Ben gün boyu haber sitelerinde görmüş hatta videosunu bizim siteye bile taşımış ancak izlememiştim… Yüreğimin kaldıramayacağını biliyordum çünkü… Ama işte akşam haberlerinde her kanalda dakikalarca verildi, mecburen izledim…
Kanım dondu…
Kimse bu saatten sonra bana polisi neden sevmediğimi sormasın… Ben zaten asla sevmemişimdir polisleri, bu olay da tuz biber oldu üstüne…
Haberin özeti şuydu:
20 haziran 2012 saat 02.30' da fatih'te, ailesiyle birlikte aracıyla seyreden sürücü ile polisler arasında yol verme tartışması yaşandı. Olay yerine gelen onlarca polis, eşinin ve çocuklarının gözleri önünde şahsı öldüresiye dövdü. Eşinin yalvarmasına aldırış etmeyen polisler, yerde yatan şahsa tekme ve kemerlerle vurdu.
* * * *
Dün bu video haber sitelerine düştüğü andan itibaren herkes bunu konuştu, tartıştı… Vahşet olduğu konusunda hemfikir olunsa da, olayı başka yere çekmeye çalışanlar da yok değildi… ''Acaba gerçekten yol tartışması mı?'', ''Acaba küfür mü etti?'', Adamın suçlu olabileceğini dillendirenler oldu… Bık bık bık…
Ne fark eder…
Tut ki en ağır küfrü salladı… Ana avrat dümdüz gitti…
İyi de, adamın küfür ettiği varsayımıyla bile yola çıksak, acaba bu kadar polisin bir araya gelip onu öldüresiye dövmesi mi gerekirdi?
Ya da, hadi dövdünüz, adamı ancak ve ancak bu şekilde etkisiz hale getirebildiniz… Ama hala yerde tepkisiz ve baygın halde yatarken bile öldüresiye dayağa devam etmenizin nedeni ne, neyin hırsı bu? Yediği dayaktan bayılan adama vurmak hangi vicdana sığar?
Dünyanın en kötü insanı da olsa bir insana 5 – 10 kişi böyle saldırılmaz.
Nasıl bir ülkede yaşıyoruz biz?
Allah aşkına, bir söyleyin, halkın huzur, emniyet ve refahı için çalışan bir teşkilatın, karşısındakine göre şekil alma lüksü var mı?
Polissin sen arkadaş, polis… Adam suç işlediyse, tutuklar götürürsün… Karşılık veriyorsa copun var, biber gazın var kullan, sana gerektiği yerde kullanma diyen yok…
Ama kafana göre ceza kesemezsin… Türk ceza kanunu diye bir şey var, götürürsün karakola, tutarsın tutanağı, sevk edersin mahkemeye… Sen, zaten bunun için varsın… Bana saldırdı küfretti bilmem ne gibi gerekçelerle cezayı kendin kesemezsin…
Ama kafana göre ceza kesemezsin… Türk ceza kanunu diye bir şey var, götürürsün karakola, tutarsın tutanağı, sevk edersin mahkemeye… Sen, zaten bunun için varsın… Bana saldırdı küfretti bilmem ne gibi gerekçelerle cezayı kendin kesemezsin…
Haa ceza mı keseceksin, o zaman o üniformayı belindeki silahı copu çıkarıp, şartları eşitleyip o zaman kesersin… Devletin sana verdiği olanaklarla keyfi davranamazsın, çünkü sen polissin arkadaş, polis…
* * * *
Spiker görüntülerin ardından iyi haberi (!) verdi: 5 polis açığa alınmış…
Peki, insanlıktan da açığa alınabilecekler mi?
Peki cep telefonuna çeken o vatandaş olmasaydı ne olacaktı?
Ya da sosyal paylaşım sitelerinde böylesi bir infial yaratmasaydı?
Bu gördüğümüz görebildiğimiz şiddet, peki ya görmediklerimiz?
