Bizim çocukluğumuzda ’“grip’” vardı. Daha sonraları bir ’“Asya Gribi’” çıktı. Şimdilerde post modern gripler türedi. Kuş Gribi, Domuz Gribi... Son salgında Ankara’’daki kimi büyükler aşı oldu, kimileri olmadı. ’¶
Biz küçükler de aşı olalım mı olmayalım mı, bir türlü bilemedik.
Sonuçta herkes, her zaman olduğu gibi bildiğini okudu.
Domuz Gribi salgını geldi, geçti, yok şimdi başlıyor, aşıydı mayışdı derken...
Vakit gazetesi yazarı Abrurrahman Dilipak, eksik olmasın, yeni bir grip salgınının varlığından bizleri haberdar etti: Namazsızlık Gribi!
Bodrum’’daki ’‘Namazla Diriliş’’ konulu toplantıda bakın neler söylemiş Dilipak: ’“Türkiye’’de her gün ortalama ölen bin kişiden 700’’ü rabbime namazsız gidiyor.
Yani ülkemizde namazsızlık gribine yakalananların oranı her gün korktuğunuz o gripten (domuz gribi) çok daha fazla.
Bu nedenle bugün size bu namazsızlık hastalığından nasıl kurtulursunuz onu anlatacağız ki, rabbime namazsız gribine yakalanarak gitmeyin.
Çünkü cennetin kapısına gittiğinizde ahirette size sorulacak ilk baraj sorusu namazdır. Bu yüzden namazsızlık gribine yakalananlara bir an önce bu gripten kurtulmalarını öneriyorum.’”
Hay Allah... Şu ’“baraj puanı’” işinden anlaşılan bir türlü kurtulamayacağız.
Gelelim bu son grip salgını ile kadınların aşırı kiloları arasındaki ilişkiye...
İnanılmaz ama gerçek...
Dilipak çok sıkı bir bağ kurmuş.
Şöyle diyor:’“Peygamber efendimiz günde üç değil iki öğün yemeği önermişti.
Öğle yemeğini hem sağlığınız için yemeyin, hem aile bütçesine katkıda bulunun,
hem de bu yemekten kazandığınız zamanı toplum ve insan için yararlı etkinliklere ayırın.
Ayrıca günde üç öğün ve tıka basa yemek yiyen özellikle kadınlarımız kendilerine fiziki yönden zarar verip, aşırı kilo alıp badi badi yürümek zorunda kalırken, kocalarına da zarar veriyorlar.
Bu kadınları gören kocaları Bodrum gibi yerlerde başka kadınlara bakmaya başlıyorlar.
İşte bu yüzden namazı ve müslümanlığı öğrenmek ve öğretmek için bu zamanı kullanın.’”
Nasıl ama?Kilolar bahane, maksat şahane!
Her ne kadar sağlıklı kilo vermek için doktorlar günde 3 ana öğün 2 de ara öğün öneriyorsa da siz Dilipak’’ı dinleyin.
Öğlen yemeğini kaldırın.
O zaman aralığında bolca namaz kılın, müslümanlığı öğrenin, öğretin.
Bir taşla iki kuş vurun!
Kilo verin; badi badi değil, ’“tiki tiki’” yürüyün. (Aslında siz yine de badi badi yürüyün, yoksa bıçaklanırsınız!)
Kocalarınız kötü yoldan dönsünler, evlerinin yollarını tutsunlar!
Çok merak ettim... Dilipak acaba kilolu erkeklere, karılarını yeniden kendilerine bağlamak için ne öneriyor?
Öyle ya erkeklerimizin maşallahları vardır!
Erkek nüfusumuzun hatırı sayılır bir bölümü heybetli ve göbeklidir!
Bir o yana bir bu yana, sarkaç misali sallanarak yürürler. İki adımlık yolda nefes nefese kalıp, şapır şapır da terlerler. Üstelik deodorant da kullanmazlar!
Dilipak, hemcinslerine de acil önerilerde bulunmalı...
Behlül’’ü seyrederken iç geçiren karılarından dolayı, erkeklerimizin durumu çok vahim, çok!
Bütün gripler bir yana, en kısa zamanda Zürafa Nezlesi olmak istiyorum.
Şöööööööööööööööööyle bir hapşırayıııııııııııııııııııııııııııım .....
Sen sağ, ben selamet!