Askerlik örf, adet, gelenek, göreneklerimize, kültürümüze, dinimize göre kutsal bir görev. Her Türk vatandaşının yapması gereken bir görev.
Bir zamanlar askerlik yapmayan erkek bireyler toplum içerisinde adeta ikinci sınıf vatandaş sayılırdı. Kız vermezlerdi. Doğru bir davranış olduğunu vurgulamak adına söylemiyorum.
Ancak askerliğin ne kadar kutsal bir görev olduğunu milletimizin askerlik görevini ne kadar önemsediğini vurgulanması açısından önemli göstergeler.
Terörle mücadelede profesyonel olmayan 20 yaşındaki gencecik çocuklarımızın Şehit olması elbette üzücü. Terörle mücadelede profesyonel askerlere ihtiyacımız var çünkü karşımızda düzenli bir ordu yok.
Ancak yöntem böyle olmamalı.
Dün bedelli askerliğin bedeli ve şartları sayın Başbakan Recep Tayip ERDOĞAN tarafından açıklandı. 30.000 TL karşılığında 30 yaşını dolduran tüm vatandaşlar bir gün bile askerlik yapmadan görevini yapmış sayılacaklar. 30.000 TL vererek askerlik görevini kimler yapabilecek. Köyde yaşayan, küçük esnaf yada memur değil. Bir kez köyde yaşayan vatandaşların %95'inin yıllık gelirinin tamamı zaten 30 bin TL. de değil.
Peki paralı askerlikten kimler faydalanacak? Elbette durumu iyi olan vatandaşlar faydalanacak. Yada durumu iyi olmayan bankalardan kredi çekecek. Böylece vatandaş yeni bir borç batağına saplanacak. Bu arada bankalar askerlik kredisi de vermeye başladı.
Askerlik kutsal bir görev. Bir gencin en verimli döneminde uzun süre askerlik yapması doğru olmayabilir. Ancak, her Türk vatandaşının mutlaka ve mutlaka askerlik yapması gerekir. Bunun süresi 3 ayda olabilir 1 ayda olabilir. Bu ülkenin vatandaşları vatanımızın, devletimizin imkanlarından faydalanmaktaysa temel askerlik eğitimini de almalıdır. Eline silahı almalı, karavanadan yemek yemeli, o havayı mutlaka teneffüs etmelidir.
Ve Cumhuriyet tarihimizde ilk kez hiç askerlik yapmadan para karşılığı askerlik görevi yerine getirilmiş olmaktadır.
Bu günlerde birde vicdani retçiler çıktı başımıza. Bana göre yersiz ve gereksiz bir tartışma. Tabi toplum olarak ta tartışa tartışa tüm konulara alıştırılıyoruz. Bu gün yersiz diyorum belki önümüzde ki yıllar olabilir de diyebiliriz beki. Dedim ya, bu güne kadar millet olrak nelere alışmadık ki.
Vicdani ret çerçevesinde askere gitmek istemeyen vatandaşları düşündüğümüzde birde güneydoğuda ki vatandaşlarımızı düşünmek gerek. İstemez ise, askere gitmeyebilecek olan bir vatandaşımızın askere gitmesi durumunda PKK'nın o vatandaşa ve ailesine yapacağı baskıyı düşünüyorum da en azından bugün askerlik zorunlu. Vatandaşın cevabı var. Ya yarın.

Dedim ya; bu şekliyle bedelli askerliği düşündüğümde acaba millet olarak bir yerlere mi sürükleniyoruz diye düşünmeden edemiyor insan.