EGEDESONSÖZ- Gazeteci Fatih Yapar ile İntegral Araştırma Koordinatörü Ümit Yaldız, SonSöz TV yayınında İzmir Ticaret Odası Başkanı Mahmut Özgener önderliğinde düzenlenen “Ortak Akıl, Ortak İrade” programının etkileri masaya yatırıldı.

NEREYE ÇEKERSEN GİDER!
Gazeteci Fatih Yapar, İzmir’in 2027-2030 dönemine ilişkin projelerin ele alındığı programa ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Program toplumun birçok kesiminde dikkat çekti. Siyaseti mi düşünüyor diyenler var. Bakan mı, Büyükşehir Belediye Başkanı mı olmak istiyor gibi değerlendirmeler var. Kendisi İzmir Ticaret Odası Başkanı sıfatıyla uzun süredir hazırlandığı çalışma ile ilgili kendini ifade etti. ‘Ben İzmir’in önüne ekonomik ve ticaret anlamında yapabileceklerimizi ve Ticaret Odası Başkanı sıfatıyla kentin ekonomi yapısının başındaki kişi olarak bir projeksiyon çiziyorum’ dedi. Tarımdan turizme, ticaretten ulaşıma kadar birçok alanda değerlendirmeler yaptı. İzmir Valisi’nin görev alanıyla ilgili, ’neden karışıyorsun’ diyenler olabilir. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın görev alanıyla ilgili değerlendirmeler var. Körfez, çöp, katı atık, kentsel dönüşüm, inşaat her şey var. Herkes kendisiyle ilgili alan için, ‘bu bizim alanımız, ne alaka’ demiştir. Genel durum itibariyle uzun ve tanımlaması, yorumlaması geniş bir sunumdu. Nereye çeksen giderdi. Toplantıya katılanların memnuniyetle ayrıldığını gördüm. Ne anlattığını bilen ve metnin arka planındaki süreçleri de nokta nokta anlatan bir isim Özgener. Köydeki karayolu geçidi ile şehir merkezindeki sanayi alanın tanımlamasını anlatırken kavşak ve yol düzenlemesi gibi birçok konuyu anlatacak ayrıntıya vakıftı” dedi.

“BU ŞEHRİN ORKESTRA ŞEFİ BENİM” DEDİ
Ümit Yaldız yaptığı değerlendirmede, “Mahmut Özgener 8 yıldır İzmir’in önemli kurumlarından birinin en başında oturuyor. Oturduğu yerde de boş boş oturmadığını ortaya koydu. Büyükşehir Belediye Başkanlığına mı soyunuyor? Vekillik mi, bakanlık mı istiyor diyenler var. Bu aslında İzmir’in kısır döngüsü. Herkes İzmir’de şuna alıştı; herkes kendi evinin sorunlarıyla uğraşsın, kendi üyelerinin problemini çözsün. Ancak İzmir Ticaret Odası öyle bir kurum değil. İZTO, 1885’te kurulmuş. İzmir bir ticaret kenti. Yüzyıllardır İzmir dünyaya açık bir kent. Liman özellikleri ve ticaret alışkanlıkları üzerinden her türlü dönüşümü bünyesinde barındıran bir kent. Kentin en önemli simgesel kurumlarından bir tanesi İZTO. Üye hacmi bakımından, temsil ettikleri kitlenin ekonomik hareketliliği bakımında da öyle. İzmir ekonomisini İZTO üyeleri temsil ediyor. Sanayi odası ölçek olarak daha güçlü görünebilir ama orada 5-6 bin üye var. İZTO Başkanı 8 yıl boyunca da bir şeyler söyledi. Ekonomi Üniversitesi, Kemalpaşa Lojistik Merkezi gibi bir şeyler yaptı. Gelinen noktada İzmir kan kaybediyor. İzmir küme düşüyor. İzmir’de ciddi temel hizmetler dahil olmak üzere sorunlar var. Tüm bu sorunlara geniş bir açıdan bakıp önümüze bir özet koydu. Tüm kurumlara görev ve sorumluluk dağıttı. İzmir’de bir lider çıkışı gerçekleştirdi. İzmir ile ilgili stratejik öncelikleri ortaya koyduğunda kurum ve kuruluşların görev ve sorumluluk alanlarıyla ilgili hatırlatmalarda bulundu ve görev dağıttı. Bu şehrin orkestra şefi benim dedi. İzmir’in ayağa kalkması, düştüğü kümelerden olması gereken yere tırmanması için görev ve sorumluluk dağıttı” şeklinde konuştu.

