İlk verdiğim 'Duygusal Zeka' eğitimlerinden birinde 'Duygular neden önemlidir?' konulu tartışmamız esnasında katılımcılardan bir arkadaşım şöyle bir karşılık verdi. Bakalım size de bu tanıdık gelecek mi?
'Duyguların yutkunulması ve sözlerin tartılması. Hatta sözleri tartarken ve duyguları bastırmaya çalışırken bu ne kadar doğru diye düşünüyorum?
Bu iyi mi hayır kendini düşünürse insan yorucu.
Bazen ki sözler ağzımıza istemeden bir bez parçası tıkılmış gibi tıkılınca bu çok kötü bir duygu çünkü o an nefes alamıyor gibi hissediyorsun.
Bilmem hiç böyle bir durum kendi yaşamından aklına geliyor mu?
Bu durumda ne yapmıştın?'
Bu konuda ben bir şey söylemeden başka bir arkadaş 'ben cevaplayabilir miyim bunu?' dedi.
'Yaşamaz mıyım hiç. İş yaşamımda zaman zaman yaşadığım duyguydu bu.
Belirli bir döneme kadar seçme sansım yoktu. Yapabilecek bir başka işim yoktu.
Zorunlu hizmetimi tamamlamalıydım. Her şey belli noktaya gelince önce kendi isteğimle emekli oldum. Sonra başladığım işte bir şeyler dayatmaya çalıştılar, oradan ayrıldım. Sonra çalıştığım işte de beni bir şekle sokmaya çalıştılar oradan da ayrıldım. Ayrılmak çözüm mü derseniz. Elbette çözüm değil. Savaşmak lazım ama bende savaşacak istek yoktu ve savaşın sonucu ben galip gelsem de onlara yarayacaktı. Şimdi kendim gibi birilerini buldum. Kendi çapımda bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Daha fazla kendim olabilme şansım oluyor.'
Arkadaşın bu yorumunu duyunca Üstat Stephen Covey aklıma geldi. Tanrının diğer canlılardan farklı olarak insanlara verdiği en önemli özellik 'seçme özgürlüğü'dür der. Üstat, insanların seçme özgürlüğünü, 'özbilinç, hayal gücü, vicdan ve özgür irademizi' kullanarak ortaya koyabileceğimizi vurgulamaktadır.
Duygularımızı yutkunmak zorunda kaldığımız her an seçme özgürlüğü ile hareket etmek mümkün olmayabiliyor. Bazen şartlar uymuyor, zaman uymuyor, sorumluluklarımızı düşünmek zorunda kalıyoruz, cesaret edemiyoruz...
Bu tür durumlarda yutkunduğumuz duygu içimizde kalırsa, zaman zaman bu duygu anını düşünüp kendi kendimize dert edersek, farkında olmadan stresimiz yükselmektedir. Stresli halimiz ev ve iş yaşamındaki ilişkilerimizi etkilemesinin yanı sıra, verimliliğimizi de olumsuz etkilemekte ve psikosomatik hastalıkların pençesine düşmemize yol açmaktadır.
Bu durumdan kurtulmak için, yutkunduğumuz duygular ile yüzleşmek, bunların olumsuz etkilerini üzerimizde tutmamak için bunları kendimizce geliştireceğimiz kişiye özel yöntemler ile bertaraf edebiliriz. Mesela;
* İç sesimizi kontrol altında tutarak.
* Olayların ve insanların iyi taraflarını görmeye çalışarak.
* Ruhsal ve bedensel dinlenmeler yaşayarak.
* Aile ve arkadaş çevresinin desteği ile
* Gevşeme becerisi ve/veya kişisel hobiler edinerek.
* Gerektiğinde ve umarım hiç kimse için gerekli olmaz profesyonel psikolojik destek alarak.
Duygularınızı yutkunmanızı gerektirecek anlar yaşamamınız dileğimle...