EGEDESONSÖZ- CHP Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Rıfat Nalbantoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'i belediye başkan adaylarını belirleme sürecinde yapay zeka kullanması üzerinden eleştirdi.

CHP'den seçilen çok sayıda belediye başkanının AK Parti'ye geçmesi ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Nalbantoğlu, "Belediye başkanlarını belirlerken kullandığınızı söylediğiniz yapay zekâ AKP sempatizanı olabilir mi?" dedi.

MHP’li Akçay’dan Manisa'da ‘Terörsüz Türkiye’ mesajı: “Türkiye’nin ayağındaki pranga sökülüyor”
MHP’li Akçay’dan Manisa'da ‘Terörsüz Türkiye’ mesajı: “Türkiye’nin ayağındaki pranga sökülüyor”
İçeriği Görüntüle

Nalbantoğlu, yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

"Manisa Milletvekili Sayın Özgür Özel,

Belediye başkanlarını belirlerken kullandığınızı söylediğiniz yapay zekâ AKP sempatizanı olabilir mi?

Çünkü tercih ettiğiniz belediye başkanlarının önemli bir kısmı bugün AKP saflarında yer alıyor. Demek ki algoritmanız; karakteri, siyasi aidiyeti, parti kültürünü ve seçmenin emanetine sahip çıkacak iradeyi ölçememiş.

Teknoloji hata yapabilir. Ama siyasette asıl sorumluluk, kararın arkasında duranlarındır.

“9 milyon seçmen iradesi hapiste” diyorsunuz.

Peki CHP’den seçilip daha sonra AKP’ye geçen;

1 Büyükşehir Belediyesi
• Aydın Büyükşehir

1 İl Belediyesi
• Afyonkarahisar

20 İlçe Belediyesi
• Gaziantep / Şehitkamil
• Gaziantep / Karkamış
• Aydın / Söke
• Afyonkarahisar / Dinar
• Ankara / Haymana
• Ankara / Keçiören
• Edirne / Keşan
• Antalya / Aksu
• Antalya / Serik
• Konya / Seydişehir
• Aydın / Yenipazar
• Aydın / Sultanhisar
• Batman / Hasankeyf
• Yalova / Altınova
• Ardahan / Göle
• Tekirdağ / Hayrabolu
• İstanbul / Beykoz
• İstanbul / Tuzla
• İstanbul / Çekmeköy
• İstanbul / Şile

Üstelik bu listeye beldeleri dâhil etmedik bile…

Buna rağmen yaklaşık 3,3 milyon seçmen ve 4,8 milyon nüfusun iradesinden söz ediyoruz.

Peki bu vatandaşların iradesini nereye koyacağız?

Yoksa “seçmen iradesi” sadece siyasi söylemlere uygun olduğunda mı hatırlanıyor?

Peki bu tablonun siyasi sorumluluğunu kim üstlenecek?

Yoksa bu da “hesap soracağız” ve “içi zaten bomboş” söylemleri gibi, içi boş bir slogandan mı ibaret?"