ATIL BIRAKILAN ÇANDARLI LİMANI’NI HATIRLATTI
Yaldız şunları söyledi:
“Bu şehirde dünyanın en büyük 10 limanından biri olarak tanımlanan Çandarlı Limanı'nın 15 senedir atıl kaldığından biz bile bahsetmez olduk. Oraya milyon dolar paralar gitti. Binali Yıldırım döneminde İzmir’in en önemli projelerinden biri gösterildi. Birkaç defa satışa çıkarıldı, alıcı bulunamadı. İzmir’in bu alanda çağ atlaması için tasarlanan Çandarlı Limanı'nın atıl kaldığını kanıksadık, unuttuk. Çandarlı Limanı dünyanın 3. nesil gemilerinin yanaşacağı, İzmir’i limancılık alanında çağ atlatacak imkanlar sunuluyordu ve orada kaldı. Mahmut Özgener unutulan Çandarlı Limanı'nın oradan çekti ve tekrar İzmir’in önüne koydu. Şimdi bu limanın arka tarafındaki 36 milyon metrekarelik alanda rüzgar ekipmanları organize sanayi bölgesi yapmak suretiyle burada rekabete ortak olabiliriz dedi. Bunu birinin söylemesi gerekiyordu. Bunu bakanlık söylemiyorsa, Büyükşehir Belediye Başkanın söylemeye vizyonu yetmiyorsa, sanayi odası söylemiyorsa Ticaret Odası Başkanın söylenmesinden neden rahatsız olunuyor?
CEMİL TUGAY DURUMDAN RAHATSIZ!
Gazeteci Fatih Yapar, programın İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a etkilerinin olduğunu kaydederek, “Büyükşehir Belediye Başkanının bu süreçten çok rahatsız olduğu, yaşananlardan inanılmaz derecede etkilendiği belirtiliyor. Ulaşımdan, körfeze, çöp tesislerine kadar belediyenin alanındaki işlerle ilgili yapılacakları Mahmut Özgener gibi bir figürün anlatmasının Cemil Tugay’da rahatsızlık yarattığı bilgisi net. Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Mahmut Özgener’in bu çıkışından ve ödev dağıtımından rahatsız. Kendisi memnunum demediği sürece bu zaten belli” şeklinde konuştu.

MAHMUT ÖZGENER SÖYLEMESİN Mİ, KONUŞMASIN MI?
Ümit Yaldız, İZTO’nun kente katkı koyacak işlerle ilgili çalışmalar yapmasının rahatsızlık yaratmaması gerektiğini kaydederek, “İzmir’de irili ufaklı ekonomik bölgeler var. Gıda çarşısı, sanayi siteleri, mobilyacıların olduğu siteler var. İzmir Ticaret Odası Başkanı İzmir’in 25 yılına dönük vizyon çerçevesinde diyor ki, ‘bu ekonomik bölgelerle ilgili geniş bir araştırma yapalım ve büyük bir bölümünü yerinde dönüştürerek İzmir’e kazandıralım’ diyor. ‘Gıda çarşısına TIR'ların girip çıkabildiği cep lojistik alanı yapalım. Karabağlar’daki mobilyacılara kent kazandıralım’ diyor. Kentsel dönüşüm başlığında İzmir’deki üyelerinin çalışma alanlarının modernleşmesini ve şehrin ıssızlaşmadan entegrasyonunu söylüyor. Bunu İzmir Büyükşehir Belediye Başkanın da düşünmesi gerekir, vizyon belgesinde olması lazımdı. Mahmut Özgener bunu söylemesin mi? Bu şehrin ekonomik ömrünü doldurmuş ve fiziksel olarak depreme dayanıksız hale gelmiş sorun gibi algılanan bölgelere ilişkin konuşmasın mı? En az birinin dönüştürülmesine talibiz diyor” yorumunu yaptı.
