Ben, geçtiğimiz günlerde yazdığım son yazımda, bazı eczacılar tarafından anlaşıldım.
Bazı eczacılar tarafından haliyle eleştirildim.
Ve bazıları, belki de birçoğu okumadı bile...
Şimdiyse bunların hiçbir öneminin olmadığını düşünerek sizinle yeni fikrimi paylaşmak istiyorum.
Dönek eczacı olan ben, yine döndüm. Aslında; bana göre öncem de sonram da aynı ya, fark yapmaz. Dönmüş olayım.
Sinir olanlar, kızanlar, yanlış yapıyor diyenlerle,
Doğru söylüyor diyenler ve daha da önemlisi
Yeni okuyacak olanlara bir önerim olacak.
İzmir Eczacı Odası olarak, bu zor 16 Ocak sürecinde el ele verelim. Türkiye' nin bütün odalarına örnek olabileceğimiz hazırlığımızı şimdiden başlatalım. Bunun için en önemli nokta;
İzmir Eczacı Odası yönetiminin SAHAYA İNİP, İzmir' deki bütün eczacıları, önümüzdeki en fazla 10 günlük süreçte birebir eczacılarla görüşüp, en uygun dilekçeyi toplamaları olacaktır.
Niye eczane eczane dolaşarak?
İzmir ilinin büyüklüğünü, eczacı sayısının fazlalığını, gücünü, bu gücün bütünleştiğindeki olumlu yanlarını, ayrıca buna katılmayacak eczacıların varlığını kabul edersek (ki sanmam),
ikna gücü en yüksek, ileride başımıza gelecekleri en iyi anlatabilecek ve ciddi bir sorunun varlığını izah edebilecek, yetkili kişiler olarak anlatmalarını kendimce doğru buluyorum.
Zaten değerli arkadaşlarımın bu göreve talip olurken, onların desteği ile bir bütün olabileceğimiz, en önemli mesleki konularda özveriden kaçılmayacağını düşündüklerini
umuyorum.Hatta bunu geçtiğimiz yıllardaki gözlemlerimden biliyorum.
Uzun süredir bizlere verdikleri hizmetten dolayı teşekkürü borç biliyorum.
Ayrıca gönüllü olabilecek birçok eczacı ile birlikte, bölgeleri paylaşarak, bu işi İzmir' de sorun olmaktan çıkarmaktır. Tek bir eczacı bile atlanmadan, gerekirse telefon randevuları ile ulaşarak, "Yoktum eczanede"ye fırsat vermeden hep beraber çok kısa sürede yapılabilir.
Ne işe yarar?
Bence, 16 Ocak tarihinde Türk Eczacıları Birliği ile anlaşma sağlanamazsa, 17 Ocak tarihinde İzmir'deki tüm eczaneler (yaklaşık 3 milyon nüfüsa ) e-sözleşme yapmayarak, sadece fatura karşılığı ilaç vererek ...
Bunun için dilekçeler uygun bir şekilde eczacıların imzalarının bulunduğu, ECZACININ KENDİ EL YAZISI ile olsun.
17 Ocak sabahı İzmir SGK kapısına hep birlikte götürelim.
Niye şimdiden bu işleme başlansın?
Çünkü, oda sitesinde yayınlansın. Basında konuşulsun.
Diğer illere örnek teşkil etsin.
Bu süreçte TEB'in, yapacağı veya yapmayacağı bir yanlışı olursa diye,
SGK ile anlaşma yapmadan önce lehimize çevirelim diye,
Ayrıca SGK da, serbest eczacıların ne kadar dertli olduğunu,
artık herşeyi göze aldığını görsün diye...
Lokal olarak, hazırlıklarımızı şimdiden başlatalımı öneriyorum.
Sevgili Meslektaşlarım;
Ben bu sürecin göz açıp kapayana kadar geçeceğini düşünüyorum.
Her zaman yumurta kapıya dayanınca, yada yumurta kapıdan çıktıktan
sonra kalkınmaya çalışıyoruz ya, olmasın bu sefer!!! O zaman geç kalıyoruz.
Yada "kim takar Yalova Kaymakamını" oluyor karşı tarafta düşünsel olarak.
Ben İzmir Eczacı Odası'ndan,
BAŞKANIM başta olmak üzere TÜM YÖNETİMİ, İZMİR ilinde ve ilçelerinde, ilk 10 günlük süreçte, bizlerin de desteğiyle İZMİR ili ve İLÇELERİYLE bütün olarak hepbirlikte Eczacı bilgilendirmelerine ve dilekçelerini almaya, Türkiye'nin tüm Eczacı Odalarına örnek olmaya davet ediyorum.
Elbette ki, 16 Ocak sürecinin sonuçlarına göre, TEB ile birlikte SGK' nın iyi veya kötü niyetine bağlı olarak şekillenmesini dileyerek...
Sevgilerimle...