İzmir'de CHP konusunda onlarca 'profesyonel ' kalem dururken bu siyasal harekatın geldiği noktayı, içinde bulunduğu çıkmazı yazmakta bana düştü.

Adını halktan alan, halkı yönetmek için yola çıkan ancak' sen cahilsin, sen göbeğini kaşıyan adamsın, sen çobansın oyum seninle bir olamaz, makarnayla, kömürle kandırılırsın' tavrıyla Ege sahillerinin en büyük partisi olan CHP; bu tabloyu eleştirmek yerine, onunla teselli buluyor.

Sorgulanması gereken şudur?

Elitizm ile halkçılığı bir arada pazarlamak aynı torbaya koymak sosyolojinin ruhuna aykırıydı. Bana göre, siyaset bilimi bir kez daha yanılmadı.

Ulusalcılığı, korku milliyetçiliğini, şovenizmi halkı bir arada toplama enstürmanı olarak kullanmak da 'Türkiye partisi olma' hedefiyle örtüşmüyor.

Belli korkulardan ve sınırlı sloganlardan beslenen 'ezberci' topluluklar… aslında dinsel öğelere dayanmasa da birer cemaattirler.

CHP için; 'Türkiye'nin en büyük cemaatidir' diyen bir sosyal bilimciye, partinin vereceği cevabı merak ederim.

Önlerine hemen CHP'nin örgütlenme biçimini koyarım. Ve İzmir örneğini masaya yatırırım. İzmir'deki örgütlenme biçiminden, kadrolaşmalarından, belediyeleri yönetme stratejilerini sıralarım.

'Bir CHP'linin kocaman referansı' olmadan kim İzmir'de bu siyasal harekatın ya da cemaatin tek bir karesinde yer alabilir. Bilgisini, birikimini, enerjisini parti yararına kullanabilir.

Sayın Kocaoğlu 'bizde kartvizit yoktur' dese de. Bana kadrolarında CHP rozeti taşımayan bir teknokrat, bürokrat gösterebilir misiniz?

Özetle; CHP sadece kendi cemaatinden oy alabilen ve öylece büyüyen bir parti.

Evet CHP Türkiye'nin en büyük cemaatidir.

Lütfen hemen öfkelenmeyin.

Birazdan vereceğim rakamları beni haklı çıkaracak.

Çünkü siyaset sosyolojisi bakımından durum hazin ( içine dönük, dışa kapalı bir topluluk) (community) Günümüz CHP'si işte bu hastalığın pençesinde.

CHP Genel Başkanı sayın Kılıçdaroğlu ile yerel seçimler öncesi görüştüğümde de aynısını söylemiştim.

Çünkü; sosyolojik tabanın siyasal sosyolojiyle ilişkisi tamamen kesik. CHP kadroları da yaşlı, yorgun ülke gerçeklerinden habersiz…

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun 'çoğu genel başkan yardımcılarını tanımıyorum' demesi de o içe kapalı daraltılmış yapıyı (community) gösteriyor.

Ilımlı, sistemle barışık Kürtlerin içinde yer almadığı, merkezine alınmadığı bir siyasal harekatın bu ülkede asla ve asla başarıya ulaşamayacağını hala kavrayamadılar.

AK Parti'yi taşımaktan, savunmaktan, canlı tutmaktan yorulan kitleleri merkez sağa toplayacak stratejiler geliştiremeyen bir CHP nasıl başarılı olabilir?

Ak Parti'nin iktidar olmasındaki sır…başta Kürtler olmak üzere toplumun bütün kesimlerini kedisine ortak etmesini bilmesidir. 'Gemi batarsa bizde beraberinde batarız' diyen milyonların bütün kararlara ve süreçlere dahil edilme becerisinin gösterilmesidir.

Çözüm süreci bu siyasal ortaklığın en güçlü ayağıdır. Bu ayağın kırılmasına kimseyi razı edemezsiniz.

CHP Liderinin ünlü bozkurt işaretinin, koyun sürüsünde yarattığı paniği gözlemledim.

