CHP Grup Başkanvekili Sevda Erdan Kılıç, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay hakkında "görevi kötüye kullanma" suçundan suç duyurusunda bulunduğunu bildirdi.

Kılıç, Meclis'teki basın toplantısında, Cumhuriyet'in 103'üncü kuruluş yıl dönümünü kutladı.

Özlale’den Kamu Denetçiliği Kurumuna fon vurgunu sorusu
Özlale’den Kamu Denetçiliği Kurumuna fon vurgunu sorusu
İçeriği Görüntüle

Cumhuriyet'i "kimsesizlerin kimsesi" olarak niteleyen Kılıç, "Bu ülkenin çocukları yarınlarından korkmamalı. Bir çocuğun kaderini yoksulluk, bir gencin geleceğini umutsuzluk, bir kadının hayatını eşitsizlik belirlememeli." dedi.

Başta Cumhuriyet'in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere silah arkadaşlarını, bağımsızlık ve Cumhuriyet için mücadele eden bütün kahramanları saygıyla yad eden Kılıç, "Cumhuriyetten, demokrasiden, adaletten ve milletin egemenliğinden asla vazgeçmeyeceğiz. Çünkü Cumhuriyet, geçmişten aldığımız o en büyük emanet, geleceğe karşı taşıdığımız en büyük sorumluluktur." diye konuştu.

Kamuoyunda "Basmane Çukuru" olarak bilinen İzmir'deki taşınmazın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından ihaleye çıkarılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kılıç, söz konusu alanın İzmir'in ortak değeri olduğunu belirtti.

Durumu "İzmir halkının haklarının protokollerle heba edilmesi" olarak değerlendiren Kılıç, "Bu nedenle İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 257'nci maddesi kapsamında görevi kötüye kullanma ve tespit edilecek suçlar kapsamında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğumu kamuoyuna açıklıyorum." ifadesini kullandı.

Belediyenin ilgili alanın tamamını geri kazanma ihtimali güçlüyken imzalanan protokollerle yalnızca yüzde 30'a razı olunduğunu savunan Kılıç, "İzmir halkının yüzde 100 hakkı varken kim hangi yetkiyle yüzde 30'a razı oluyor? Kimin malını, kimin adına, kime bırakıyorsunuz? Bu kent kimsenin şahsi mülkü değildir. İzmir'in geleceği kapalı kapılar ardında imzalanan protokollere sığdırılamaz. İzmir'in hakkını, hukukunu, tüyü bitmemiş yetimin hakkını Basmane Çukuru'nda size gömdürmeyeceğiz. İzmir'in iradesini çalanlar şimdi de İzmirlinin arazisini çalmaya çalışıyorlar. Bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız." açıklamalarında bulundu.

Açıklamanın tamamı şu şekilde:

Bugün İzmir’in kalbinde yıllardır kanayan bir yara olan Basmane Çukuru’nda, İzmir halkının mülkiyet hakkını ve kamusal varlıklarını savunmak için huzurlarınızdayım.

Konak İsmet Kaptan Mahallesi’nde bulunan yaklaşık 21 dönümlük bu alan, tarihi dokusu ve Kültürpark ile bütünlüğüyle İzmir’in ortak değeridir.

Ancak belediyenin hukuk önünde önemli kazanımlar elde ettiği bir aşamada, İzmir halkının haklarının protokollerle feda edilmesi söz konusudur.

Bu nedenle İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay hakkında, Türk Ceza Kanunu’nun 257. maddesi kapsamında görevi kötüye kullanma iddiasıyla Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğumu kamuoyuna açıklıyorum.

Değerli basın mensupları,

İzmir Büyükşehir Belediyesi önceki dönemde, sözleşmenin geriye etkili feshi, tapuların iadesi ve teminatların irat kaydedilmesi talepleriyle dava açmıştır.

İzmir 21. Asliye Hukuk Mahkemesindeki dosyada alınan üç ayrı bilirkişi raporu, yüklenici firmaların kusurlu olduğunu, imalatların ekonomik değerini yitirdiğini ve tapuların tamamının tazminat ödenmeksizin belediyeye iade edilmesi gerektiğini ortaya koymuştur.

Sayıştay’ın 2023 ve 2024 yılı raporlarında da taşınmazın tamamının kamuya kazandırılması için hukuki süreçlerin kararlılıkla takip edilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Peki, ne olmuştur?

Belediyenin alanın tamamını geri kazanma ihtimali bu kadar güçlüyken, Cemil Tugay yönetimi imzaladığı protokollerle yalnızca yüzde 30’a razı olmuş, kalan yüzde 70 üzerindeki haklarından vazgeçme yoluna gitmiştir.

Üstelik bununla da kalınmamıştır.

Niyet Protokolü’nün 5.1. maddesiyle tapu iptal ve tescil davalarının HMK 123 kapsamında geri alınması ve ihtiyati tedbirlerin kaldırılması;

5.2. maddesiyle milyonlarca dolarlık banka teminatı takiplerinden ve nakit alacaklardan vazgeçilmesi taahhüt edilmiştir.

Buradan soruyorum:

Bilirkişilerin tapuların tamamının kamuya iadesi gerektiğini belirttiği, davanın karar aşamasına yaklaştığı bir noktada yüzde 100 yerine yüzde 30’a razı olmak, İzmir halkının hakkından vazgeçmek değil midir?

Adına davanın geri alınması da deseniz, protokol de deseniz, ortaya çıkan kamu zararı riskini hangi hukuki gerekçeyle açıklayacaksınız?

Dahası, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin 16 Ocak 2026 tarihli kararıyla Belediye Başkanı’na içeriği dahi görülmemiş bir nihai protokol için geniş yetki verilmiştir.

Oysa 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 18. ve 38. maddeleri uyarınca, taşınmaz tasarrufu ve sulhe ilişkin yetkilerin kanuni sınırları vardır. Belediye Meclisinin yetkileri sınırsız biçimde devredilemez.

Protokolün 4.6. maddesiyle henüz ortada olmayan projelere göre imar planlarının ivedilikle değiştirilmesi de taahhüt edilmiştir.

İmar planlama yetkisi, özel şirketlerle pazarlık masasına konulabilecek bir yetki değildir!

10 Eylül 2026’da Nihai Protokol’ün imzalandığı açıklanmış, 26 Ekim’de ise TMSF alanı 75 milyon dolar muhammen bedelle ihaleye çıkarmıştır.

Bütün bu gelişmeler, İzmir’in kamusal haklarının nasıl bir süreçle karşı karşıya bırakıldığını açıkça göstermektedir.

Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak, kimden gelirse gelsin, kamu zararına yol açabilecek her türlü hukuka aykırı işlemin karşısındayız.

Bu nedenle İçişleri Bakanlığını ve Cumhuriyet Başsavcılığını, 4483 sayılı Kanun ve TCK 257 kapsamında gerekli işlemleri yapmaya; yargı organlarını ise telafisi güç kamu zararlarının önlenmesi için hukuki koruma tedbirlerini değerlendirmeye çağırıyorum.

İzmir halkının yüzde 100 hakkı varken, kim hangi yetkiyle yüzde 30’a razı oluyor?

Kimin malını, kimin adına, kime bırakıyorsunuz?

Bu kent kimsenin şahsi mülkü değildir. İzmir’in geleceği kapalı kapılar ardında imzalanan protokollere sığdırılamaz.

İzmir’in hakkını, hukukunu, tüyü bitmemiş yetimin hakkını Basmane Çukuru’nda bırakmayacağız!

İzmirlinin iradesini çaldı şimdide arazisini çalmak istiyor…

Bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyorum