Buse AÇIKALIN/EGEDESONSÖZ- İzmir Ticaret Odası'nın (İZTO) Ekim ayı olağan meclis toplantısı Meclis Başkanı Selamı Özpoyraz yönetiminde gerçekleşti.
Toplantıya Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener ve meclis üyeleri katıldı.
Başkan Özgener yaptığı konuşmasında ekonomik gelişmeleri değerlendirirken aynı zamanda COP31 kapsamında İzmir’in tanıtımı ve cep telefonu alımına yönelik tüketici kredilerinde vade sınırlarının yeniden düzenlenmesi hakkında bilgi verdi.
COP31'DE İZMİR'İN PROJELERİ ULUSLARARASI PLATFORMDA TANITILACAK
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı COP31’in, 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya’da düzenleneceğini hatırlatan Özgener, organizasyonun Türkiye açısından önemli bir uluslararası platform olduğunu vurgularken COP31’in İzmir açısından da önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) çatısı altında iş dünyasının görüş ve önerilerini almak amacıyla farklı çalışma gruplarının oluşturulduğunu aktaran Özgener, İzmir Ticaret Odasının bu gruplarda aktif rol üstlendiğini ve konferansta Yönetim Kurulu düzeyinde üç delegeyle temsil edileceğini bildirdi.
İZTO’nun organizasyona kurumsal stantla katılacağını belirten Özgener, stantta İzmir’in çevre, sürdürülebilirlik ve tarıma dayalı sanayi alanındaki projelerinin tanıtılacağını kaydetti.
Bu kapsamda, “Senin Atığın Benim Hammaddem” projesi, 2024 yılında oda ve borsalar arasında ilk kez gerçekleştirilen “Kurumsal Karbon Ayak İzi” projesi ve jeotermal kaynaklarla üretim yapılması planlanan Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi başta olmak üzere kentte devam eden tarıma dayalı organize sanayi bölgesi projeleri hakkında ziyaretçilere bilgi verilecek.

İzmir’in gelişimine katkı sağlayacak projeleri uluslararası platformlarda anlatmanın önemli bir sorumluluk olduğunu ifade eden Özgener, COP31’in hem İzmir hem de Türkiye için verimli geçmesini temenni etti. "Özgener, COP31’i kentimiz açısından da önemli bir fırsat olarak görüyoruz. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği COP31 İş Dünyası Elçisi görevi kapsamında; Birlik çatısı altında farklı çalışma grupları kurulduğunu ve iş dünyamızın görüş ile önerilerinin alınmasını amaçlayan bu gruplarda, İzmir Ticaret Odası olarak aktif rol aldığımızı sizlerle paylaşmak istiyorum. Konferansta İzmir Ticaret Odası yönetim kurulu düzeyinde üç delege ile temsil edilecek. Organizasyona ayrıca kurumsal stant ile iştirak edeceğiz. Ziyaretçilerimize, “Senin Atığın Benim Hammaddem” projemizi, 2024 yılında Oda ve Borsalar arasında ilk kez gerçekleştirdiğimiz “Kurumsal Karbon Ayak İzi” projemizi, jeotermal kaynak kullanılarak üretimin gerçekleşeceği Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgemiz başta olmak üzere kentimizde devam eden tarıma dayalı organize sanayi bölgeleri projeleri ile ilgili bilgilendirmede bulunacağız" şeklinde konuştu.
CEP TELEFONU KREDİLERİNDE VADE DÜZENLEMESİ!
Telekomünikasyon sektörünü ilgilendiren bir diğer gelişmenin de tüketici kredilerinde cep telefonu alımına yönelik vade sınırlarının yeniden belirlenmesi olduğunu kaydeden Özgener, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) 1 Ekim 2026 itibarıyla geçerli olacak düzenlemesine ilişkin bilgi verdi.
Düzenlemeye göre, fiyatı 40 bin TL ve altında olan cep telefonlarının alımında tüketici kredisi vade sınırı 12 ay, 40 bin TL’nin üzerindeki cep telefonlarında ise 3 ay olarak belirlendi.
Özgener, İzmir Ticaret Odası 29. Telekomünikasyon Grubu Meslek Komitesinin talebi doğrultusunda, 20 Temmuz 2026 tarihinde TOBB nezdinde ve BDDK’ya iletilmek üzere “Cep Telefonu Alımı Amacıyla Kullandırılan Tüketici Kredilerinde Vade Sınırının Belirlenmesinde Dikkate Alınan Tutarın Güncellenmesi” başlıklı girişimde bulunduklarını belirtti.
Söz konusu talebin kısa sürede olumlu sonuçlanmasından memnuniyet duyduklarını ifade eden Özgener, "Konuyla ilgili, 29. Telekomünikasyon Grubu Meslek Komitemizin talebi doğrultusunda, 20 Temmuz 2026’da TOBB nezdinde ve BDDK’ya iletilmek üzere “Cep Telefonu Alımı Amacıyla Kullandırılan Tüketici Kredilerinde Vade Sınırının Belirlenmesinde Dikkate Alınan Tutarın Güncellenmesi” konulu girişimde bulunmuştuk. Bu vesileyle, talebimizin kısa zamanda olumlu sonuçlanmasını memnuniyetle karşılıyor, kararın üyelerimiz için hayırlı olmasını diliyoruz" dedi.

