Geçtiğimiz günlerde çok sevdiğim bir esnaf arkadaşın yanına uğradım. Canının sıkkın olduğunu görünce doğal olarak sebebini sordum. Beyaz eşya ticareti yapan bu arkadaşım uzunca bir süredir işini dürüst ve namuslu bir şekilde yapan bir esnaftır. Sebebini duyduğumda bir hayli şaşırarak onu telkine çalıştım. Bana, aynı meslekten kişilerin ve hatta şahsi ilişkilerinin iyi olduğu kimi meslektaşlarının kendisine ait müşterilerine işi ve kendisiyle alakalı haksız ve gerçek dışı söylemlerde bulunduklarından ve bu söylemlerin yine kendi müşterileri ve diğer tanıdıkları tarafından kulağına geldiğinden bahsetti. Bu müşterilerinin hala kendisinden alış veriş yaptığına şükredip sevinerek gurur duyduğunu fakat diğer esnafların bu tavırlarına bir anlam veremeyerek üzüntü duyduğunu anlattı.
Her meslek dalını icra eden memlekette yüzlerce, binlerce hatta milyonlarca insan vardır. Mesleğinin hakkını verip dürüst çalışarak kendi ekmeği ve çoluk çocuğunun rızkı peşinde koşanlar olduğu gibi tam tersi işini hakkıyla yapmayan ve hatta üç kuruş menfaat için gerek hukuk dışı gerekse ahlak dışı işler yapan aynı meslek erbabı birçok insan vardır. Her mesleğin kendi içinde barındırdığı ahlaki yöresel ve malumunuz üzere yasal çizgileri vardır. Hangi meslekten olursa olsun aynı işi yapan ya da yapmayan bir başka esnaf hakkında veya çalışan hakkında iyi niyetten uzak meslek kurallarına ters, gerçek dışı söylemde bulunan her kişi aslında bilmez ki ne yaparsa kendine yapar. Zira herkesin rızkı ayrıdır ve Allah herkesin rızkını verir. Bütün bunların yanında ayakkabı boyacısından manavına, avukatından memuruna kadar herkesin emeğindeki asıl gaye öncelikle ve en başta ailesinin çoluk çocuğunun rızkını sağlamak, yaşamlarını idame ettirmeye çalışmak ve olursa ki Türkiye şartları malum artanı yine onlar için tasarruf etmektir. Zira herkesçe bilinir ki dünya malı dünya da kalır.
İşte beni şaşırtan ve üzende bu oldu. Sabah kalktığımızda sokağı süpüren çöpçü arkadaşla bankaya giden memur, okula giden öğretmen, bürosuna giden avukat, adliyeye giden hakim, kepeğini açan esnaf vs. hep aynı gaye ve amaçtadır. Anlamadığım veya anlamakta zorlandığım şey özellikle aynı meslek mensupları veya çalışanları neden birbirlerinin kuyularını kazmaya çalışırlar? Yalan yanlış, ileri geri konuşmaları sonucunda birbirlerinin rızıklarıyla oynamaları ne kadar doğrudur? Gelişmiş ülkelerde aynı meslek mensuplarının sivil toplum örgütleri kurarak beraber hak ve ekmek arayışı içerisinde olmaları, meslekleri ile ilgili bir çok konuda ortak hareket etmeleri ve bu sayede meslek kalitelerini yükselterek ekonomik durumunu düzelttikleri bu vesile ile daha verimli ve başarılı sonuçlar elde ettikleri ortada ve aşikarken tüm bunlar niçin?
Bu tür davranış biçimleri hiçbir meslek etiğine uymadığı gibi bizim eskiden gelen örf ve adetlerimize de terstir. İşinde dürüst olarak, namuslu ve özverili çalıştığı ve bu yüzden de müşterileri onu bırakmadığı için esnaf arkadaşımı yazım vesilesi ile kutlamak istiyorum. Çünkü şu gerçektir ki hangi işi yaparsanız yapın işinizde gerekli özen ve hassasiyeti gösterdiğiniz, ahlaki değerlere sahip çıktığınız ve kim olursa olsun başkasının ekmeği ile oynamadığınız takdirde her dükkanı açışınızda ve her kepenk kaldırışınızda bu tavır insanların gözünden kaçmaz ve size artı değer olarak geri döner. Aksi davranış biçimi ise kısa vade olmasa bile (ki olabilir de) uzun vadede size zarar olarak geri döner. Hangi meslek dalından olursa olsun işini hakkıyla yapan tüm okurlarıma sevgi ve saygılarımı iletiyorum.