Çok değil daha bir kaç yıl önce gazete manşetlerini 'Buca'da altyapı devrimi' tümceleri süslüyordu...
Bucaspor yönetiminin tam yetki verdiği Mehmet Seyit Özkan, 'Onlar benim çocuklarım' dediği minikler ordusuyla 'Buca Genç Akademi'yi kurmuştu...
Kaynaklar'daki tesisler cıvıl cıvıldı!..
Futbol dünyası minik, yıldız ve gençlerde yeni yetenekleriyle buluşuyordu...
İnsanlar İzmir futbolundaki çöküşü gördükçe ve yaşadıkça içleri burkuluyordu; geçmişin görkemli günlerini yaşamış olanlar 'nerede o günler' diye hayıflanıyordu ya!..
İşte o kötümserliği ortadan kaldıracak gerçek bu altyapı yatırımı olmalıydı...
Yüzler gülüyordu; gözlerde bir umut ışığı belirmişti; yürekler kıpır kıpırdı...
Buca Genç Akademi, çok yeni bir oluşum olmasına karşın kısa sürede önemli işlere imza atıyordu; Uluslararası turnuvalar, Türkiye çapında başarılar peş peşe gelmeye başladı...
Genç yıldızlar parladıkça, transfer teklifleri birbiri peşi sıra geliyordu. Gençlerin de, onları ortaya çıkaran teknik adam ve yöneticilerinin de yüzü gülüyordu...
Ortada bir emek vardı ve o alınterinin karşılığı da alınacaktı elbette!..
Her şey, Buca'da genç yetenek Salih'in Fenerbahçe'ye transferiyle ortaya çıktı! İnanılmaz bir kavga başladı Bucaspor yönetimi ile Buca Genç Akademi'nin kurucusu Mehmet Seyit Özkan arasında!..
Neydi bu kavga?
Özkan, Bucaspor yönetiminden Salih'in transferi nedeniyle bonservis bedelinden pay istiyordu! Çünkü kulüp ile aralarındaki anlaşma böyleydi. Yönetim bu çağrıya sessiz kaldı! Belki işin perde arkasında daha öncelere dayanan bir çekişme, kavga ve para ilişkisi vardı!
İşin orasını bilemiyoruz ama kavga öyle bir boyuta ulaştı ki, işte o umut saçan güzel manşetlerin yerine oturdu!..
Şimdilerde, o haberlerin yerinde savcılık başvuruları, mahkemeler, haciz ve birbirini suçlayıcı açıklamalar yer alıyor!..
Ve Buca Genç Akademi'nin kurucusu Mehmet Seyit Özkan, görevinden ayrılıp Altınordu AŞ'nin başına geçiyor; yeni bir genç akademiyi kırmızı-lacivertli bünye içerisinde oluşturma çabasına giriyor. Bu kez Altınordu sevinçli, umutlu!..
Özkan'ın açıklamalarına göre Bucaspor Kulübü Derneği'nden 7; Bucaspor Gençlik ve Geliştirme Derneği'nden 6 milyon lira alacağı var... Önce parayı istiyor; ardından akademideki gençleri yeni oluşuma çağırıyor... Ardından Buca'ya haciz memurları yığılıyor! Kulüpte, tesislerde ne var ne yok toparlayıp götürüyorlar!..
İnanılır gibi değil ama gerçek!
Bucaspor Kulübü Başkanı Mehmet Bektur, bir yıl önce o malları 'başkaları gelip haciz uygulatmasın' diye haczettirdiklerini, Murat Dizdar'ın yeddiemin atandığını, şimdi götürülmesinin yasadışı olduğunu savunup savcılığa koşuyor; kuşkulu faturalar olduğunu savlıyor, zimmet ve hırsızlık davaları açılıyor!
Şu olup bitene bir bakar mısınız?
'Bu bir düş olmalı' diye de düşünebilirsiniz. Oysa tümüyle gerçek!..
Bir büyük altyapı hamlesini gerçekleştiren insanlar şimdi neredeyse kanlı-bıçaklı. 'Bu iş böyle bitmez' açıklamaları da süreceğini gösteriyor...
Dünyanın dördüncü büyük sanayisi konumuna gelen futbolda para işte böyle kavgaların yaratıcısı oluyor!..
Birileri yaptığı yatırımın karşılığını almak için uğraşıyor; birileri paylaşmamak için direniyor!..