Dün, gezi olaylarının Eskişehir ayağındaki gelişmesinde Ali İsmailKorkmaz adlı bir gencimiz iddiaya göre 'polisin veya polislerin darbeleri ile öldürüldü' ğü için suçlanan polislerin Kayseri'de davası görüldü. Öncelikle vefat eden gencimizin Allah taksiratını affetsin diyoruz. Orta Doğu toplumu olduğumuz ne kadar da açık. Anne ve Babanın evlatları için söyledikleri normal değil mi ? Evladı ölen bir anne baygınlık geçirmeyecek mi? Bu olağan bilinen şeyleri defalarca ekranlara getirip gösterme habercilik mi?
Hangi anne baba evladının yanlış yaptığını, suçlu olduğunu kabul edebilir? Çocuk çalışmaz dersten kalır, anne ve baba ya göre, öğretmen not vermedi denilir.

Ali İsmail gencimiz, elinde sopa, taş, Molotof kokteyli atan, yüzleri maskeli insanların gösteri yaptıkları yerde bulunuyor. Karşılarında polis ve TOMA'lar var. Şimdi empati yapalım. Siz polissiniz, kanunsuz bir gösteri var. Gösteride bulunanlar size taş, sopa, Molotof kokteyli ile saldırıyorlar. Amir polise (size) emir veriyor. Bu grubu dağıtın diyor. Polis (siz) ilerlerken nereden nasıl bir darbenin geleceğini bilmeniz mümkün değil. Önünüze Ali İsmail Korkmaz düşüyor. Polis cop kullanmayacak mı? Cop kullanmaz ise karşıdakilerin saldırısını nasıl bertaraf edecek.

Atasözümüz var. Kim vurduya gitmek. Hatta 'kurunun yanında yaş da yanar' atasözümüz de var. Yargı süreci başlamışken basın yayın kuruluşlarımızın bu denli dramatik yayın yapmaları ancak ' biz tipik bir Orta Doğu Ülkesiyiz' elbette ki bu haber de mübalağa, abartma olacaktır vatandaş bunu görmek ister der.

Duygusallık nereye kadar? Hiç kimse ' ahh be Ali İsmail oğlum orada ne işin vardı' demiyor. Bu tür gösterilerde ıslanmakta var, dayak yemek de var, kim vurdu ya gitmek de var. Bakın bütün dünya ülkelerinde kanunsuz gösteriler nasıl dağıtılıyor. Arbede çıktığında her iki taraftan yaralanan ve ölenler oluyor. Radikal gurupların saldırısı karşısında hangi ülke polisi çiçekle karşılık veriyor. Tabii ki keşke bu olay olmasa idi, ama oldu, bırakın yargı normal şartlarda yürüsün haber kirliliği ortadan kalksın, kasıt varsa cezasını alsın.