Başbakan Erdoğan, şehit yakınları ve gazilere yönelik hazırlanan yeni paketi partisinin Meclis grubunda açıkladı. Yeni pakette şehit yakınları ve gazilere yapılacak gayrimenkul hibelerine vergi muafiyeti getiriliyor. Terör nedeniyle göreve gidişler sırasındaki kazalar sonucu yaralanan ya da hayatını kaybedenler de kapsama alınıyor. Ayrıca, terör nedeniyle hayatını kaybeden sivillerin de şehit kategorisine alınacağı ve yakınlarına aylık bağlanacağı gibi yeni düzenlemeler var. Yeni birçok şey var. Paket oldukça geniş…
Hazırlanan bu paket oldukça olumlu ama bir eksiği yok mu?
Devletin mağdur memuruna veya vatandaşına sahip çıkmasının göstergesi olarak kabul edeceğimiz bu pakette; şehit ve yakınları var… Terör nedeniyle göreve gidişler sırasındaki kazalar sonucu yaralanan ya da hayatını kaybedenler var… Terör nedeniyle hayatını kaybeden sivillerin şehit kategorisine alınması var… Buraya kadar tamam… Peki, hala PKK'nın elinde tutsak olan vatandaşlarımızın, askerimizin, polisimizin hatta kaymakam adayımızın yakınları hangi kategoride değerlendirilecek?
Ölüsüne sahip çıkan devletin dirisine sahip çıkmaktaki isteksizliği anlaşılır gibi değil…
Astsubay Abdullah Sökçeler, Uzman Çavuş Zihni Koç, Uzman Çavuş Kemal Ekinci, kaymakam adayı Kenan Erenoğlu, polis memuru Nadir Özgen… Aklıma gelen sadece bir kaç isim…
Bu insanlarımızın isimleri maalesef artık gazetelerde büyük puntolarla yer almıyor. Meraklı bir gazeteci çıkıp da aileleriyle röportaj yaparsa ancak anımsıyoruz. Bu röportajlarda da tahmin edebileceğiniz gibi ailelerin kaygıları ve çaresizliği resmediliyor.
Röportajlarda; Astsubay Abdullah Söpçeler'in eşi Saniye Söpçeler umutsuz: 'Kimse bir açıklama yapmıyor. Biz de sadece bekliyoruz.' diye yakınıyor.
Zihni Koç'un babası Veysel Koç, çare olarak Başbakan Erdoğan'ı işaret ediyor. 'Ankara'ya gittim, sivil toplum örgütlerine gittim. Milletvekilleriyle görüştüm. Başbakan'a, Cumhurbaşkanı'na mesajlar çektim. Hiçbir sonuç alamadım. Bu işi Tayyip Erdoğan'ın ağzından çıkacak iki kelime bitirir.'
Koç 'Devlet tarafından ne arayan ne soran var. Ne telefona cevap veren var. İsrail askeri Gilad Şalid için araya giriyor. Bizim için de girsinler o zaman' diye devam ediyor yüreği yanık baba…
Bunca insanımız bir İsrail askeri etmiyorsa vay haline Türkiye'nin…
Belki de ailelerin feryatlarına kulak tıkamak ve susmak en hayırlısı. Kurtarılsalar ne olacak? Nasıl olsa 'Kurtulduklarına sevinemeyeceğiz' Anımsayınız Mehmet Ali Şahin, birkaç tane çapulcuyla birlikte gitmiş olduğu için 8 askerimizin kurtulduklarına sevinememişti.
Sizce İsrail, Filistin örgütlerini hangi gözle görüyordur?