EGEDESONSÖZ – İzmir Büyükşehir Belediyesi şirketlerinden İZELMAN’da örgütlü DİSK Genel-İş İzmir 3 No’lu Şube, 23 Kasım’da genel kurulunu gerçekleştirecek. Genel kurulda şube yönetimi, disiplin kurulu ve genel merkez delegeleri belirlenecek.
Şube başkanlığı yarışının mevcut şube yöneticileri Yılmaz Altun ile Eyüp Gülperi arasında geçmesi bekleniyor.
ALTUN’DAN 138 DELEGE DESTEĞİ AÇIKLAMASI
Şube başkanlığına adaylığını açıklayan Yılmaz Altun, sendikada 16 yıllık mücadele geçmişi bulunduğunu belirtti. Altun, 12 yıl işyeri temsilciliği yaptığını, 10 yıl İZELMAN İşyeri Disiplin Kurulu’nda görev aldığını ve son iki yılda Türkiye’nin farklı illerindeki örgütlenme çalışmalarına katıldığını ifade etti.
20 Ekim’de yapılan delege seçimlerine de değinen Altun, 200 delegenin belirlendiği seçimlerde 138 delegenin desteğini aldığını belirtti.
Yılmaz Altun’un adaylık açıklaması şu şekilde:
Disk Genel-İş Sendikamızda 16 yıllık bir mücadenin ardından İzmir 3 Nolu Şube Başkan Adayı olarak yola çıktım. 12 yıl İşyeri Temsilciliği ve aynı zamanda 10 Yıl İzelman İşyeri Disiplin Kurulunda aktif olarak görev aldım. Son 2 yılda Ülke genelinde bir çok ilde örgütlenme çalışmalarına katıldım.
İlk gün olduğu gibi bu ana kadar hep emekten yana olan tavrımı korudum, ve sınıf mücadelesini herşeyin önünde tuttum.
20 Ekim tarihinde yapılan Delege seçimlerinde, üyelerimizin büyük çoğunluluğunun desteğini aldık. 200 Delegenin seçildiği seçimlerde 138 arkadaşımızın güvenini kazandık. Bu desteğin her geçen gün büyüdüğünü görmek, aldığımız sorumluluğun göstergesidir.
Beraber yola çıktığımız arkadaşlarımızla, tüm üyelerimize mesajımız nettir.
“Sendikacılık makam değil, işçinin sorumluluğunu taşımaktır.”
Sendika başkanlığına aday olmamızın temel nedeni, işçilerin sesini daha güçlü duyurmak, çalışma yaşamında karşılaştıkları sorunlara çözüm üretmek ve sendikamızın emek, dayanışma ve adalet ilkelerini daha ileriye taşımaktır. Bizim anlayışımızda sendikacılık yalnızca seçim dönemlerinde işçinin yanında olmak değil, her zaman işçinin sorunlarını dinlemek, haklarını savunmak ve çözüm için mücadele etmektir.
Önceliğimiz, üyelerimiz arasında ayrım yapmadan herkesi kucaklayan, şeffaf, katılımcı ve hesap verebilir bir yönetim anlayışını hayata geçirmek olacaktır. İşçilerin ekonomik ve sosyal haklarının geliştirilmesi, çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve işyerlerinde yaşanan sorunların çözülmesi için kararlı bir şekilde çalışacağız.
Üyelerimizin karar süreçlerine katılmasını sağlayacak, onların görüş ve önerilerini dikkate alacağız. Çünkü sendikamızın gerçek gücü, yöneticilerinden önce üyelerinin birlikteliğinden gelir.
Dayanışma, sendikacılığın temelidir. Farklı düşüncelere sahip olabiliriz ancak emeğimiz, haklarımız ve geleceğimiz söz konusu olduğunda ortak bir zeminde buluşabilmeliyiz. Hiçbir üyemizin kendisini yalnız, sahipsiz veya değersiz hissetmediği bir sendika oluşturmak istiyoruz.
Bizim anlayışımızda ayrıştırmak değil birleştirmek, ötekileştirmek değil kucaklamak, sorunları görmezden gelmek değil çözüm üretmek vardır.
Biz bu yola kişisel çıkarlar için değil, emeğin hakkını savunmak ve sendikamızı daha güçlü bir yapıya kavuşturmak için çıktık. Sendikal mücadele bir kişinin değil, bütün emekçilerin ortak mücadelesidir.
Bize düşen, üyelerimizin güvenine layık olmak, verdiğimiz sözlerin arkasında durmak ve her koşulda işçinin yanında olmaktır.
İnanıyoruz ki, birlik olduğumuzda daha güçlü, dayanışma içinde olduğumuzda daha kararlı, adaletli olduğumuzda daha güçlü bir sendika olabiliriz.
Bizim mücadelemiz makam mücadelesi değil, emek mücadelesidir. Amacımız, işçinin söz sahibi olduğu, emeğinin karşılığını aldığı, hakkını ararken kendisini yalnız hissetmediği bir sendika anlayışını büyütmektir.
Emekten, eşitlikten, adaletten ve özgürlükten yana; üyeleriyle birlikte karar alan, üyelerine hesap veren bir sendika için yola çıktık. Çünkü inanıyoruz ki birlikte güçlüyüz, dayanışmayla kazanacağız.