İZTO’DA GENEL SEKRETERLİK GÖREVİNDE DEĞİŞİM!
İZTO Genel Sekreteri Prof. Dr. Mustafa Tanyeri’nin emekliye ayrılacağını açıklayan Mahmut Özgener, Tanyeri’nin 2018 yılında göreve başlamasının ardından kısa süre içinde birlikte çalışmaya başladıklarını belirtti. Tanyeri’nin yalnızca İzmir Ticaret Odası için değil, İzmir için de önemli bir değer olduğunu vurgulayan Özgener, son sekiz yılda elde edilen başarılarda Tanyeri’nin engin tecrübesi ve bilgi birikiminin büyük katkısı bulunduğunu ifade etti.
Özgener, Tanyeri’ye Odaya sağladığı katkılar ve gösterdiği üstün gayretler dolayısıyla şahsı ve Yönetim Kurulu adına teşekkürlerini iletti.
Genel Sekreterlik görevini önümüzdeki dönemde Dr. Mehmet Yavuz’un üstleneceğini belirten Özgener, Yavuz’u İzmir Kalkınma Ajansı’ndan tanıdığını ve çalışmalarını takdir ettiğini kaydetti.
"REEL SEKTÖRÜN FİNANSMANA ERİŞİMİ KOLAYLAŞTIRILMALI"
Özgener, enflasyon verileri ve Merkez Bankasının faiz indirimi kararını değerlendirerek işletmelerin finansmana erişiminin kolaylaştırılması gerektiğini vurguladı. Özgener, İstihdamı Koruma Destek Programı’nın önemine dikkat çekerken, Döviz Dönüşüm Desteği’nin daha kapsayıcı hale getirilmesi, destek oranlarının artırılması ve yıllık destek üst sınırının yeniden düzenlenmesi çağrısında bulundu.
İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, eylül ayı enflasyon verileri, para politikası kararları ve reel sektörün finansman koşullarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yıllık tüketici enflasyonunun eylül ayında yüzde 29,73’e gerileyerek yaklaşık beş yıl sonra ilk kez yüzde 30’un altına inmesini olumlu değerlendiren Özgener, fiyat artışlarının bazı sektörlerde yüksek seyrini koruduğuna dikkat çekti.
Merkez Bankasının politika faizini yüzde 37’den yüzde 36’ya indirmesini enflasyonun ana eğilimindeki iyileşme, ekonomik aktivitedeki yavaşlama ve iç talepteki zayıflama çerçevesinde değerlendiren Özgener, reel sektörde yüksek finansman maliyetleri ve likidite sıkışıklığının devam ettiğini belirtti. Para politikasındaki gevşemenin üretim ve yatırım koşullarına ne ölçüde yansıyacağının önem taşıdığını vurguladı.
Özgener, işletmelerin finansman ihtiyacına yönelik desteklerin önemine işaret ederek, imalat sanayisinde üretim kapasitesinin ve istihdamın korunmasını amaçlayan İstihdamı Koruma Destek Programı hakkında bilgi verdi. Program kapsamında şartları sağlayan işletmelere altı aya kadar anapara ödemesiz, 36 aya kadar vadeli kredi imkânı sunulduğunu ve 12 puan faiz veya kâr payı desteği sağlandığını hatırlattı.
Döviz Dönüşüm Desteği’nin de ihracatçılar açısından önemli bir finansman aracı olduğunu belirten Özgener, uygulamanın kapsamını genişletmeye yönelik düzenlemelere rağmen desteğin beklenen etkinliğe henüz ulaşamadığını ifade etti.
Özgener, destek oranının artırılması ve sektörlerin üretim yapıları ile yarattıkları katma değer dikkate alınarak farklılaştırılması gerektiğini vurguladı. Özellikle yerli üretime ağırlık veren ve emek yoğun sektörlerde faaliyet gösteren işletmelerin daha yüksek oranlarda desteklenmesinin ihracatın rekabet gücüne ve ülke ekonomisinde yaratılan katma değere katkı sağlayacağını kaydetti.
Desteğe erişimde KOBİ'lerin karşılaştığı bürokratik engellerin azaltılması gerektiğini de belirten Özgener, hesaplamalarda yerli girdilerle fason üretim yoluyla oluşturulan katma değerin daha fazla dikkate alınmasını önerdi. Ayrıca yıllık 100 milyon TL'lik destek üst sınırının kaldırılması veya ihracat ve döviz kazandırıcı faaliyet hacmine göre yükseltilmesi gerektiğini ifade etti.
Özgener, daha fazla ihracatçının destekten yararlanabilmesi için Merkez Bankasının reel sektörden gelen önerileri dikkate almasının önem taşıdığını belirterek, finansmana erişimi kolaylaştıran ve üretim kapasitesini koruyan politikaların işletmelerin sürdürülebilirliği açısından kritik olduğunu vurguladı.





