Açılım sürecinin borazancı lığını yapmak üzere görevlendirilen 'çok akıllı' şöhretlerimizin listesi nihayet açıklandı. Ben listeyi görünce hayal kırıklığına uğradım. Çünkü listede bildiğim kadarıyla futbolcular yoktu. Listede Nihat Doğan ve Acun Ilıcalı'nında olmaması büyük eksiklik. Ha birde güzel bir manken kızımızın. Hatta Beren Saat ve Kıvanç Tatlıtuğ'un. Hatta Galip Derviş'in, Boomcu Onur(Konuşması anlaşılmadığı için alt yazı gerekebilir ama olsun. Sempatisi yeter), Vasfiye Teyze, Behzat Ç, Muhteşem Hürrem, Baterist Küçük Baha, Yeni Tatar Ramazan, Esra Erol ve Saba Tümer ile açılım sürecinin akıbetinin önceden görülebilmesi için Rezzan Kiraz'ın mutlaka bu listede yer almaları gerekiyordu. Liste uzayabilir isteyen okuyucularım yorumlarında yeni isim önerilerinde bulunabilirler.
Neyse bu işin şakası ciddisini ve akillerle ilgili görüşlerini KCK Yürütme Konseyi Üyesi Cemil Bayık, dün akşam Nuçe TV'de yayınlanan programda Erdal Er'in sorularını yanıtlayarak veriyor. Bayık önce Tayyip Bey'e ufak bir ' hukuk dersi' vermeye çalışıyor, sonrada 'Akil İnsanlar'dan neler beklediğini sıralıyor. Yalaka medya birçok şeyde olduğu gibi Bayık'ın bu sözlerine de ilgi göstermeyip sansür uyguladı. Ben size doğruları ve bu doğrular çerçevesinde bu ne idüğü belirsiz açılım sürecini ortaya atanların, gözü kapalı destek verenlerin ve yeni açıklanan ' Akil İnsanlar''ın hapı yuttuğu haberini veri vereyim. Yorum sizlerin..
İşte o röportajın bir bölümü :
Sayın Öcalan'ın sizlere, devlete ve demokratik kamuoyuna dönük çağrılar yaptı. Kamuoyu da aslında birkaç noktaya odaklanmış durumda. Ateşkes ilan ettiniz. Gerilla nasıl geri çekilecek? Sayın Öcalan bu sürecin gelişebilmesi için parlamentoyu işaret etti. Hükümet de hayır, muhatap biziz diyor. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz?
Önderliğin geliştirdiği hamlede bu çağrıda mesele sadece ateşkes, gerillanın Kuzey'den Güney'e çekilmesi meselesi değil. Ama bazı çevreler bazı çevreler bunu çarpıtmaya çalışıyor, sadece bu eksende tartışma yürütüyorlar. Bunu topluma doğru yansıtmıyor. PKK ateşkes yapıyor geri çekiliyor, boşaltıyor mesele bitiyor biçiminde ele alınıyor. Oysa mesele bu değil. Ateşkes, gerillanın geri çekilmesi tamamen Kürt sorununun demokratik siyasal çözümünün bir parçası olarak geliştiriliyor. Buna hizmet ederse bir anlamı olacaktır. Bunun da koşulları var. Bunların koşulları yaratılmadan geliştirilmeden geri çekilme de öyle olmaz. Tartışmanın çok yüzeysel bir iki şeye sıkıştırılması kabul edilemez. Tartışmalar çarpıtılıyor, derinlikli kapsamlı yapılmıyor. Sorun nasıl çözülecek, Türkiye'de demokratikleşme nasıl gerçekleşecek, Ortadoğu'da nasıl gelişecek. Bunlar tartışılmıyor. Mesele sanki sadece ateşkes ve gerillanın geri çekilmesiyle çözülecekmiş gibi bir hava yaratılıyor. Böylesi tartışmalara itibar edilmemeli. Bu tartışmaları yürütenlerin de ciddi ve sorumlu davranması gereklidir. Tartışmayı doğru yürütmeleri, kamuoyunu doğru yönlendirmeleri ve bilinçlendirilmeleri gerekiyor.
İşte o röportajın bir bölümü :
Sayın Öcalan'ın sizlere, devlete ve demokratik kamuoyuna dönük çağrılar yaptı. Kamuoyu da aslında birkaç noktaya odaklanmış durumda. Ateşkes ilan ettiniz. Gerilla nasıl geri çekilecek? Sayın Öcalan bu sürecin gelişebilmesi için parlamentoyu işaret etti. Hükümet de hayır, muhatap biziz diyor. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz?
