Partisinin merkez Yıldırım İlçe Teşkilatı tarafından düzenlenen toplantıya katılan Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, yolsuzluk iddialarına ilişkin; 'Bir iki kişinin yaptığı hükümete mal edilemez. Bunun hesabını o insanlar verecek. Bizim hükümet olarak, parti olarak bu işlerle en ufak bir ilişkimiz yok' demiş…
Son dönemin moda tabiriyle 'Bülent Arınç ne içiyorsa bana da ondan verin'
Bursa'daki konuşma 'arşivdendir herhalde' diye düşündüm ancak ertesi gün gazetelerde metnin tamamını görünce yanıldığımı anladım.
Bir iki kişi… Binlerce polisin, yüzlerce polis müdürünün, yüzlerce savcının yerinin değişmesini bu 'bir iki kişi' mi sağladı? Vay beee…
Operasyonları durdurabilme gücüne sahip 'bir iki kişi'… İyi ki üç dört veya beş altı değilmiş sayıları!
'Rüşvet ve yolsuzluk operasyonunun' 2'nci dalgası için mahkemenin verdiği arama ve gözaltı emirlerinin uygulanmasını engelleyebilen…
14 aylık teknik takip sonucu ortaya saçılan milyonlarca doları, kasaları, ayakkabı kutularını, para sayma makinelerini, kasa odalarını 'paralel yapı, çete' hikayeleriyle unutmamızı isteyen…
Yargıyı hükümete bağlama girişiminde bulunan...
Bir iki kişi…
Evinden dört buçuk milyon dolar para çıkan banka müdürüne 'iyi ve saf bir çocuk' diyen de 'bir iki kişi' miydi?
'Bizi haşa yolsuzluğun içine batmış bir hükümet olarak göstermeye çalışan güçler var. Yurt dışından destek alıyorlar. Bu iftira tutmaz. Biz bu partiyi kurarken yoksulluk ve yolsuzlukla mücadele edeceğiz dedik. Bugün hamdolsun. Bu hesabı şerefle veren bir hükümetiz'
'Bu hesabı şerefle veren bir hükümetiz' Savcıların davadan el çekmesi ve iddianamelerin çöpe gitmesi verilen hesaba dahil mi? Veya bir türlü meclise gelemeyen fezlekeler?
Dedim ya 'Bülent Arınç ne içiyorsa bana da ondan verin'