Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun son İzmir ziyaretinde Cumhuriyet Halk Partisinin çilekeş üye ve seçmenlerinin beklediği müjdeyi vermesi İzmir'de bir anda gündeme oturdu. 2015 Genel seçimlerinde başta İzmir olmak üzere bir çok yerde üyelerle ön seçim yapılacağına herkes gibi artık bende inanıyor ve genel başkanın bu sözüne güveniyorum. Bu karar partiyi büyütecek ve seçimde alacağı sonucu mutlaka olumlu yönde etkileyecektir.
Evet geçtiğimiz yerel seçimlerde aday adaylığı süreci ve aday tespitinde bir çok hatalar yapıldı. Adaylar belirlenirken üyelere sorulmadı, eksiklerine rağmen yapılan anketlere itibar edilmedi. Anketlerde ismi önde çıkanlar değil isimleri anılmayanlar aday gösterildi.Bunun sonucu sekiz ilçe boş yere kaybedildi. Kazanılan bir çok ilçede de geriye sayısız kırık kalp bırakıldı. Değerli bir çok isim partiden uzaklaşmak zorunda bırakıldı, küstürüldü. Üyelerle yapılacak bu ön seçim aynı zamanda bu kırık kalpleri de büyük oranda onaracaktır. Siyasi partilerde hele hele CHP gibi kendini solda konumlandıran partilerde üyelik çok önemlidir. Üyelere layık oldukları önem verilmeli, onların istem ve beklentilerine uygun politikalar belirlenmeli ve onlarla en uygun iletişim yöntemleri özenle hayata geçirilmelidir.
CHP Genel Merkezi'nin açıkladığı takvime göre milletvekili aday adayı olacak İl, ilçe ve belde başkan ve yöneticileri 25 Aralık tarihine kadar görevlerinden ayrılmak zorundalar. Bu zorunluluğun anlam kazanması için Genel Merkez bir an önce her ilde uygulayacağı aday belirleme yöntemini kesinliğe kavuşturup açıklamalıdır. Açıklamalıdır ki aday olmak isteyen yöneticiler buna göre görevlerini bırakabilsinler. 25 Aralık'tan sonra açıklanacak bir yöntem kararı yine içinde şaibeler taşıyacaktır ve ön seçime gölge düşecektir. Biliyoruz ki tüm üyelerle yapılacak bir ön seçim bazılarının hoşuna gitmeyecektir. Çünkü delege ağalığı anlayışını benimsemiş kesimler üyelerle yapılacak bir ön seçimde amaçlarına ulaşmayacaklarını bilmektedirler. Örneğin İzmir'de 35 bin ön seçim ve kongre delegesi varken 125 bini aşkın üye vardır ve bunlara uzanmak, diyalog kurmak daha zordur. Onlar delege ağaları, Belediye Başkanlarıyla sırt sırta verip aday çıkarmaya alışkındırlar. Böylesi bir yöntem zor gelir onlara, üstelikte üyeye tepeden bakanlar gidip onlardan oy istemekten hicap duyarlar. Onlar zannederler ki her ilçede tek güç Belediye Başkanı'ndadır. Tek güç delege ağasındadır. Tek güç ilçe Başkanı veya yöneticisindedir. Onlar bilmezler ki her ilçenin kendileri gibi sık sık manşetlere çıkmamış, ortalarda fazla gözükmemiş ama yöresinde itibarlı ,sözü ciddiye alınan, dinlenen ve yolundan yürünen isimsiz kahramanları da vardır. Ayrıca yine onlar bilmezler ki bir çok ilçenin onlara biat etmemiş, kendileriyle çok içli dışlı olmamış ama ismi hep gündemde kalmış, yıllarca etkinliğini kaybetmemiş isimleri de vardır. İşte bu ön seçimde listelerde üst sıralara gelmek isteyenler bu insanları ciddiye almak zorundadırlar. Sadece Belediye Başkanı, İlçe yöneticileri ve delege ağaları ziyaretleri yetmez seçilmek için. En kıyıda köşede ki üyelere ve bu isimlere gideceksiniz mecburen istemeseniz de. İşin kuralı bu, yöntemi bu. En geniş üyeyi ve bazı isimleri ciddiye alacaksınız. Almadığınız taktirde bu ön seçimin sonunda güç kimde göreceksiniz.
