Parlamento da 183 kişinin bir araya gelmesi gerekiyor.
İkinci bir husus, konuşulan konu, toplum hayatımızda çok önemli bir konu. Nereye istersen çek.Ben eminim, bazıları bu sözü Başbakanın gizli bir ajandası var o da 'ülkeye şeriat getirmektir'e çektiler.İçkinin zararlarını hepimiz biliyoruz.Ben ve ailem bundan büyük zarar görenlerdenim
Babam 34 yaşında, ağabeyim ve iki küçük kardeşlerim çok erken yaşlarda vefat etti. Ben içkiye düşman gözü ile baktım, ağzıma koymadım. Dört kardeşten sadece ben hayattayım.
Bilindiği gibi insanoğlu binlerce yıl evvel içkiyi bulmuş ve tüketmiştir. Alkollü içkinin zararlı olduğunu ve içilememesi gereğini bütün semavi kitaplar bildiriyor. İçki içen diyor ki' stres atıyorum veya günlük tasalarımı unutuyorum, kafam bir hoş oluyor'.Doğru olabilir. Zaten 'ser hoş' kelimesi kafası hoş olan demek . İçen kişi sadece kendine değil ilerideki nesline de zarar veriyor.
Binlerce yıldır devam eden içtim-içme kavgasını kimse bitirememiş. Burada yapılması gereken, içki tüketimini özendirmemek. Alışkanlıkların elde edildiği yaşlardaki gençleri bu zararlı alışkanlıktan alıkoymaktır.
1985 Yılında Sovyetler Birliğine gitmiştim. GORBAÇOV içki içilmesini adeta yasaklamıştı. O ülkede adet, gelen heyet karşılandığında içki ikram edilerek hoş geldin denilirdi. Bu seremoniden daha çok karşılama heyetindeki Ruslar yararlanır, içkileri yuvarlarlardı. Heyet Başkanı utana sıkıla size içki ikram edemiyoruz.'Gorbaçov içkinin gündüz tüketilmesini
yasakladı' dedi. Ben bunun ne kadar doğru bir şey olduğunu, tarihi çok büyük bir karardan dolayı Gorbaçov'u tebrik ettiğimi söyledim. Heyet Başkanı Bakan rahatladı. Evet, Sovyetler Birliği rejimleri gereği ateist bir idare olmasına rağmen içki yasağı getirmişti. İnancından dolayı değil, nesil elden gidiyor endişesi ile bu kararı vermişti.
Bizde de içki tüketiminin özendirilmemesi gençlerin içkiden uzak tutulması çabaları olmalıdır. Muhalefet, bu gayeye nasıl ulaşılabileceği yolunda düzenleme teklifleri getirmeli ve gençlerimizi içkiden nasıl uzak tutabiliriz e çözüm üretmelidir. İktidar ve muhalefet
Anayasanın ruhuna uyumlu bir yol takip etmelidir. Yasak yerine kullanmamayı özendirecek yolları bulmalıdırlar.