Demokrasi'yi getireceği söylenen paketi günlerdir merakla bekledik. Paket geleli 1 hafta oldu. Sadece başlığında demokrasi olan ancak içeriğinde bu kavramın olduğundan şüphe duyduğumuz paket...
Halka sunulan bu demokrasi paketinin, adı gibi demokratik ve toplumun hemen her kesimini kapsayan bir çözüm projesi olmasını dilerdim/dilerdik.
Başbakan Erdoğan tarafından sunulan bu paketin demokratik olmasının önü zaten baştan kapanmıştır. Yine Başbakanın kendisi tarafından. Konu ile ilgili açıklama yapacağı basın toplantısına taraflı yayıncılık yapmayan – ki gazetecilikte olması gereken budur – basın-yayın organlarını toplantıya almayarak yapmıştır bunu. Bu davranışıyla demokrat bir yönetici olmadığını bir kez daha kanıtlamıştır. Zira demokrat olmayan bir başbakanın önderliğinde demokratik olmayan yollarla hazırlanan bir paketin 'Demokrasi Paketi' olabilmesi mümkün değildir. Çünkü bu paket kapalı kapılar ardında hazırlanmıştır; meclis, siyasi partiler, insan hakları kurumları bu sürecin dışında bırakılarak. Demokrasi ise açık kapı demektir, şeffaflık demektir.
Birkaç ay öncesine gidelim mesela. Hala gündemde olan gezi direnişine. Gençlerin öncü olduğu, milli servetimiz olan yeşil ve ağaçları koruma adına yaptığı direniş...Bundan daha demokratik bir eylem olabilir miydi? Eğer ülkede demokrasi varsa tabii! Başbakan Erdoğan, toplumun önemli bir kesiminin gerçekleştirdiği türk tarihinin belki de en demokratik sivil direnişine yine tarihin en antidemokratik tavrını göstermiştir. Uzlaşmadan uzak tavrıyla türk polisinin türk gencine karşı şiddet kullanmasına neden olmuştur. Bunun sonucunda da altı gencimiz hayatını kaybetmiş, yüzlerce kişi yaralanmıştır.
Bu olaylardan çok değil yaklaşık 3 ay sonra hükümet tarafından bir paket hazırlanıyor. Ve adı 'Demokratikleşme Paketi' oluyor. Bu, nasıl birşeydir, anlamak çok güç! Diyelim ki Başbakan bu yaşananlardan üzgün ve ülkenin demokrasiyle yönetilmesi gerektiğini anladı. O zaman açıkladığı pakette buna dair bir madde görmemiz gerekmez miydi? Ya da bir haftadır yapılan eleştirilere çıkıp bir açıklama yapması!?
Pakette 'Toplantı ve gösteri yürüyüşleri yasasında esas olan insanların ifade özgürlüklerinin engellenmesi' konusunda hiçbir iyileştirme yok. Bir de bunun üstüne polislerin yetkilerine yönelik bir paket daha ortaya çıktı hükümetimizin çalışmaları sonucunda.
Demokrasi paketinde, nefret suçlarında cezalar arttırılıyor, kişinin ırkı, dini, mezhebi ve benzeri konularda işlenen suçlar ağırlaştırılıyor, ayrımcılıkla mücadale ve eşitlik kurulu kuruluyor, yaşam tarzına saygı TCK ile güvence altına alınıyor, dini inancın engellenmesi ceza kapsamına alınıyor.
Peki polis paketinde neler yeralıyor? Polisin yetkilerini artıran birsürü madde...En önemlisi daha önce hakim ve savcı talebiyle uygulanan önleme gözaltılarının bundan böyle 12-24 saate kadar polis yetkisiyle yapılmasına izin verilmesi. Polisin eylem yapma ve olay çıkarma olasılığı olanları, direkt gözaltına alabilmesi. Bunlar, polisin inisiyatifine bırakılacak yani! Bu gözaltıların serbestliği daha çok şiddet doğrurmayacak mı peki? Belki de yaralanma ve ölüm vakalarının daha çok artmasına neden olmayacak mı? Demokrasi paketi ile polise tanınan haklar uyuyor mu bu durumda? Birbiriyle çelişkili değil mi? Bunların cevabı verildi mi demokrat hükümetimiz ve başbakanımız nezdinde?
Siyasi partilerle ilgili düzenlemelerin iktidar partisinin leyhine değiştiği, görünürde kürt vatandaşların hakları için düzenlenen ama onları da mutlu etmeyen bu paketin en büyük amacı, idari reformları gerçekleştirmektir. Bu reformun en önemlisi de, AKP Hükümetine göre malum sorun olan kamudaki başörtüsü sorununu çözmektir. Kamudaki türban yasağı kalkınca ülkemizde demokrasi sorunu kalmayacak çünkü! Hatta geçen günlerde bir hükümet yetkilisinin yaptığı açıklamaya göre, kamudaki öğretmenlerden sonra, sıra öğrencilere de gelecekmiş. Hatta liselerden sonra ilköğretim öğrencileri de türban takabilirmiş. Neden olmasın'mış! İçinde 'Türklük' geçtiği için hazır andımızı da yasakladılar. Çocuklarımız Türkiye'de değil de, başka bir ülkede yaşıyor tabii. İşte,bundan güzel demokrasi mi olur! Hani 'kendine müslüman' deyimi vardır ya halkımız arasında, işte bu paketteki demokrasi de olsa olsa 'kendine demokrasi' olur ancak.