EGEDESONSÖZ- İzmir’de kamuoyunun gündeminde olan kooperatif projelerine ilişkin kooperatif üyelerinin yaşadığı mağduriyetlere ilişkin dikkat çeken bir açıklama geldi.
S.S. İş İnsanları Gaziemir Konut Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Ali Alpyavuz, kamuoyunun son dönemde mahkemeler, MASAK raporları, bilirkişi raporları ve dosyalardaki iddialara odaklandığını belirterek, sürecin diğer tarafında yıllardır evlerini bekleyen kooperatif üyelerinin bulunduğuna dikkat çekti.
Kooperatif üyelerinin kamu kurumlarının varlığına, projenin arkasındaki kamu gücüne ve yapılan açıklamalara güvenerek sisteme dahil olduğunu belirten Alpyavuz, üyelerin yıllarca ödeme yaptığını ancak bugün hâlâ “Evimiz ne zaman bitecek?” ve “Daha ne kadar para ödeyeceğiz?” sorularına yanıt aradığını ifade etti.

Alpyavuz açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
Bugün herkes mahkemelere, MASAK raporlarına, bilirkişi raporlarına ve dosyalardaki iddialara odaklanmış durumda.
Ama bütün bunlar konuşulurken çok daha önemli, çok daha somut bir gerçek gözden kaçırılıyor; Ortada yıllardır evini bekleyen insanlar var.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ve İZBETON’un adını, kamu kurumlarının varlığını, projenin arkasındaki kamu gücünü ve yapılan açıklamaları görerek bu sisteme güvenen insanlar; parasını yatırdılar, yıllarca ödeme yaptılar, üzerlerine düşeni yaptılar.
Bugün ise hâlâ iki sorunun cevabını bekliyorlar:
“Evimiz ne zaman bitecek?”
“Daha ne kadar para ödeyeceğiz?”
Bugün dosyalar konuşuluyor. Ama mağdurlar da var.
Bugün mahkemeler, MASAK raporları, bilirkişi raporları ve belgeler konuşuluyor. Bunların tamamı elbette ortaya çıkmalıdır.
Ancak bir şeyi unutmayalım: Bu raporlar hazırlanırken insanların hayatı beklemiyor.
Bu nedenle bizim bugün yalnızca geçmişte ne olduğunu değil, bugün ne yapıldığını da sormaya hakkımız var.
23 Temmuz 2024’ten bu yana 785 gün geçti. 785 gündür şantiyede çözüm yok. 785 gündür insanların geleceği belirsiz. 785 gündür insanlar evlerini bekliyor.
Üstelik şantiyedeki demir ve beton zamanı beklemiyor. Her geçen gün maliyet artıyor, risk büyüyor, çözüm daha pahalı hâle geliyor.
Ve üyelerimiz bize her gün aynı soruyu soruyor: “Başkan, evimiz ne olacak?
” Ben de kamuoyunun önünde soruyorum: Bu insanların suçu nedir?
Sözleşmeleri onlar hazırlamadı. Kamu kurumları arasındaki görev dağılımını onlar yapmadı. Denetim mekanizmalarını onlar kurmadı. İnşaatın nasıl yürütüleceğine onlar karar vermedi. Onlar yalnızca kendilerine sunulan sisteme güvendiler. Taşeron değil, sadece kooperatif ortağı olmak istediler. Ve paralarını ödediler.
Biz kimseden ayrıcalık istemiyoruz. Çözüm istiyoruz.
Biz bedava ev istemiyoruz. Başkasının hakkına göz dikmiyoruz. Kimsenin zarar görmesini istemiyoruz. Bir siyasi partinin yanında ya da karşısında durmak için de burada değiliz. Vatandaşın üzerine, sahip olmadığı yetki ve sorumlulukların bedeli yüklenmesin. Çözüm masasında kooperatif üyelerinin hakları gözetilsin. Çoğu emekli olan üyelerimizin ödeme imkânları dikkate alınsın.
İzmir’e çağrımızdır
İzmir Büyükşehir Belediye Meclis üyelerine ve İzmir Milletvekillerine hangi siyasi partiden olursa olsunlar sesleniyoruz: Sizlerden tek istediğimiz, ilgili kurumlara şu soruyu sormanızdır: “Bu insanların mağduriyeti nasıl giderilecek?” Ve bir soru daha: “785 gündür neden hâlâ çözüm üretilemedi?”
Son sözümüz
Biz ev istedik. Başkalarının hatalarının enkazını kaldırmayı değil. Biz kavga istemiyoruz. Ayrıcalık istemiyoruz. Kimseyi peşinen suçlu ilan etmek istemiyoruz. Ama susmamızı da kimse beklemesin. Çünkü biz üyelerimizin hakkını savunmak zorundayız. Yetkiyi kullanan, hatayı, yanlışı yapan başka, bedelini ödeyen başka olamaz.
785 gündür bekleyen bu mağduriyet artık yalnızca geçmişin sorunu değildir. Artık sıra çözümde. Gerçeği ortaya çıkarın. Sorumluluğu adil biçimde belirleyin. Ama bütün yükü bu insanların üzerine yıkmadan, yıllardır bekleyen insanların evlerine kavuşmasını sağlayın. Çünkü 785 gün yeter.
Artık sıra adil bir çözümde. Artık sıra evini bekleyen vatandaştadır. Artık sıra kamu kurumlarındadır.”





