Eskiden böyle değildi. Belediye Başkanları kişisel reklama bu kadar kendilerini kaptırmazlardı. Kurumun önüne bu kadar geçmezlerdi. Akıllarına bile gelmezdi. Ayıp sayılırdı, çok yaadrıganırdı.
Üçkuyular’da yaşadığımız dönemde, günün birinde, kaldırımda bir tabela dikkatimi çekmişti. O zaman Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Piriştina ve Konak Belediye Başkanı da Erdal İzgi idi. Tabelada “Bu çalışmalar, sizlerin vergileri ile yapılmaktadır.” Başkan adı yoktu tabelada. Konak Belediyesi ya da Büyükşehir Belediyesi yazıyordu sadece.
Tarihi tam hatırlamıyorum ama en az sekiz yıl önceydi, Seferihisar’da bir toplantımız vardı. Egede Barış ve İletişim Derneği’nin o zamanki başkanı Tunç Soyer ve başkan yardımcısı da bendim. Üyeler arasında çok sayıda CHP’li belediye başkanı vardı.
Toplantının başlaması için Ankara’dan katılacak bir belediye başkanı abimizi bekliyorduk. Uçak havaalanına inmiş, Ankara’dan daha önce yola çıkmış olan VİP minibüs, onu havaalanından alıp, toplantıya yetiştirmişti.
Abimizi bir şoför ve bir fotografçı ve bir de kameraman gölge gibi takip ediyordu. Her anını kayıt altına alıyorlar ve fotoğraflıyorlardı. Belli bir süre sonra kendiliğinden olmayınca, Tunç Soyer, “abi arkadaşların işi bittiyse, toplantıya geçelim mi?” deyince, abimiz, “çocuklar tamam, siz çıkın artık” demişti.
O günden sonra da belediye personeli en az iki fotoğrafçılar ile gezen belediye başkanlarına defalarca rastladım.
Bazen Anadolu’nun çeşitli il ve ilçelerine yaptığımız gezilerde hep dikkatimi çeker ve beni hep rahatsız eder, Belediye Başkanı billboard fotoğrafları. Kimisinde Başkan bize “hoş geldiniz” ve “yine bekleriz” der, dev bir fotoğrafı ile. Bu konuda parti ayrımı yok maalesef.
Şunları yaptık, bunları yaptık afişleri donatılıyor bazı ilçelerde. Ama Başkanın fotoğrafı ile. Çoğunda belediyenin adı küçük bir şekilde yer alırken, başkanın adı gözümüze sokuluyor.
Bir de özel günler var biliyorsunuz. 29 Ekim, 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos, Şehrin Kurtuluşu, Ramazan Bayramı, Kurban Bayramı, Anneler Günü, Babalar Günü, Kadınlar Günü, Sevgililer Günü… Yılda en az 45-50 günü kutlar belediyeler. Afiş, billboard, gazete ilanlarında hep belediye başkanının fotoğrafı ile kutlanır hep bu özel günler.
Yani buna o kadar alışıldı ki, kimsenin aklına gelmiyor, itiraz etmek. Belediye Başkanı reklamı diye bir belediye hizmeti mi var? Bütün bu reklamların giderleri, belediyenin bütçesinden ödeniyor. Ayrıca ayıp değil mi, bu görgüsüzlük değil mi? Belediye bir kurum olarak Başkanın özel şirketi mi?
Belediyelerin çeşitli hizmetler için kullanılan minibüs ve otobüsleri de var. Bazen cenazelere insan taşıyorlar, bazen dış ilçedeki hastaları üniversite hastanesine taşıyorlar. Güzel değil mi? Güzel tabi. Ama bu araçlara kendi fotoğrafını giydiren başkanlar var. Cenazede katılanlar ikram dağıtan araç da aynen, başkanın fotoğrafı ve adıyla hizmet veriyor. Sanırsınız ki Başkan maaşıyla hayır yapıyor. Az da olsa, çöp arabalarında Başkan fotoğraflarına rastladık.
Gazetelere verilen boy boy ilanlarda hep başkanın fotoğrafı bulunur. Bir köşesinde de küçücük “… Belediyesi” diye not da düşülür. Binlerce gazete ve dergiler satın alınır ve dağıtılır, her biri Başkanın reklam broşürü gibidir. Ama ödeme kurum tarafından yapılır.
Bütçelerinin yetersizliğinden dert yanan, tasarruf tedbirlerinden söz eden başkanlar, nedense, kişisel reklam söz konusu olunca, kesenin ağzını açıveriyorlar.
Beyler, bayanlar yanlış yapıyorsunuz. İçinizde sıkça yurt dışına çıkanlar da var. Hiç böyle bir şey gördünüz mü?
Egonuzu beslemek ve kişisel reklamınızı yapmak için belediyelerin bütçesinden bu kadar harcama yapmaya hakkınız yok. Yalaka çemberinizden bu konuda sizi uyaran olmaz. Ama kendinizi ele veriyorsunuz, kurumu yok sayıp, kendinize böylesine bir iktidar atfetmek, olsa olsa “Görgüsüz Açlık” kavramı ile açıklanabilir.
NOT: Bu kavramı İlahiyatçı Prof. Dr. Mustafa Öztürk’ten duymuştum.