----- Sayın Adalet Bakanı, Bakanlığınıza bağlı olan ceza evlerinde ölüm orucuna girenler var ve maalesef ciddi kilo kaybına uğradılar. Konu ile ilgili raporların tarafınıza iletildiği bilgisini aldık. Konu ile ilgili görüş ve girişimleriniz nedir, bir açıklama bekliyoruz.
----- Şimdi bu konuda gerekli açıklamaları yapacağız elbette ama 'ölüm orucunu bozan haller ile ilgili gerekli fetvayı vermesi için, Hükümetimizin manevi Noteri olan Diyanet İşleri Başkanlığından haber bekliyoruz, Haber gelir gelmez bizde sizinle paylaşacağız.
----- Efendim peki ya ölenler olursa?
----- O konuda hiç endişeye mahal yok, ölenler olursa mezar ve cenaze yıkama masrafları alınmayacak ve davası bitmemiş olan merhumların dava dosyaları ivedilikle görülecek. Sonuca bağlanıp cezaları Öbür dünyaya bırakılacak.
----- Peki bu konuda sayın başbakanın düşünceleri nelerdir, bir bilginiz var mı?
----- Sayın başbakanımızda oruç tutmanın önemli bir ibadet olduğunu ve oruç tutmanın vücuda iyi geldiğini düşünüyor.
----- Peki sayın İçişleri bakanı?
----- İçişleri bakanımız bu konuda çözüm odaklı düşünüyor. Yemeklerine zehir koyup işkence çektirmeden öldürelim diyor ama adamlar ölüm orucunda oldukları için yemek yemiyorlar. Bi yeselerdi iyidi ama yemiyorlar neyapalım.
----- Ya Meclis başkanı bir şey demiyor mu?
----- Sayın Meclis başkanı bu konuda çok duyarlı. Kendisi yeni anayasa da Ramazan ayı dışında oruç tutmayı yasaklamayı, yada İftar saatinde Ezan okumayı yasaklayıp, oruçlarını mekruh etmeyi planlıyor.
Neredeyse yaşamak üzere olduğumuz bir tabloyu, yaşanmasına ramak kalmış halini anlatmaya çalıştım. Fikir ve İdeolojisi ne olursa olsun, yaşam hakkının kutsal olması gereken bir ülkede, insan hayatları bu kadar kolay sonlanmamalı. Şu halkın gözlerinin içine baka baka, birbirlerine şantaj yapan, tehdit eden liderlere bakınız. BDP G.Başkanı Demirtaş 'Tavrımız daha radikal olacak' diye tehdit ederken, Başbakan Erdoğan da çıkıp 'Bu ülkede İdamın geri gelmesini isteyen büyük bir çoğunluk var' diye açıklama yapıyor. Üstüne birde bıyık altından gülerek, Öcalan'ın idam edilebileceği üzerinden şantaj yapıyor.
Gurup toplantısında konuşan başbakan, 'Ölen terörist için üzülmeyiz' diyor ama aynı konuşmada, sadece 3 cümle sonra, 'Analar ağlamasın diye mücadele ediyoruz' diyor. Ama kimselerde çıkıp bu ne iş diye sormuyor.
Sayın başbakanın gözünü başkanlık bürümüş durumda. Varsa yoksa 'Bay Başkan'. Ama unutmamalı ki halk, ölümlerden de, sefaletten de milli değerlerinin yasaklanmasından da, din ticaretinden de bıktı. Her insan bilinçsizce içinde bir nefret büyütüyor.
Yetti artık KAN siyaseti, Kendi çocuklarını bakkala ekmek almaya göndermeye kıyamayanların, sıradan halkın çocuklarını savaşlarda harcamaya kalkışması affedilir gibi değil.
Eğer bunca yapılanlara karşı tek gücünüzü aldığınız %50 oya dayandırıyorsanız, bir hatırlatmada bulunacağım.
İTALYA :MUSSOLİNİ %70 oy aldı
ALMANYA :HİTLER %65 oy aldı
IRAK : SADDAM % 85 oy aldı
LİBYA : KADDAFİ %80 oy aldı
Vesselam…