İZMİR’DE YILLARDIR BİR LİDER BOŞLUĞU VAR
Yaldız şunları söyledi:
Torbalı 50 ilden fazla ekonomi üreten bir ilçe. Aliağa’da 30-40 il kadar Türkiye ekonomisinde pay sahibi bir ilçe. Şehir giderek kayıyor. İzmir’in birkaç farklı merkeze sahip olması lazım. O şehirlerin bir master plan anlayışı ile yeniden planlanması lazım. Aliağa-Torbalı arasında bir İZBAN var ama insanlar araçlarıyla gidiyor. Aliağa ve Torbalı’nın etrafıyla birlikte değerlendirilerek, master planı ile planlaması ve insanların orada yaşamayı tercih edecek hale getirilmesi lazım diyor. O bölgelerle yaptığım araştırmalarda insanlar ve gençler Aliağa ve Torbalı’da yaşamasından memnun olmadıklarını görüyorum. AVM, sosyal alan yok diyorlar. Mahmut Özgener’in söylediği de bu. Bunu birilerinin söylemesi lazım.
İzmir’in üstündeki toz bulutunun üflenmesi gerekiyordu. Mahmut Özgener bunu yaptı. İzmir’de yıllardır bir lider boşluğu var. Herkes kendi küçük dünyasında kendi evinin önünde oyun oynuyor. İzmir’e bütünsel olarak bakıp bu şehrin önümüzdeki 10-20-30-40 yılını düşünerek vizyon belgesini açıklayan bir kurum görmemiştik.

TUGAY, ÖZGENER’İ SİYASİ TEHDİT OLARAK ALGILAMIŞ OLABİLİR
Cemil Tugay’ın Mahmut Özgener’i “siyasi tehdit” olarak algılamış olabileceği yorumunu yapan Yaldız, “Cemil Tugay’ın rahatsız olduğu insan sayısı çok. Belki bizden de rahatsız. Dün beraber yol yürüdüğü insanların çoğundan rahatsız. Onu o göreve getirenlerden rahatsız. En başta Karşıyaka Belediye Başkanlığı öncesinde ona referans Tunç Soyer’den rahatsız. Cemil Tugay’ın rahatsız olması psikolojik alanda başka tanımlamalar gerektiriyor. Bunu bir tarafa koyuyorum ama siyasi olarak bir tehdit algılamış olabilir. Tam da ‘AK Parti’ye geçtim, refik oldum, mürettebat olmuşum, Cumhurbaşkanın yoluna refik olmuşum’ dediği dönemde birisi çıkıp vizyon belgesi sunuyor. Bana, ‘körfezi temizle, katı atık tesisi yap, bu şehrin trafiğinde insanlar neden yılda 122 saat geçiriyor? sorusunu sorsun diye mi geçtim’ diye düşünmüş olabilir. Rahatsız olmuş olabilir. Mahmut Özgener’in bu çıkışının, 25 yıllık vizyon belgesi içerisinde Büyükşehir Belediye Başkanlığı meselesini alt başlık olarak görüyorum. İzmir’in 5 yıldır kabinede bakanı yok. İzmir 3. Büyükşehir. En fazla vergi veren şehirlerden bir tanesi. Bu şehri kabinede 1-2 bakan hak etmiyor mu? Şehirlerin bakanı yok ama tesadüfen 6 tane Konyalı var. Nasıl oluyor bu?” dedi.
Ümit Yaldız şunları söyledi:
“Cemil Tugay’ın bu konuda rahatsız olduğuna dair duyumlar aldım ama bizzat konuşmadığım için teyit edemem. Ben olsam bakış açısını şuna yorardım, İzmir’in tüm kurum, kuruluşlarına İzmir’in yokları listesini açıklamış ve bunların nasıl var olacağını ortaya koymuşsunuz. Bu şehirde birlikte nasıl yol yürünebilir? Bu şehri kabinede bir bakan ile temsil edilse Tugay, Ankara’ya gidip Konyalı bakanlarla fotoğraf vermek yerine İzmirli bakanla beraber tüm bakanlıkları daha rahat dolaşır. Bazıları uçuk kaçık olsa da projelerini hayata geçirmesi daha kolay olur. Biz İzmir’de Binali Yıldırımlı yılları yaşadık. O yıllar AK Parti’nin altın yıllarıydı. Tüneller, çevreyolları, balıkçı barınakları dahil olmak üzere pek çok şey vardı. İzmir’in ciddi anlamda hükümet yatırımı aldığı dönemlerdi. Son 7-8 senedir sahipsizlik nedeniyle İzmir alması gerekeni yeterince alamadı.
