Dicle'nin onlarca hikayesini, Fırat'ın Mezopotamya'ya olan sevdasını okurdum.
Yolunuz nereden başlarsa başlasın mutlaka Diyarbakır'da biterdi.
Çocukluğumun, üniversite yıllarımın gizemli kenti Amed'i görmek, onu solumak ve yaşamak istedim.
Bir hafta önce bu rüyam gerçekleşti. Dev bir gazeteci-yazar, çizer ordusuyla Diyarbakır'a gittik.
Ne Fırat'ın görkemli akışı, ne de Dicle'nin asil duruşu yanılttı beni. Hayal ettiğimin ötesinde muhteşem ve bir o kadar da kadim dost olarak buldum onları..
Mezopotamya'nın bereketli topraklarında Fırat ve Dicle'nin merkezinde nice uygarlıklar gelip geçmiş.
Adım attığınız her yerde binlerce yıllık tarihle yüzleşiyorsunuz. Tarihsel derinliği olduğu kadar yüzünüze yoksulluk rüzgarı da esiyor.
Uygarlıkların başkenti yalnızlaştırılmış, yağmalanmış, ötekileştirilmiş kimliğine ağlıyor.
Oysa Diyarbakır'ın tarihi dokusu öylesine zengin ki…
Örneğin; şehrin kent merkezinde, MÖ 3000 Hitit ve Hurri-Mittani egemenliği yaşanmıştır.
M.Ö. 1260 yılına kadar egemenliklerini sürdüren Hurri-Mitaniler'den sonra sırasıyla Asurlular, Aramiler, Urartular, İskitler, Medler, Persler, Makedonyalılar, Selevkoslar, Partlar, Ermeniler, Romalılar, Sasaniler, Bizanslılar, Emeviler, Abbasiler, Şeyhoğulları, Hamdaniler, Mervaniler, Selçuklular, İnaloğulları, Nisanoğulları, Artuklular, Eyyübiler, Moğollar, Akkoyunlular, Safeviler ve Osmanlılar Diyarbakır'a egemen olmuşlar.
Çin seddinden sonra dünyanın en uzun surlarının ne zaman inşa edildiği bu yüzden tam olarak bilinmiyor.
Diyarbakır bütün tarihsel, sosyal, kültürel ve dinsel izlerin harmanlandığı bunların İslamiyet'in hoşgörüsüyle bir arada yaşandığı antik bir kent…
Eski Gavur mahallesini, iç kaleyi, surları bir grup gazeteciyle dolaştık Diyarbakır sosyal açıdan terk edilmiş bir şehir görünümünde.
Köyden kente yaşanan büyük göçün izleri karşınıza yoksulluk tablosu olarak çıkıyor.
Oysa Diyarbakır Mezopotamya'nın kültür ve tarih kentidir.
Tarihçi Şevket Beysanoğlu' nun 'Diyarbakırlı Fikir ve sanat Adamları' adlı 1997 basımı eserinde 668 fikir ve sanat adamı yer almaktadır.
Bunlardan 28'i şair,171'i yazar,193'ü bilim adamı;46'sı hattat, ressam, bestekar Şair,yazar ve bilim adamlarının 62'si Osmanlı döneminden önce,246'sı Osmanlı döneminde yaşamış ve yaşamakta olan kimselerden oluşuyor.
Kitapta 1984 eserin adından bahsediliyor.
Cumhuriyet dönemi şair ve yazarlarından; Üstad Sezai Karakoç ,Cemal Yeşil, Cahit Sıtkı Tarancı, Fuda Edip Baskı, Munis Faik Ozansoy, Cahit Uçuk, Ahmet Arif, Orhan Asena, Cenap Ozankan, Aktepeli Şeyh Abdurrahman, Esat Cemiloğlu, Cahit Uçuk, Reşit İskenderoğlu, Abdüssettar Hayati Avşar, Ziya Gökalp, Mehmet Emin Bozarslan, Adnan Binyazar, Enver Yorulmaz, Vedat Güldoğan, Şehmus Diken, Esma Ocak, Veysel Öngören, Vasıf Öngören, Mığırdıç Margosyan, M.Emin Bozaslan, Adnan Binyazar, İhsan Fikret Biçiçi, Muzaffer Budak, Remzi İnanç, İhsan Işık, Yılmaz Odabaşı, Suzan Samancı, Kaya Özsezgin, Edip Polat, Orhan Cezmi Tunçer ,Adnan Satıcı, tanınmış şair ve yazarların sadece bir bölümü.
Gezimize katılan ve adı üç sayfalık tanıtımla o kitapta yer alan bir başka yazarımız da Halit Tunç'tur. Sayın Tunç gezi boyunca basın mensuplarına rehberlik de yaptı.