Önderliğin geliştirdiği hamlede bu çağrıda mesele sadece ateşkes, gerillanın Kuzey'den Güney'e çekilmesi meselesi değil. Ama bazı çevreler bazı çevreler bunu çarpıtmaya çalışıyor, sadece bu eksende tartışma yürütüyorlar. Bunu topluma doğru yansıtmıyor. PKK ateşkes yapıyor geri çekiliyor, boşaltıyor mesele bitiyor biçiminde ele alınıyor. Oysa mesele bu değil. Ateşkes, gerillanın geri çekilmesi tamamen Kürt sorununun demokratik siyasal çözümünün bir parçası olarak geliştiriliyor. Buna hizmet ederse bir anlamı olacaktır. Bunun da koşulları var. Bunların koşulları yaratılmadan geliştirilmeden geri çekilme de öyle olmaz. Tartışmanın çok yüzeysel bir iki şeye sıkıştırılması kabul edilemez. Tartışmalar çarpıtılıyor, derinlikli kapsamlı yapılmıyor. Sorun nasıl çözülecek, Türkiye'de demokratikleşme nasıl gerçekleşecek, Ortadoğu'da nasıl gelişecek. Bunlar tartışılmıyor. Mesele sanki sadece ateşkes ve gerillanın geri çekilmesiyle çözülecekmiş gibi bir hava yaratılıyor. Böylesi tartışmalara itibar edilmemeli. Bu tartışmaları yürütenlerin de ciddi ve sorumlu davranması gereklidir. Tartışmayı doğru yürütmeleri, kamuoyunu doğru yönlendirmeleri ve bilinçlendirilmeleri gerekiyor.
Bir kere geri çekilmenin olması için bunun yasal zemininin hazırlanması gerekiyor. Yasal zemini hazırlanmadan bunun tedbirleri geliştirilmeden gerilla geri çekilemez. Çünkü geçmişte bu deneyimi yaşadık. Gerilla geri çekilirken yüzlerce şehit verildi, yaralananlar, esir düşenler oldu. Böyle bir pratik ortada iken kalkıp da geri çekilmenin yasal tedbirleri yoktur sadece idari tedbirlerle bu iş başarılabilir demek yanlıştır, tehlikelidir. Erdoğan ve bazı hükümet, AKP çevreleri diyor ki bu bir hükümet meselesidir, meclis meselesi değil onun için yasalarda değişiklik, yasal güvenceler gerekmiyor. Bu aslında sorunu çözmemede direnmedir, adeta alay etmedir. Ciddi olmaları lazım. Gerilla yasal güvenceyi görmeden tek bir adım geri atamaz. Meclisin karar alması, çağrıda bulunması gerekiyor.
Yine mecliste bir komisyonun oluşması gerekiyor. Bu yasal tedbirler alınırsa, bir de bununla birlikte akil insanlardan bir heyete oluşursa o zaman çözümde samimi oldukları ortaya çıkar. O zaman geri çekilme işlemi başlar. Geri çekilmede sadece Türk devletinin alacağı tedbirler yoktur. Bizim de alacağımız tedbirler vardır. Çünkü 1999'daki geri çekilmede yaşadığımız sorunlar vardı. İster Türk devletinden ister başka güçlerden kaynaklansın sorunlar ortaya çıktı. Biz bunları yaşadık, bir daha yaşamak istemiyoruz. Bu nedenle meclisin bu tedbirleri alması gerekiyor. Bizim de kendi cephemizden almamız gereken tedbirleri almamız gerekiyor. Geri çekilme ancak bu şekilde gerçekleşir. Yoksa sorunun çözümüne hizmet etmezse, onun bir parçası olmazsa. Sadece bazı tedbirlerin alınması da yeterli olmaz. Bu sürecin sorunun çözümünün bir adımı olarak ele alınması gerekiyor. Bunun yasal zemine kavuşturulması, pratik tedbirlerinin alınması gerekiyor.
'Hangi yasa değişti ki Türk ordusu gerilla çekilirken saldırmasın'
Yani siz geri çekilmeye hazırsınız, parlamentonun adım atmasını bekliyorsunuz?
Biz zaten kamuoyuna Önderliğimizin başlattığı hamleyi desteklediğimizi, bunun içinde olduğumuzu duyurduk. Destekliyoruz, içindeyiz ama parlamento eğer yasal tedbirlerini, kanunlarını geliştirirse, bu temelde pratik adımlarını geliştirirse geri çekilme başlatılır. Bu da koşul değildir olması gerekendir. Sanıyorum bu Türkiye'den yerine getiremeyeceği bir istemde bulunmamız falan da değil. Tüm dünyada sorunlar böyle çözülmüştür.
'Hangi yasa değişti ki Türk ordusu gerilla çekilirken saldırmasın'
Yani siz geri çekilmeye hazırsınız, parlamentonun adım atmasını bekliyorsunuz?
