AKP İktidarının Türkiye’’ye yaptığı en büyük kötülük, demokrasiyi tanımayan dini grup ve cemaatlere devletin en önemli birimlerinde ’“kadrolaşma’” olanağı tanımasıdır. Bu bilerek yapılan ’“yol verme’” ve ’“izin verme’” sayesinde bu gruplar özellikle son 9 yılda büyük birer ekonomik ve siyasal güç haline geldiler ve Cumhuriyetin damarlarını teker teker kesmeye başladılar.

Cumhuriyetin temel direklerini korumakla görevli, Cumhuriyet Savcılarından şu sorulara açıkça, mertçe cevap vermelerini istiyorum;
’“Demokratik Rejim içinde Cemaatler- Tarikatlar-Hizbullah gibi örgütlenmelere yer var mıdır?’”
’“Cemaatlerin-Tarikatların-Hizbullah gibi grupların anlayışında Demokrasi’’ye yer var mıdır?’”
’“Anayasamızın 174. Maddesi ve Devrim Yasaları halen yürürlükte midir ve sizleri de bağlar mı?’”

Bir yabancı ülkenin ve onun istihbarat kuruluşunun kucağında, onun korumasıyla yaşayan bir cemaatin; Türkiye’’nin devlet işlerline müdahale etmesini, Emniyet-Adalet-Mülkiye- Milli Eğitimde örgütlenmesini, Diyanet İşleri Başkanlığının ve Dernekler Masasının denetimini hiç takmamasını, Milyarlarca Dolar servetlere sahip olup tek ’“Allah Kuruşu !’” vergi vermemelerini makamlarının başında ’“Cumhuriyet’” olan Sayın Cumhuriyet Savcılarımızın nasıl görmezden geldiklerini anlayamıyorum. Sizler anlayabiliyor musunuz?...

Üstüne üstlük, bu Cumhuriyet ve Atatürk düşmanları ile boğuştuğum için bana doğrudan dava açan Cumhuriyet Savcıları var. Demokrasi ve Laik Cumhuriyet düşmanı bu takıma ’“Tarikat Artığı’” dememi, hakaret olarak görüp, devlet büyüklerine hakaretten hakkımda soruşturma açanlar var. Tabii ki, mahkemede Sayın Savcının iddialarını belgeleri ile çürüteceğim ve sonra bu savcı hakkında ’“Görevini kötüye kullanma’” suçundan ben dava açacağım.

İşi gücü bıraktık bir de, Atatürk’’ün ve Laik Cumhuriyetin savunucusu olması gereken Sayın Savcılarla da yasal ortamda hesaplaşacağız. Ne kadar zormuş Türkiye’’yi sevmek, Atatürk’’e ve Laik Cumhuriyete sahip çıkmak’…

Aile olarak bu kutsal dava uğruna idam sehpaları gördük, yıllarca cezaevi gördük, işkenceler gördük, servetler harcadık. Atatürk ve Laik Cumhuriyet düşmanlarının bizlere yapabileceği kötülükleri misliyle geçmişte yaşadık. Bu yüzden ellerinden geleni artlarına koymasınlar. Yel, kayadan ne koparır ki?

Yukarıdaki sorularıma yanıt verecek ’“CUMHURİYETİN SAVCILARI’” neredesiniz?Sizlere görevlerinizi hatırlattığım için bana yine dava açacaksanız, her yazımın altına telefon numaramı koyuyorum. Lütfen tebligat için devlet parasını boşa harcamayın. Arayın, ben hemen gelirim’…

TOP YUVARLAKTIR

Bu deyiş, futbolda her şeyin olabileceğini ifade eder. Futbolda başınıza gelecekleri baştan kestiremezsiniz. Her an her şey olabilir. Bir bakarsınız seyirci sizi alkışlar, gökyüzüne çıkarır, bir bakarsınız küfürü basmış sizi yerin dibine sokmuş. Futbolla ilgilenenler hele futbol oynayanlar bu değişmez kuralı çok iyi bilirler.

Başbakan Erdoğan hem futbolcudur hem de iyi bir at binicisidir. Bakmayın siz attan düştüğüne. O kaza tamamen ’“Ergenekon Terör Örgütü’’nün’” tertibi imiş!.. Örgüt, o atı TSK’’nın haralarında militan olarak yetiştirmiş ve Başbakanımıza tuzak kurmuştur diye düşünen çok sayıda Bakanımız var bu ülkede’…

Başbakan siyaset çalışmalarında da sıkça futbol dili kullanır. Örneğin;
*AB ile aynı takımda oynuyoruz, niçin ayrımcılık yapıyorlar?
*Berlusconi pası verdi, golü biz attık.
*Biz çift kale maç yapıyoruz, adam bizim kalemize gol atıyor.

Futbolu oynayan ve bilen biri olarak Başbakan Erdoğan kimseyi tehdit etmeye kalkmasın. Bu iş artık dikiş tutmaz. Hiçbir yönetimin gücü bu konuda taraftarını frenlemeye yetmez’…

Her takımın taraftar grupları hazırlıklara başladılar bile. Beşiktaş’’ın Çarşı Grubunun ’“İlmî ve Ulvî’” çalışmaları devam ediyor. Eğer Ata Demirer’’den izin alınabilirse ilk maçtaki slogan belli oldu;
Al stadını, sok çuvala
Al stadını, sok çuvala,
Salla salla, vur duvara
Salla salla, vur duvara’…..