Cahit Sıtkı Tarancı, Ahmet Arif, Sezai Karakoç Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının üç şairi olarak tanınmışlardır ,üçünün doğduğu ve yetiştiği kentin Diyarbakır olması o kültürel zenginlikten, o derin gelenekten kaynaklanıyor.
Örneğin Cahit Uçuk, ünü yurt dışına taşmış kadın yazarlarımızdandır. Bilhassa çocuklar için yazdığı roman, hikaye ve masallarla günümüz çocuk edebiyatının önde gelen yazarlarından biri olmuştur.70'i aşkın eseri basılmıştır.
Orhan Asena ile Vasıf Öngören,tanınmış iki oyun yazarıdır. Orhan Asena'nın 21 oyunu basılmış, bunlardan bir kısmı Fransızca, Almanca, İspanyolca ve Rusçaya çevrilmiştir.
Vasıf Öngören;'Asiye nasıl kurtulur, Almanya defteri, Oyun nasıl oynanmalı, Zengin mutfağı' adlı oyunların yazarıdır. Aynı zamanda rejisör olarak da bilinir.
Fuad Edip Baskı, şiirleri en çok bestelenmiş bir şairimizdir. Selahattin Pınar, Rakım Elkutlu, Nuri Halil Poyraz, Rüştü Şardağ, Dr.Alaeddin Yavaşça, Arif Sami Toker ve Muzaffer İlkar tarafından 21 şiiri bestelenmiştir. Baksı'nın basılmış 11 eseri vardır.
Bilgilerine ulaşamadığım, hatırlayamadığım, bilemediğim topluma mal olmuş onlarca Diyarbakırlı yazarımız daha var..
Ben kısa kısa Diyarbakır'ı geçiyorum…
Ancak birşeyi vurgulamadan geçemeyeceğim; keşke Diyarbakır'a daha önce gelseydim.
İslam tarihinin 5. harem-i şerifi olarak kabul edilen Ulu Camiide namazımı kılmanın neşesi ile oradan ayrılıyorum.
Diyarbakır'a veda ederken dilimde Ahmet Arif'ten mısralar….
Bir ben bileceğim oysa
Ne afat sevdim.
Bir de ağzı var dili yok
Diyarbekir Kalesi...
Seni, baharmışsın gibi düşünüyorum,
Seni, Diyarbekir gibi,
Nelere, nelere baskın gelmez ki
Seni düşünmenin tadı...
Ve Sezai Karakoç…
Ne afat sevdim.
Bir de ağzı var dili yok
Diyarbekir Kalesi...
Seni, baharmışsın gibi düşünüyorum,
Seni, Diyarbekir gibi,
Nelere, nelere baskın gelmez ki
Seni düşünmenin tadı...
Ve Sezai Karakoç…
Peygamber çiçeğinin aydınlığında ara
Sana doğru uzanan çaresiz ellerimi.
Sırrımı söylüyorum vefakar balıklara:
Yalnız onlar tutacak bu dünyada yerimi.
Koyverip telli pullu saçlarını rüzgara,
Bir çocuğun ardına düşen hayallerimi
Peygamber çiçeğinin aydınlığında ara
NOT: İzmir Ak Parti milletvekili Rifat Sait'e, gösterdikleri ev sahipliği sebebiyle Diyarbakır Ak Parti milletvekilleri Galip Ensarioğlu ve Oya Eronat'a, Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak'a,Belediye Başkanı Osman Baydemir'e,Ticaret Odası Başkanı Remzi Can ve ekibine,Anadolu Balkan Birliği derneği başkanları Niyazi Gültekin , Ender Öztürk ve dernek üyelerine, rehberliklerinden dolayı Mehmet Ensarioğlu,Abdullatif Ensarioğlu ve sıcak ilgilerinden dolayı Diyarbakır halkına teşekkür ederim.
Sana doğru uzanan çaresiz ellerimi.
Sırrımı söylüyorum vefakar balıklara:
Yalnız onlar tutacak bu dünyada yerimi.
Koyverip telli pullu saçlarını rüzgara,
Bir çocuğun ardına düşen hayallerimi
Peygamber çiçeğinin aydınlığında ara
NOT: İzmir Ak Parti milletvekili Rifat Sait'e, gösterdikleri ev sahipliği sebebiyle Diyarbakır Ak Parti milletvekilleri Galip Ensarioğlu ve Oya Eronat'a, Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak'a,Belediye Başkanı Osman Baydemir'e,Ticaret Odası Başkanı Remzi Can ve ekibine,Anadolu Balkan Birliği derneği başkanları Niyazi Gültekin , Ender Öztürk ve dernek üyelerine, rehberliklerinden dolayı Mehmet Ensarioğlu,Abdullatif Ensarioğlu ve sıcak ilgilerinden dolayı Diyarbakır halkına teşekkür ederim.