Buraya yazıyorum, ceza almazlar…
Daha bir yıl önce İzmir'de karakolda tekme tokat kadın döven polislerin terfi gibi İstanbul'a tayinleri çıktıysa, bu zat-ı muhteremlere de bir şey olmaz…
* * * *
''Sayıca fazlalardı ve silahları vardı''… Hatırlarsanız daha sadece bir gün önce bu sözü Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç en son Dağlıca terör eylemini açıklamak için kullanmıştı…
Terörün tanımı buysa eğer, peki bu polislerin yaptığı ne? Tanıma birebir uyuyor işte… Bir terör varsa, işte o polis şiddetidir…
Gayri resmi değil, gayet resmi kabadayılık, terör…
Yetkini yapıştır rozetine, çık sokağa terör estir…
Bu adam kimden yardım isteyecek, izledim videoda eşi çaresizce telefonla bir yerleri arıyordu, acaba 155'i mi aramıştı ki?
* * * *
Güzel yurdumda bir gerçek var ki, hiçbir iş bulamadıysan, hiçbir yere yerleşemediysen polis ol bari gerçeği… 188 barajını geçtin mi tamamdır, gerekli psikolojik şartlar yerine fiziksel özellikler tamamsa, Polis Akademisi'ndesin…
Hal böyle olunca da ortalık bebek, öğrenci hamile yaşlı fark etmeksizin önüne gelene elinde biber gazı ve copla saldıran üniformalılardan geçilmiyor…
Elbette ki içlerinde mesleğini adam gibi yapanları tenzih ederim de, neredeyse geneli insan haklarından, kurallardan falan bir haber işte görüyoruz izliyoruz…
Haaa, bir de haberde dayak yiyen gencin, askerden izne geldiği söylendi… Sistem değişti mi bilmiyorum ama bildiğim böyle bir durumda, bu kişiye gerekli müdahaleyi inzibat yapmalıydı… Hala askerliğini yapan bir kişiyse eğer, inzibata teslim edilmesi gerekirdi… Ama dediğim gibi kural mı değişti yoksa polisimiz bu kuraldan da mı bihaber bilemiyorum…
* * * *
Ve, bu haberin hemen ardından haber kanallarında verilen İkinci haber şuydu:
32 günlük Talha Bebek, polis tarafından yüzüne sıkılan biber gazından etkilenerek hastaneye kaldırıldı… Annesi Talha bebeğe hastanede oksijen verildiğini anlattı…
Bu haberin ardından gelen haberse, dünkü haber bültenlerine son noktayı koydu:
Polislerin, AB standartlarına uygun katlanabilir yeni 'portatif cop'u bugün geniş bir tanıtımla görücüye çıktı. İlk etapta 6 bin sipariş verilen portatif coplar, alüminyum ve çelikten… Bu copların kullanacakları pilot iller ise İstanbul, Ankara ve İzmir…
Bu haberleri izledikten ve de son model coplarla da tanıştıktan sonra ben derim ki, her vatandaşın dikkat etmesi gereken en önemli nokta, polisten uzak durmak olmalı…
Polis kurşununun, copunun ya da biber gazının menziline girmeyeceksin… Çünkü seni polisten koruyan bir yasa maalesef ki yok…
Ne hale geldik diyemiyorum, nereye gidiyoruz diyorum…
Dipnot 1: Görüntüleri cep telefonuyla kaydeden sevgili yurdum insanı… Öncelikle, görüntüleri basına verdiğin için seni tebrik ediyorum ama aynı zamanda da maşallahın var diyorum… Nasıl bir soğukkanlılık öyle… Talihsiz adamı darmadağın ettiler, gayet soğukkanlı yorumlar yaptın… Senin yorumların benim kanımı daha da dondurdu…
Dipnot 2: Hani şu pek ünlü cicişlerimiz var ya, geçenlerde onları da izledim trafik polisine olmadık hakaretleri yağdırdılar, trafiği birbirine kattılar… Eh be yurdum polisi, sözde ünlü olan hatunlara saygıda kusur etmeyip, sıradan vatandaşa hem de askerliğini yapan bir Mehmetçiğe bunu nasıl yaptın, bu ülkede senin tarafından saygı görmek için illa ünlü ya da paramızın mı olması gerekir?