BAKANLARIN CV’LERİNDE “İZMİR VAR MI, YOK MU?” DİYE BAKIYORUZ
Fatih Yapar ise şunları söyledi:
“İzmir adına bir şey talep edecek ise Ankara’ya gidildiğinde bürokratın özgeçmişinde İzmir var mı diye bakılıyor. Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun Karayolları İkinci Bölge Müdürlüğü yapmış olması bizim açımızdan sevindirici. Karayolunu, denizi biliyor. İzmir’i anlatabiliyoruz diye değerlendirme yapıyoruz. Murat Kurum geçmişinde Mavişehir’de emlak konut adına kontrol mühendisi olarak çalışmış. Biz yokluk içerisinde olduğumuz için bürokratların CV’sini açıp İzmir’i arıyoruz” şeklinde konuştu.
RAHATSIZ OLANLAR KENDİ KÜÇÜK DÜNYALARINDA MUTLU OLMAYI SEÇENLERDİR
Ümit Yaldız
Bu kadar yokluk dönemindeyiz. İzmir bu kadar sahipsiz bırakıldı. Bu açıklamadan rahatsız olması gerekenler ancak kendi küçük dünyalarında var olmayı seçenlerdir. Bu şehrin Ticaret Odası şemsiyesi altında bu doğruların ortaya konması, Çeşme Turizm Projesi, İnciraltı’nın planlaması gibi konular şehrin turizmde üçüncü ligden birinci lige getirilmesi önemli. Spor alanında Atatürk Stadı’nın yıkılıp Avrupa Şampiyonası’nın yapılabileceği bir stadyuma sahip olmanın anlatıldığı bir vizyon belgesinden neden rahatsız olursunuz? Rahatsız olanlar kendi küçük dünyalarında mutlu olmayı seçenlerdir. Ben İzmir Ticaret Odası’nın benzer vizyon belgesini diğer kurum ve kuruluşlarından bekliyorum. EBSO, Borsa, Deniz Ticaret Odası da yapsın. Aliağa Limanları’nın Tır parkının olmayışını Ticaret Odası Başkanı anlattı. Biz Deniz Ticaret Odası’nın bir vizyon toplantısına davet edilmedik, oradan böyle bir açıklama yapıldı mı bilmiyoruz. Türkiye’deki sanayi kuruluşlarıyla, deniz ticareti, ihracat rakamlarıyla ilgili bilgi ve belgeleri oradan gördük. İzmir’in her şeyine vakıf, her alanda pek çok başlığı bir arada görmek bizi mutlu etti.

ÖZGENER, BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI OLMAYA NİYETLENSE BUGÜNDEN Mİ AÇIKLAR?
Mahmut Özgener dünkü çocuk değil. İzmir’de önemli bir soyağacı var. Fakat 2,5 sene kalan bir seçime şimdiden adaylık ilan edecek kadar acemi olduğunu mu düşünüyorsunuz? Büyükşehir Belediye Başkanı olmaya niyetlense bugünden mi açıklar? Demek ki ortada artık yeter denilmesi ve milat anlamında bir çizgi çekilmesi gerekiyor. İzmir’de daha fazla düşemezsin ki. Her alanda düşmüşsün. Turizmde pay almıyor, sanayide kan kaybediyorsun. Limanların berbat. Kentin gündemindeki pek çok problem olduğu gibi duruyor. Bunların çözülmesini istemek İzmir’in 142 yıllık kurumunun başkanına yakışmaz da kime yakışır? Cemil Tugay da açıklasın. Cemil Tugay’ın dünyasında 25 yıllık İzmir vizyonu nedir? Nasıl bir vizyon çiziyor? Hükümetle beraber İzmir’de neyi vaat ediyor? Burada bir sürü verilerle desteklenen projeksiyon var. Pek çoğuna ortak da olabilir. ‘Ortak akıl ve ortak irade’ başlığı vardı. Bu İzmir’de son 20 yıldır olmayan bir şey. Birinin a dediğine öteki b der. İzmir birbirini çekiştirmekten, birbirini aşağı çekmekten bir arpa boyu yol kat edemedi. Çöp atacağın yer yok. İzmir leş durumdayken birisinin çeyrek asırlık vizyonu açıklamış, son ben rahatsız oldum. Rahatsız olunmayacak bir İzmir ortaya koysaydınız da adam çıkıp, ‘körfezi temizleyin, çöpü dökecek yer yapın, trafik sorununu çözün, Halkapınar metrosunu hayata geçirin’ demesine gerek kalmasaydı.





