Özel işlerim nedeniyle yazılarıma bir süre ara vermek zorunda kalmıştım. Yazmadığım süre içerisinde hem CHP, hem de AKP’’de oldukça hareketli günler yaşandı. Yılın son ayında artan siyasi tansiyon şimdilerde biraz durulmuş görünse de gözler parti genel merkezlerine çevrilmiş durumda. Her iki partinin il teşkilatları Ankara’’dan gelecek haberleri bekliyor.
CHP’’de 80 kişilik yeni Parti Meclisi bu Cumartesi toplanarak Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyelerini belirleyecek. MYK üyeleri arasından Genel Başkan Yardımcılarının seçilecek olması, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’’nun yeni ’‘A Takımında’’ kimlerin yer alacağı sorusunu da akıllara getiriyor. Eski Genel Sekreter Önder Sav ile yaşadığı krizden ötürü geçen dönem 13 Genel Başkan Yardımcısı için isim bulmakta zorlanan Kılıçdaroğlu bu kez oldukça rahat. Çünkü 80 kişilik yeni PM’’nin neredeyse tamamını kendisi belirledi. Bu nedenle Kılıçdaroğlu’’nun Genel Başkan Yardımcısı sayısını 13’’ten 15’’e çıkarması bekleniyor. Durum böyle olunca kurultaydan önce Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürüten İzmir Milletvekili Oğuz Oyan ile eski İl Başkanı Alaattin Yüksel’’in MYK’’da girip, girmeyecekleri merak konusu.
Kulislerde Kılıçdaroğlu’’nun geçen dönem Dış İlişkiler ve Yurt Dışı Örgütlenmelerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevine getirdiği Prof. Dr. Oğuz Oyan’’a bu dönem görev vermeyeceği konuşuluyor. Kılıçdaroğlu’’nun Oyan’’ın yerine PM’’ye giren emekli büyükelçiler Osman Korutürk ve Faruk Loğoğlu isimlerinden birini tercih edeceği dile getiriliyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’’nun deyim yerindeyse ’‘yol arkadaşı’’ Alaattin Yüksel’’in şansı ise biraz daha fazla görünüyor. Yüksel’’in, Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’’nun da etkisiyle yeniden Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olacağı belirtiliyor.
CHP kulislerinde konuşulan bir başka iddia ise İzmir Milletvekili Mehmet Ali Susam’’ın da Genel Başkan Yardımcısı olacağı yönünde. Malum PM’’ye giren Alaattin Yüksel, Oğuz Oyan ve Hülya Güven gibi Kocaoğlu’’na yakın isimlerin karşısına Susam’’ı koyarak bir anlamda İzmir’’de denge politikası uygulayan Genel Başkan Kılıçdaroğlu’’nun benzer tavrı MYK’’da da sergileyeceği ifade ediliyor. Genel Başkan Yardımcısı sayısını artırması beklenen Kılıçdaroğlu’’nun, Susam’’a yeni oluşturulacak Genel Başkan Yardımcılıklarından birini vermesi bekleniyor.
******
AKP cephesinde ise tam bir sessizlik hakim. Ömür Kabak’’ın istifasının ardından boşalan il başkanlığı koltuğuna kimin getirileceği henüz kesinlik kazanmadı. Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Erdem’’in; ’‘Aday bolluğu yaşıyoruz’’ şeklindeki açıklamalarına karşılık, kulislerde ismi geçenlerin bile koltuğa talip olduğunu net bir şekilde dile getirmediklerini görüyoruz. İstifasını Referandum sonuçlarının hemen ardından sunduğunu söyleyen Ömür Kabak’’ın, üç ay sonra istifasını yeniden isteyen Genel Merkez’’in aradaki sürede yeni bir il başkanı ismi üzerinde karara varamamış olması dikkat çekici. Milletvekilleri, il yöneticileri, kadın ve gençlik kollarının görüşünün alınması, ardından teşkilat içinde temayüle gidilmesi ’‘hoş’’ ancak seçime altı ay gibi kısa bir süre kala il başkanlığı konusunda bu kadar ağır ilerlemesi çok da mantıklı gelmiyor. Kimileri Genel Merkez’’in ince eleyip sık dokuduğunu savunup, sürenin bu kadar uzamasının doğal olduğunu söyleyebilir ama bana kalırsa bu durum Kabak’’ın istifasını alan Genel Merkez’’in bir ’‘B’’ planı olmadığını gösterir. Şimdi gözler Ankara’’ya yani Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan’’a çevrilmiş durumda. Tüm teşkilat Başbakan Erdoğan’’ın görevlendireceği ismin kim olacağını konuşuyor. Yeni il başkanı birçok faktör dikkate alınarak belirlenecektir. Bana göre yeni İl Başkanı, Ömür Kabak’’ın istifasıyla sarsılan İzmir Teşkilatını yeniden toparlayabilecek deneyime ve genel seçimlerin yükünü kaldırabilecek enerjiye sahip biri olmalıdır. İzmir gibi önemli bir kente yaşanan bu belirsizliğin sonucu elbette kendisini 2011 seçimlerinde gösterecektir. AKP Genel Merkezi bu hafta içinde gereken atamayı yapmazsa, İzmir’’i girilmez ’‘Alamut Kalesi’’ olarak gören CHP’’ye karşı 2011 seçimlerinde zafer beklemek pek de gerçekçi olmaz.