Demokratik Toplum Kongresi, Diyarbakır’’da toplandı ve şu kararları Türk Kamuoyuna açıkladı;
*Demokratik Toplum Kongresi, Güneydoğu’’da sosyal ve siyasal alanlarda örgütlenerek ’“halkın kendi güvenliğinin sağlanması’” kararını almıştır. Oluşturulması planlanan savunma gücü, semt ve mahalle komiteleri şeklinde yerel olarak örgütlenecektir. Kürt halkının kültürel ve fiziki soykırıma maruz kalma süreci devam ettiği sürece, devlet eliyle yürütülen fuhuş, uyuşturucu ve diğer toplumsal istismarlara karşı kendi güvenliğini ve örgütlülüğünü kuracaktır.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Anayasamızın 3. Maddesinde de yazdığı üzere, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür, dili Türkçedir. DTK’’nın yapmak istediği örgütlenme, Anayasamızın bu maddesinin ihlali ve bölünme yolunda bir adım daha atılmasıdır.
Ayrıca bu açıklamada Türkiye Cumhuriyeti Devleti, ’“fuhuş-uyuşturucu ve toplumsal istismarları’” devlet eliyle yapmakla suçlanmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, kurulduğu tarihten bu güne kadar böylesine alçakça bir hakarete maruz kalmamıştır!...
Başbakan Erdoğan bu konuda ne söylemiştir?.. Tısssssss’…
PKK ile Fethullah Gülen Cemaati arasındaki ilişkilerde tarihi bir olay yaşandı. Abdullah Öcalan, İmralı’’dan yaptığı açıklamada;
Ben, kendilerini bir tarikat-cemaat olarak görmüyorum. Hatta tek başına ne bir tarikat ne de cemaattir. Biraz sivil toplum örgütü hatta bir siyasi parti işlevine sahip olduğunu düşünüyorum. Rolü önemlidir. Bana göre daha çok Ortadoğu ve Türkiye’’de bir sivil toplum örgütüdür. Oldukça dinamik güçleri var, biz de dinamik bir gücüz. Bu iki dinamik gücün karşılıklı anlayış göstermesi ve dayanışma halinde olması durumunda Türkiye’’de birçok temel sorun çözülecektir.
Abdullah Öcalan, PKK terör örgütünün başı ve Başbakanın emriyle devlet görevlilerinin kendisiyle görüştüğü kişi.
Fethullah Gülen, Başbakanın destekçisi ve referandum oylamasında gerekirse ölülerinde oy kullanmasını istediği ve başbakan’’ın kendisine canlı yayında, yardımları için teşekkür ettiği kişi..
Cumhuriyet tarihinde ilk defa bir dini-ticari cemaat kendini devletin yerine koyarak, 40 bin vatandaşımızın katili ile pazarlığa girebiliyor!...
Başbakan Erdoğan bu konuda ne söylemiştir?... Tıssssssss
www.sakaryevi.com adlı internet sitesi 9 Eylül 2010 tarihinde yayına girdi. Siteyi incelediğinizde ilk gözünüze çarpan acayip kıyafetiyle kendini Nakşibendi Sakarya Halifesi ilan eden Mustafa Atmaca oluyor. Sakarya Nakşibendi Dergahında anaokulu çocuklarına din dersi veriliyor ve tarikat üyelerinin buluşmalarını ve dersleri reklam ve yeni müşteri çekmek amacıyla video olarak sitesinde yayınlıyor.
Sakarya’’daki dergah ’“Osmanlı Nakşibendi Dergahı’” olarak adlandırılıyor.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’’nin temel direklerinden biri ’“Laiklik’” ilkesidir. Aynı zamanda Hukuk Devleti olan ülkemizde Anayasa ve Yasalar herkesi bağlar. Anayasa’’ya, Yasalara uymayanlar suç işlemiş olurlar. Anayasa’’nın 174. Maddesine göre ve 677 sayılı kanuna göre bu tip faaliyetler yasaklanmıştır. Sakarya’’daki örnek gibi yüzlerce tarikat ve cemaat küçücük bebelerimizi ve ailelerini açıkça, göz göre göre, Cumhuriyeti ve yasaları paspas yaparak istismar etmektedirler.
Başbakan Erdoğan bu konuda ne söylemiştir?... Tıssssssss’…
Peki, Türkiye’’nin geleceğini, birliğini, bütünlüğünü doğrudan ilgilendiren hassas konularda, görevi Cumhuriyeti korumak olan Cumhuriyetin Savcılarından ve Cumhuriyetin güvenlik güçlerinden tek ses, tek itiraz var mı?.. Ben duyamadım. Onlar şimdi, sallıyorlar başlarını, alıyorlar maaşlarını’….
Başbakan Erdoğan, İstanbul’’da Dolmabahçe Sarayına yerleşti. Büyükşehir Belediye Sarayından alıştığı gibi, çalışmalarını saraydan yürütüyor.
Divan-ı Hümayun’’u toplar gibi orada toplantılar yapıyor. Muhterem eşi ve kerimeleri Sümeyye Hanım’’da Başbakan’’a refakat ediyorlar. Ailece orada yatıyorlar mı bilmiyorum?
Başbakan Erdoğan, Üniversitelerimizin ’“Dilsiz ve uysal’” Rektörlerini sarayında ağırladığı anda, birkaç yüz üniversite öğrencisi, Başbakan’’a bir dosya ile dertlerini duyurmak istediler. Sen misin isteyen.
Başbakan’’ın emriyle ve mehter marşıyla Alah Allah nidalarıyla saldırıya geçen polisler kafa, göz yardılar, hamile ve özürlü demeden çocuklarımızı kırıp geçirdiler’…
Kürtçü Demokratik Toplum Kongresi kararları, Apo-Feto işbirliği, yasa dışı tarikat ve cemaatler konusunda sesini çıkarmayan Başbakan Erdoğan, sarayından yaptığı açıklamasında;
’“Bunlar çok tehlikeli hareketlerdir. Arkalarında kimler var biliyoruz, hatta yumurtacı Burhan Hocaefendinin dediğine göre bu çocukların arkasında Ergenekoncular varmış’” dedi’…
Kasımpaşa’’da ’“Civanım Delikanlım’” kıraathanesinde, Başbakan’’ın basın toplantısını televizyondan izleyen Falçata Fehmi Korusuz; ’“Racon’’da çocuklara vurmak var mı?Gücün bunlara mı yetti?Bu iş bizi bozar’” dedi ve topuklarına bastığı ayakkabılarını sürüyerek çekti gitti’…