İzmir sporda şiddet konusunda çok şanslı illerden biri. Birkaç kendini bilmezin dışında genelde olgun bir seyircisi var.’¶ Bu yıl seyirci olaylarındaki dikkat çekici azalma, İzmir seyircisinin bağıran, çağıran, küfreden, yakıp yıkan bir taraftar profilinden futbolu spor olarak algılayan, ondan keyif alan, kaybedildiğinde de teselli verilmesi gerektiğinin bilincine varan bir sporsever konumuna evrildiğinin göstergesi.
İzmir, Emniyet Müdürü Ercüment Yılmaz gibi futbolun içinden gelmiş, deyim yerindeyse ’“futbolda külyutmaz’” bir müdüre sahip olmanın şansını da yaşıyor.
Geçmiş dönemde Hüseyin Çapkın’’ın kentte ve dolayısıyla spor alanlarında sağladığı huzur ortamına Yılmaz’’ın da büyük katkı koyduğu ve daha da koyacağı kuşkusuz.
Bir polis olan Emniyet Müdürü Yılmaz sporda şiddet yasası, İzmir kulüplerinin durumu ve yapılması gerekenler konusunda bir futbol otoritesi, usta bir yorumcu ve bugün bir çok kişinin hala Fransız kaldığı UEFA kriterleri konusunda adeta bir uzman kadar bilgiye sahip. Sporun içinden gelen ve 17 yıl amatör futbol oynayan Yılmaz’’ın A lisansı kapsayan teknik adam diploması bile var.
Yılmaz, konunun hakimi pozisyonunda olduğunu belirtirken olayın fotoğrafını çekmeyi de iyi biliyor. En önemli saptamalarından birinde ’“Toplumda şiddet her alanda var’… Tabiî ki sporda da olacak. Ancak statlarda yanlış davranışları engellemeyi sadece polise bırakmak, tek sorumlu polistir demek çözümsüzlük anlamına gelir.’” diyor.
Gerçekten bugüne kadar hep işin kolayına kaçıldı. Herkes her şeyi yaptı, ama suçlu polis oldu. Hatırlayalım önemli bir uluslar arası finalde aralarında keskin nişancılar da dahil olmak üzere bir maç için 3 bin polis görevlendirdiğimizde Avrupa’’da kıyamet kopmuştu.
Yılmaz’’ın saptamaları gerçekten ibret alınması gereken konular’… Yönetici ve teknik adam ortamı geren demeç vermeyecek. Futbolcu tribünü galeyana getirecek davranışta bulunmayacak. Medya iki kulübü karşı karşıya getirecek yayınlara dikkat edecek. Statlar daha proje aşamasındayken güvenliğin sağlanmasıyla ilgili emniyetin vereceği görüşlere göre inşa edilecek. Stadın girişi, çıkışı içindeki konforu iyi olacak. Bayanlar stada çekilecek. Herkes işini iyi yapacak ki, olumlu sonuç alınacak.
Emniyet Müdürü Ercüment Yılmaz, cezanın caydırıcı gücünü hafifletmemek için ödün verilmeyeceğini de açık yüreklilikle dile getiriyor. İzmir’’de geçen sezon 120 taraftar ceza almış. Bu rakam, bu sezon daha ilk yarı bitmeden 69’’a ulaşmış. Bu artışın tehlikeli tırmanışının yanı sıra yapanın yanına kar kalmayacağının ortaya çıkması bir anlamda sevindirici.
İZVAK Başkanı Levent Ürkmez’’e küfür edenlerden 14 kişinin saptanıp cezai işlem uygulanması, emniyetin kamera tespitlerinin sürmesi, takım forması giymiş, taraftar kılığında gizli polislerin statta olay çıkaran, kulübüne zarar verenleri tek tek tespit edip, gerekli işlemlerin yapılması artık statların şiddet yanlıları için dikensiz gül bahçesi olmayacağının en güzel kanıtı.
Yılmaz, eskiden beri yapılanları sıfırlayan ve emniyetin tespit ettiği fanatiklerin, yöneticileri devreye sokarak serbest kalmasını sağlayan sisteme de çomak sokuyor. Başkanlara açık çağrıda bulunan Yılmaz, ’“Çevrem geniş’… Bir oyuncunun transferinde her zaman aracı olurum. Ancak, hiçbir başkan bana ceza işlemi uygulanan taraftarını kurtarmak için gelmesin. Küfür eden yönetici görürsem ona da cezayı keserim. Ankara’’da yaptım’… Bu konuda kararlıyım’… ’“ sözleriyle bu konuda kararlılığını da ortaya koyuyor.
Kulüplerin taraftar eğitim merkezlerini kurması, kulüp başkanı taraftarının cebine bedava bilet koymaktan vazgeçmesi, yani o akrebi besliyorsa, o akrep bir gün gelir onu sokacağı gerçeğinden hareketle bu işlerden vazgeçmek gerektiği gerçekten çarpıcı bir uyarı.
İzmir’’de statlarda polis ile özel güvenlik elemanları ortak çalışma içinde. İzmir İngiltere’’deki gibi bir sisteme doğru gidiyoruz. Yılmaz, zamanla polis statlardan çekileceğini vurgularken, ’“Avrupa bunu yapıyorsa, biz de yaparız.’” diyor. Gerçekten hedefleriyle, bütçeleriyle Avrupa’’nın dev kulüplerine öykünen kulüplerimizin öncelikle kafalardaki değişimi sağlaması gerekiyor.
İzmir’’in böylesine donanımlı ve deneyimli bir müder sahip olması futbol alanlarındaki en büyük şanslarından biri olacağı kuşkusuz. Kulüplerimiz eğer bu konuya gereken önemi verir ve radikal bir duruş sergilerse, taraftar olumsuzluk ve ceza dezavantıjı değil, en büyük güç olacak. Şiddetten yılarakr statlardan çekilenlerin giderek geri dönmeye başlamasıyla seyirci sayısı da artacak.