Türkiye yıllardır bunun bedelini ödüyor. Hem de 50 bin can vererek, 35 yıllık bütün birikimini, enerjisini kardeş kanını dökerek tüketti. İşte 30 Mart 2014 yerel seçimlerinde Diyarbakır'da ortaya çıkan tablo;

BDP % 55

Ak Parti %35

CHP %1.30

Hemen belirtmeliyim. Aynı CHP'nin yasaklı olduğu dönemde SHP (Sosyal Demokrat Halkçı Parti) 1989 yerel seçimlerinde Diyarbakır Belediye Başkanlığını Turgut Atalay'la Kazanmıştı. Aynı yıllarda Güneydoğu'da gazetecilik yapıyordum. 1990' larda Kürtlerin umudu bugünkü adıyla CHP idi. 'Diyarbakır'ı tıpkı İzmir gibi CHP'nin kalesi' olarak yazardık, yorumlardık.

Deniz Baykal döneminde ise CHP Kürtlerden koptu ve sahil kentlerine sığındı.

Oysa Türkiye partisi, Türkiye'nin her bölgesinde olmak zorundadır. Bu coğrafyanın her noktası için, her sorunu için çözüm üretme mecburiyeti vardır. Baykal'la birlikte o sayfada kapandı.

CHP, İttihat ve Terakki'nin 'Kemalci' versiyonu çizgisinde kendine bir yer bulma çabası içine girdi.

30 Mart yerel seçimlerine önce Güneydoğu'dan bakalım;

CHP 1.30

MHP 0.61 topla 1.91.
Hüda Par
è 4,76
Hüda Par Batman'da CHP ile MHP toplamından fazla oy almış.

Özetle; CHP ile MHP bu bölgeden taşınmış. Tekrar yerleşmeye de niyetli görünmüyor.

Batman, Seçim sonuçlarına göre
CHP 0.73 + MHP 0.57 = 1,30
Hüda Par
è7.80

'Batman BDP bildiğimiz gibi è 56,35

Bir önceki yerel seçimde (29 Mart 2009)
CHP Doğu ve Güneydoğu'da 15 ilde 'Yüzde 5'in altında' oy almıştı.

Kopuş hızla devam ediyor.

CHP'nin 30 Nisan 2014 karnesi de bu seçimde güven verici, umut vadedici değil.

Kabaca bakalım
Diyarbakır 2009 %1,02 2014 %1.30
Batman 2009 %1,63 2014 %0,73
Şırnak 2009 %1,71 2014 %1,54
Ağrı 2009 %2,22 2014 %0,73
Van 2009 %2,50 2014 %0,73
Şanlıurfa 2009 %2,75 2014 %0,32

Bu tablo şu acı gerçeği ortaya koyuyor. CHP kucağında büyüttüğü günümüze taşıdığı Kürt meselesini Ak Parti ve BDP'ye havale etmiştir.

Sonucun Türkiye yansıması 30 Mart Yerel Seçimlerinde daha da somutlaştı.

AKP %45,6,

CHP %27,8,

MHP %15,2 oy aldı.

BDP ve kardeş partileri %4,2 + HDP %1,8 oyunu ilave edince, DTP/BDP çizgisi korundu.

Seçim sonuçlarına göre CHP 26 ilde %5'in,

11 ilde %10'un altında...

Yani tam 37 ilde genel seçim barajını bile aşamamış.

Bir de CHP'nin 2011 genel seçimlerinde Milletvekili çıkardığı illere bakalım:

Kayseri: %8.75,

Tokat: %5.28,

Sivas: %4.84,

Afyon: %5.36,

Isparta: %9.91…

Konya %5.35

CHP'nin kalesi İzmir'de 2009'da %55.2 è 30 Mart 20014 günü %45.86'ya düşmüş!

CHP İzmir'deki 30 ilçenin 29'unda galibiyetle seçime girmiş bu kez 8 ilçesini yitirmiş...

Kırklareli'nde %49.88'den %37.88'e düştü.

Edirne'de %48'den %36.86'ya geriledi.

Mevcut belediyelerin 84'ü kayıp Hatay ve Burdur' alındı ama…

Antalya, Mersin, Ordu ve Artvin gitti.

'CHP başarılıdır' diyenler için bütün bu rakamların bir anlamı olmayabilir.

Düşündürücü olan sırtını Anadolu'ya çevirmiş, içine kapanmış bir CHP'nin hala Türkiye'nin en büyük cemaati olduğu gerçeğidir.