Her seçim süreci gibi bu seçim de renkli görüntülere, ilginç olaylara sahne oluyor. 'Tarafsız ve tüm partilere eşit mesafede olan' bir Cumhurbaşkanının mitingler düzenleyerek adını vermediği partiye oy istemesi, 400 milletvekili hedefi koyması gibi ilklere de tabii...
Meydanların en tanıdık siması hiç kuşku yok ki vaatler… Bir kısmı olası bir kısmı hayal ürünü olan vaatler… Meydanın çatısı, hayallerin sınırı yok… Seçim meydanlarının bir başka aşina olduğu ise; istifa daveti… 'Seçimi kazanamayan istifa etsin' Şu istifa işi de ne hikmetse seçimden seçime anımsanır!
Türkiye; El Salvador ve Cezayir'in ardından dünya sıralamasında ilk 3'e girmiş, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre 5 yılda işçi ölümlerinin sayısı 6580' e ulaşmış. Ne gam? 'O işin fıtratında var'.
Başbakan Davutoğlu'nun İngiltere seçimlerini örnek göstererek muhalefeti istifaya davet etmesi, ister istemez 'bari bu mekanizmayı geçmişte hiç olmazsa bir kez çalıştırmış olsaydınız da işlerliğini yitirmesini engelleseydiniz' dedirtiyor insana…
Mademki İngiltere'yi örnek alacağız şu soruyu da sormadan geçmeyelim… 'İngiltere'de 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturması gibi bir olay yaşanmış olsaydı şayet; hükümet adı geçen bakanlardan birini görevden alarak, üçünün istifasını isteyerek durumu idare edebilir miydi yoksa istifa mı ederdi?'
Selahattin Demirtaş bu soruya 'Türkiye'de yaşanan rezaletin milyonda biri bir demokratik ülkede yaşansa 10 defa başbakan istifa eder'diye yanıt veriyor. Ve tartışmayı bir adım daha ileri götürerek 'Kaybedersek hiç tereddüdünüz olmasın, biz koltuk sevdalısı değiliz. Asıl İngiltere'ye bakacağınıza Japonya'ya bakın. Oradaki bakanlar kendi işçileri iş cinayetinde yaşamını yitirdi diye istifa etmekle kalmadılar, intihar ettiler, harakiri yaptılar' diyor.
Bir de seçimi kimin kazanacağı işi var ki o konu tam anlamıyla muamma… Başbakan Davutoğlu 'Seçimi kazanamazsam istifa ederim' diyerek tekil cümle kuruyor. Seçimi kazanacak veya kaybedecek olan Davutoğlu ise, Cumhurbaşkanı Erdoğan neden meydan meydan dolaşıyor?
Sahi muhalefetin rakibi Cumhurbaşkanı Erdoğan mı, Başbakan Davutoğlu mu, yoksa ikisi birden mi?
Cumhurbaşkanı Erdoğan güncel siyasi tartışmalara katılmasının 'tarafsızlığının gereği olduğunu' söylüyor. Demek ki tartışmaların dışında kalmamak için il il, ülke ülke, meydan meydan gezmesi gerekiyormuş…
'Erdoğan'ın cumhurbaşkanı sıfatıyla bizzat seçim kampanyasına dahil olarak anayasayı ihlal ettiğini' söyleyenlere itibar etmeyin siz…