Biz zaten kamuoyuna Önderliğimizin başlattığı hamleyi desteklediğimizi, bunun içinde olduğumuzu duyurduk. Destekliyoruz, içindeyiz ama parlamento eğer yasal tedbirlerini, kanunlarını geliştirirse, bu temelde pratik adımlarını geliştirirse geri çekilme başlatılır. Bu da koşul değildir olması gerekendir. Sanıyorum bu Türkiye'den yerine getiremeyeceği bir istemde bulunmamız falan da değil. Tüm dünyada sorunlar böyle çözülmüştür.
Erdoğan şimdiye kadar silah bırakın, gelin parlamentoda mücadele edin diyordu. Ama şimdi parlamentodan karar çıkartmıyor ama savaş tezkeresi çıkartabiliyor.
Bu konuda ben daha birçok şey söyleyebilirim. Onu diyor ama siyaset yapan binlerce insan zindanda. Peki, elinde silah yıllarca mücadele etmiş bir insan nasıl salt bu söyleme dayanarak gidecek siyaset yapacak? İkincisi MİT müsteşarları bazı görüşmeler yaptı Oslo'da mahkemelerde hala dosyaları var. Yargılanmak istendiler. Belki AKP bazı kanunlar çıkardı bunu önledi ama dosyaları halen yargıda. Peki, bu sorunu çözmeye çalışanlar var. Önder Apo çalışıyor, BDP'liler gidip geliyor. Yarın bunlar için neler gelişeceğini kim tahmin edebilir ne güvence var?
Türkiye'de yasalar var. Bu yasalara göre Türk ordusuna verilen talimatlar, emirler var. Şimdi hangi yasa değişti ki Türk ordusu gerilla çekilirken saldırmasın. Türk ordusu bu yasalara göre hareket eder. Yasalarda herhangi bir değişiklik olmadı parlamento herhangi bir değişiklik yapmadı tedbir almadı ki gerilla geri çekilsin. Erdoğan o açıklamayı yapabilir ama yarın ordu saldırabilir bunun hiçbir güvencesi yok. Yarın böyle bir saldırı gelişse hiç kimse bunun hesabını soramaz. Ordu der ki, bana yasa ile tanınan görevler var, ben görevlerimi yerine getiriyorum! Bu kadar nettir. Yani geri çekilmede de saldırıya uğrayabilir, hadi orda olmadı güneyde de saldırıya uğrayabilir. Onun için ısrarla bu tedbirlerin alınması gerektiğini söylüyorum. 1999'da geri çekilirken hem Türk ordusunun saldırılarına uğradık, hem de Güney'de 2000'de savaş oldu. Bunların yeniden tekrar etmeyeceği ne malum. Bunun garantisi yoktur. Türk parlamentosunun bu kararları da alması, bu güvenceleri de yaratması gerekiyor. Sadece geldiğiniz gibi çekin gidin demekle bu sorun çözülmez.
'Akil insanların bağımsız olması gerekiyor'
Akil insanlar meselesi de gündemde. Sanki hükümet kendisine bağlı bir takım insanlar tayin edecek, sizin göreviniz bunlardır, size alın şu kadar da bütçe bu meseleyi halledin diyor.
'Akil insanların bağımsız olması gerekiyor'
Akil insanlar meselesi de gündemde. Sanki hükümet kendisine bağlı bir takım insanlar tayin edecek, sizin göreviniz bunlardır, size alın şu kadar da bütçe bu meseleyi halledin diyor.
Bu kesinlikle yanlıştır. Eğer akil insanlar grubu AKP tarafından oluşturulursa bu akil insanlar olmaz. Bu AKP'nin oluşturduğu bir grup olur daha çok da AKP politikalarına göre olur. Böyle bir grubu da kimse onaylamaz. Çünkü tarafsız olmaz, bağımsız olmaz. Akil insanların bağımsız olması gerekiyor. Şu ve ya bu partinin, şu veya bu gücün oluşturduğu bir grup olamaz. Herkesin benimseyeceği, kabul edeceği, herkesin üzerinde etkili olabilecek başından sonuna kadar bütün aşamalarda hakemlik rolü oynayabilecek, yanlış yapanın karşısında duracak, düzeltecek bir grubun oluşturulması gerekiyor. Bunların hem bize hem devlete karşı hakemlik görevi yapması gerekiyor. Eğer biz yanlış adımlar atarsak bize karşı durması onun düzeltilmesini istemesi gerekiyor. Türk devleti yanlış adımlar atarsa onlara karşı durması gerekiyor, onları doğru tutuma çekmesi gerekiyor. Akil insanlar içinde toplumun her kesiminden temsil olabilmeli, Halklardan, inançlardan, sosyal kesimlerden, toplum nezdinde etkili olan, herkesin dikkate alacağı, güvenebileceği kişilerden oluşması gerekiyor. Bana göre kadınların daha fazla yer alması gerekiyor. Çünkü kadınlar barıştan, adaletten yanadır. Savaşa, zulme karşıdır, insancıldır. Eğer onlara daha ağırlıklı yer verilirse bu süreç daha sağlıklı işleyebilir.