Başbakan Erdoğan'ın Kasımpaşalı sert görüntüsünün altında meğerse ne esprili bir kişilik saklıymış… Belki de bana öyle geliyor! 1. Uluslararası Teknoloji Bağımlılığı Kongresi'nde yaptığı konuşmanın 'çocuk yapma' bölümünde 'üç çocuk yapın' önerisini beş çocuk yapmak olarak revize etmesindeki mizahi yan süper…

Erdoğan konuşmasında; 30-40 yıl önceki kadınların vaktinin, bugünün insanından daha fazla olduğunu, o kadınların bugünün ev kadınları kadar yoğun, o kadar meşgul olmadıklarına işaret ederek, o kadınların elde çamaşır yıkadıklarını kendi eşinden örnek vererek anlatmış.
Haklı… Amerikan bezinin hayatımızdaki yerini bilmeyen yoktur. Hatta daha da geri giderek çamaşırların sokaklarda koca koca kazanlarda kül ve soda ile kaynatılarak temizlik ve hijyen sağlama uğraşlarıyla da konu örneklenebilirdi.
Bunlar Türkiye'nin gerçekleri… Ama bu gerçeklerden yola çıkarak 'Şimdikilere bakıyorsunuz, bir tane yeter Başbakanım diyor. En az 3 tane yap. Bak şartlar çok kolaylaştı. Beş çocuk bile yapabilirsiniz' e varabilmek yetenek ister.
Bir baba adayı olarak bu açıklama ile mutlu olmam gerekirdi ancak moral olacak konuşma ile arama eşimin havanın da iyi olmasından istifade, bebek malzemeleri satan mağazaları dolaşma teklifi girince mutluluğu askıda bıraktım. Bebek beşiği, odası, yatağı yorganı vs. için ilk mağazaya girdiğimizde daha, dakika bir gol bir…
Fiyatlara sağından, solundan, üstünden, altından baktığımda da netice değişmeyince anladım ki 'çocuk yapma' işi bebek beziyle sınırlı değilmiş… Salt odası için daha halısı, perdesi, oyuncağı… Sonra giysisi, maması… Sokağa çıkartmak için arabası vs. var. Bunlar sadece misafir eve gelmeden önce hazır edilecekler.
Yüzlerle hatta binlerle ifade edilen fiyatlar işin daha 'çerez'i. Asıl bomba çocuk kreş ve okul çağına geldiğinde…
Espriyle başlamışken, şaka mı ciddi mi olduğunu pek anlayamadığım polisin toplumsal olaylarda kullandığı gazları konu alan 'Gaz insan sağlığına zararlı değil' diyen bir açıklaması oldu İçişleri Bakanının…
Bakan Şahin BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan'ın, göz yaşartıcı gaz kullanımına ilişkin yazılı soru önergesine verdiği yanıtta, Emniyet envanterinde olan göz yaşartıcı gaz silahlar ve mühimmatlarının bütün modern teşkilatlarda kullanıldığını belirtmiş.
Ben şaka mı ciddi mi diye konuşmanın boyutunu algılamaya çalışırken CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu'nun, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in göz yaşartıcı gazlarla ilgili ifadelerini geri çekmesi ve kamuoyundan özür dilemesi gerektiği yönünde bir açıklaması oldu.
Daha önceki yazılarımda da belirtmiştim Sayın Tanrıkulu CHP içinde yakından izlemeye çalıştığım isimlerin başında geliyor. Derhal açıklamalarının devamını takibe koyuldum... Tanrıkulu 'Sayın Bakan acaba Metin Lokumcu'nun ölüm nedenini bilmiyor mu?' diyerek bir yandan açıklamanın geri çekilmesini ve kamuoyundan özür dilenmesini isterken, diğer yandan Bakanın açıklamasını, insanın aklına vaktiyle çayda radyasyon olmadığını göstermek için 'bir bakanın kameralar önünde çay içme eylemine' benzeterek konuyu esprili bir boyuta taşıdı.
Dramı komediye çevirme becerimiz takdire şayan vesselam…