Bu ne büyük bir korku, anlamak mümkün değil. Adamların yanından bir onbaşı geçse, bacakları tutmuyor.
Gökyüzünde bir askeri jet uçsa, hemen darbe oldu diye ABD’’deki ağabeylerini arıyorlar.’¶
Gündemde boşluk mu var, hemen maaşlı medyada bir haber. ’“Güvenilir kaynaklardan aldığımız duyuma göre, Sn. Başbakan’’a suikast hazırlığında olan eski askerlerden oluşan bir tim, son anda engellendi’”.
Gerçekte ne asker var, ne de suikast.
Bu avantacı yandaş medya, aldığı talimatla, İstanbul Büyük Şehir Belediyesi Zabıtalarına, asker kıyafeti giydirip resimlerini çekiyor ve görevlerini yerine getiriyor.
Ertesi gün AKP Grup toplantısında Başbakan, ’“Biz bu ülke için canımızı feda etmekten çekinmeyiz’” diye nutuk atıyor.
Başbakan’’ın Yardımcısı Bülent Arınç’’ın evinin bulunduğu mahallede, iki subay, çocuklarının istediği bilgisayar oyununu almak için dolaşmaktadırlar. Aniden 30 tane Özel Timci Polis, subayların üstüne saldırırlar. Subaylar ne olduğunu anlamadan, Sn Bülent Arınç tüm televizyonlara ağlayarak konuşmaktadır. ’“ Rahmetli dedemin Menemende başına gelenlerden bu yana asker tarafından taciz edilmekteyim’” bana suikast yapılmak istendi!
Hakim Bey, arabasında evinden işyerine gitmektedir. Polis telsizinden gelen anons, ’”Efendim, takip ediliyorsunuz’”.
Hakim Bey; ne takibi oğlum, işimize gidiyoruz, bırakın saçmalamayı.
Ertesi gün, şerefli yandaş medyada,’”Kozmik oda hakimine askerden takip, suçüstü!’” Gazeteleri okuyan Hakim; Bunlar tümden kafayı yemiş yahu, bu ne biçim iştir, takip ettiği söylenenler, aşçı, marangoz ve elektrikçi imiş, ne günlere kaldık!
Yandaş ve karındaş medyada bir haber, ’“Hakim zehirlenme korkusuyla, sefertasında getirdiği yemeği yiyor.’”
Hakim; ’“nereden çıkardınız bunu kardeşim, benim oğlum da asker, ben görev yaptığım yerde askerle beraber karavanadan yiyorum, ne şerefsiz adamlarsınız!’”
Şok, şok, şok.
Kozmik Hakime ve Savcıya ’“mermili şantaj’”.
Hakim ve Savcı soruyor! ’“Ne mermisi kardeşim, hiç 8 mermiyi taşıyacak zarf olur mu?Kim uyduruyor bu yalanları, yeter kardeşim, yalanın da bu kadarını ben bile görmedim.’”
İşte gerçek bu.
Bunlar neden askerden bu kadar korkuyorlar acaba?
Bu soruyu toplum bilimcisi ve psikolog olan Profesör Dr. Haydar Yalçın’’a sorduk; Hoca bu soruya şöyle cevap verdi;
’“Bunların askerlik yaptığı dönemlere bakmak lazım. Genellikle böyle davrananların askerlik görevi süresince bir travma yaşadıklarını biliyoruz. İnşallah kalıcı olmaz bu sarsıntı’” dedi.
Şimdi, buradan bir kez daha seslenmek istiyoruz, lütfen kendinize gelin.
Bu ordu sizin kendi ordunuz. Bu mübarek bir ocaktır. Hatta bu ocağın esas ismi ’“Peygamber Ocağı’’dır’”.
Siz Atatürk ve onun Devrimlerine bağlı kaldığınız sürece, ondan size zarar gelmez.
At’’a binmek isteyip, düşseniz de, futbolcuyum deyip çocuklarınızla futbol oynarken omzunuzu incitseniz de, makam arabanızda kilitli kalıp bayılsanız da kabahati başkasında aramayın.
Hele hele Türk Askeri’’ne sakın çamur atmaya kalkmayın, onların ülke savunması gibi çok önemli bir görevleri var.