Trafikte ölümlerin fazla olduğu dönemlerde şahsen 'ölümleri sorgulayan yazılar' yazarım. Gene öyle oldu. Haberlerde sekiz günlük trafik ölümleri yüz on üçe yaralı adedi de altı yüz yirmi dörde ulaşmış. Yarın tatilin son günü, acele gidenler maalesef ecele gidecek gibi bir duygu içindeyim. Geçen asrın başlarında üzerine kitaplar romanlar tefrikalar yazdığımız 'kurtuluş savaşında ' ortalama günlük şehit kaybımız on dört. Bayram tatilindeki ortalama ölüm sayısından daha az. Şeytan akla 'acaba biz yeni bir kurtuluş savaşındamıyız' diye bir soru getiriyor. Nereye gidiyoruz? Arabaya bindiğimizde neden kuralları hiçe sayıyoruz. Her tarafta 'trafik canavarı olmayın' diye ikazlar var ama boşuna.
Hatırladığım kadar, ne zaman idareler, bayram tatillerini uzatsalar, yollarda kan gövdeyi götürüyor. Eksik olsun böyle tatil. Yılın üçte biri tatil, bu kadar tatil AB nin hangi gelişmiş ülkesinde var. Benim acizane görüşüm, dini bayramların süreleri çok uzun. Ramazan Bayramı iki gün, kurban bayramı üç güne indirilebilir. Hafta başı hafta sonu gibi gerekçeler ile bu süreler uzatılmamalı. Çalışma günlerimizde ortalama beş kişi trafikte hayatını kaybederken tatillerde bu kayıp üçe katlanıyor. Binlerce ailenin evine ateş düşüyor, ama biz tatildeydik diyoruz.
Son on yılda yol geometrisi duble yollar dolayısı ile epey düzeldi. Ölümlerin çoğu dikkatsiz sürüşten, hız limitlerinin çok üzerinde araç kullanmaktan, hatalı solamadan. Bu sonuçtan yol geometrisi çok küçük pay sahibi.
Trafik kazasına sebebiyete verilen cezaları üçe katlayıp ertelenmesini de uygulamadan kaldırarak bu trafik katliamını ortadan kaldıralım derim. Galiba teessürden önerim çok sert oldu. Affola