Bakın ben kendi bildiğim kadarıyla bu isimlerin bazılarını saymaya çalışayım, başka önerileri olanda yorumlarında ilave etsin:
Kendi ilçem Urla'dan başlayayım önce. Urla'ya gidince tabiî ki tüm üyelere ulaşmaya çalışmalısınız. Bu imkansız derseniz olabildiği kadarına ulaşın. Ama mutlaka Bülent İlhan, Bülent Baratalı, Murat Gül, Mehmet Yağcı, Bahri Yalaz, Ahmet Demir, Hasret Kavcıoğlu, Cemal Kıdal gibi isimlere ulaşmalısınız.
Yaşamakta olduğum Selçuk'ta üyelerle ve Vefa Ülgür, Hasan Uysal, İbrahim Adıgüzel, Bekir Gündüz, Mustafa Ürkmez, Mediha Fiçor, Güllü Kartal, Ali Akgün gibi isimleri bulmalısınız.
Balçova'da Ercan Çınarlı, İsmail Yıldız, Sami Koçyiğit, Ali Yiğit ve tabiî ki başkan Çalkaya. Çeşme'de Nedim Gümüş, Yüksel Karpınar, tabi ki başkan Muhittin Dalgıç. Çiğli'de Ali Rıza Koçer. Konak'ta Sedat Uzunbay, Sinan Karamustafaoğlu, Muhsin Kurt. Menderes'te Ergun Özgün, Ayşe Ayık, Ali Yeşilyayla. Buca'da Erkut Tamay, Adem Erergin, İsmail Dallı, Atilla Yılmaz, İsmail Dallı, Veli Horoz, Nadir Naliç, Pınar Şen, Ahmet Yılmaz. Bornova'da Nevzat Kavala, Osman Peri, Atilla Sertel. Karşıyaka'da Cevat Durak, Cihan Türsen, Adnan Alabay, Hüseyin Çalışkan. Narlıdere'de Asker Güneş, Celal Yıldız ve tabiî ki başkan Abdul Batur. Menemen'de Tahir Şahin, Serdar Değirmenci. Dikili'de Osman Özgüven. Seferihisar'da Hüseyin Ercan ve tabi ki başkan Tunç Soyer. Torbalı'da İsmail Uygur, Sedat Uzunbay. Tire'de Yücel Özen, Halil Çulhaoğlu, Mustafa Güngör, Nedret Saçın, Zahide Özkul, İsmet Bozdağ. Ödemiş'te Mehmet Eriş, Hikmet Giriş ve tabiî ki ilçe başkanı Mehmet Birlik. Foça'da partiden ayrılmasına rağmen Osman Sert ve başkan Gökhan Demirağ. Güzelbahçe'de Kazım Şen, Yaşar Üremiş, İsmail Karademir ve ilçe başkanı Ednan Eraslan gibi isimleri hemen aklıma gelen, adayların görüşmeler yapıp desteklerini almaları gereken isimler olarak düşünüyorum. Tekrar vurgulayayım sadece bu isimlerle de görüşmeniz yetmez ne yapıp edip en geniş üye kesimine ulaşacaksınız. Etnik köken veya inanca dayalı politika veya ittifaklar yapmanız bazılarınca iddia edildiği gibi sizi listelerin üst sıralarına taşımaz.Örgütte emek harcamış, Atatürkçü- laik duruşa sahip adayların şansı bu dönemde daha fazladır bunu bilesiniz.
Güç kimde göreceksiniz demişken iktidara ve iktidar yanlılarına da bir iki laf edeyim. Urla, Çeşme, Karaburun gibi yarımadanın güzel ilçelerinde doğa katliamını hızla sürdürüyorsunuz. Son olarak geçtiğimiz günden beri Urla Ovacık Köyünde bir RES projesi için baltalarınızı yine elinize aldınız. Unutmayın yarımada halkı iç Anadolu halkına benzemez. Muhafazakar değildirler. Şeyh Bedrettin ve Börklüce Mustafa'nın at koşturduğu, kılıç salladığı topraklardır oraları. Yasa ve yönetmeliklerinize fazla güvenip iştahınızı kabartmayın. Halkın gücü her şeyden üstündür. Kızdırmayın yarımadalıları sonra güç kimde görürsünüz.