Sayın Başbakan, Demokratik bir seçimle iktidara geldi. Demokratik rejimlerde herkes, Anayasa’’nın çizdiği çerçevede görev yapar. Kimse Anayasa’’nın vermediği yetkiyi kullanamaz.’¶ Kullanmaya kalkarsa hem suç işlemiş olur, hem de o rejim demokratik rejim olmaktan çıkar, ’“DİKTATÖRLÜK’” olur. Yürütmenin başı olan Sn. Başbakan’’ın istemediği bir tasarı veya teklifin TBMM’’den geçmesi mümkün müdür?Hayır. Başbakan’’ın Yargı üzerinde Adalet Bakanı ve Müsteşarı vasıtasıyla tartışılmaz ağırlığı var mıdır?Evet. İşte size ’“TEK ADAM’” rejimi, keyfi idare düzeni. Bu çirkin ve yanlış düzende Başbakan istediği kişiyi ’“VEZİR’” eder, istediği kişiyi de ’“REZİL’” eder. Size, önce VEZİR olanlardan, Çalık, Albayrak gibi bilinenlerin dışında yeni örnekler verelim. O kadar çoklar ki, yazamadıklarımız kusura bakmasınlar. Yazamıyoruz ama unutmayalım diye 3 yerde, belgeleriyle dosyalıyoruz.
Zekeriya Karaman;
1993 senesinde Sn. Erdoğan’’ın ’“çantasını taşıyan’” kişi. 300 Milyon Dolarlık Kanal 7’’nin sahibi. AKP’’nin AK’’ına benzer, ’“BEYAZ HOLDİNG’’İN’” patronu. Almanya’’daki Deniz Feneri e.v davasının Türkiye’’deki elebaşısı.(Baş komiser Böhm-ifadesi) Oğlu Mehmet Habib Karaman, Başbakanın oğlu Burak Erdoğan’’ın bacanağı. Beyaz Holding’’in iştiraki Etkin Eğitim, İDO’’ ya bir yıllığına güverte personeli sağlayacak. Beyaz Holding’’e bağlı, Atlas Pazarlama, Merkez Medya Basın Reklam Ajansı ve Organizasyon Hizmetleri A.Ş(Zahid Akman eski ortağı) İstanbul Büyükşehir Belediyesi’’nin tüm ihalelerini kazanıyorlar.
En ilginç ihale ise, İstanbul İtfaiye’’sinin özelleştirilmesi ihalesidir. Yangın Söndürme Hizmetleri, uzmanlık isteyen ve dünyanın her yerinde RESMİ KURUMLAR tarafından yürütülen bir hizmettir. İstanbul özelleştirdi. Peki, ihaleyi kim kazandı. Zekeriya Karaman’’a ait Lapis-Makro Şirketi. Ak İktidarın, Ak Belediyesinin, Başbakan’’ın AKrabası Beyaz Holdinge helal ihaleler! Sn. Başbakan dokundu böyle oldu.
Ethem Sancak; (Bana Türk denilmesinden üzülürüm, ben Türk değilim, ben arabım)
Türklükten utanan bu Arap kişi, Sn Emine Erdoğan’’ın hemşerisi ve yakınıdır. Eski Maocu, yeni Tayyip’’çidir. 1998 yılında kurduğu Hedef Holding Yönetim Kurulu Başkanıdır.
Kanal 24’’ün sahibidir. Star gazetesinde, Sn Başbakan’’ı otellerinde ağırlayan Fettah Tamince ile ortaktır.
Sağlık Sektöründe MEDİCAL PARK Hastaneleri ile var. Bu şirketin % 40 ını The Carlyle Group’’a sattı. Bu satıştan evvel, Sağlıkta katkı payının %70’’e çıkartılması tamamen tesadüftür. Yine güzel bir tesadüfle, satıştan evvel, Ethem Sancak’’a yeni hastaneler açma izni de verildi.
Çalışma Bakanlığının eczanelerle olan sözleşmesini(SGK) tek taraflı iptal etti. Tek tek sözleşme yapılacak. Yakında çok sayıda eczane’’nin batacağını, Ethem Sancak ve Kürt Teali Cemiyetinin kurucusunun torunu olan ve her yerde ’“ Dedemin öcünü alacağım’” diyen Cüneyt Zapsu (süpürgeci) beraberce ’“ECZANELER ZİNCİRİ’” kuracaklar. Ne demişler, Arap çalar, Kürt oynar, Türk’’te bakar.
Akın İpek;
Koza Davetiyeleri sahibi. 2003 yılından itibaren dikine yükselmeye başladı. Matbaa işinden sonra, Eti Gümüş ve Bergama’’daki Altın Madenini satın aldı. Fethullah Gülen’’e yakın olduğunu söyler. AKP’’ ye yakın iş adamları gibi, Akın İpek’’te medya sektörünü çok sevdi. Bugün Gazetesi’’ni aldı. Kanaltürk TV’’yi bünyesine kattı. Türkiye’’nin çok yerinde Altın arama ruhsatı aldı. Şimdi Aydın Doğan’’ın sahibi olduğu Star TV’’yi almak istiyor. Konuşulan rakam yaklaşık 300 Milyon Dolar. Sn. Erdoğan’’ın dokunması, Hoca efendi’’nin üflemesi olduktan sonra 300 Milyon Doların lafı olur mu?Elbette olmaz. Durmak yok, yola devam.
Aydın Doğan;
Aydın Bey, yıllardır basın sektöründedir. Bu sektörde her yıl vergi rekortmeni olmuştur. AKP tarafından oluşturulan ’“YANDAŞ MEDYA’” kervanına katılmadığı için, tarihin en büyük vergi cezasıyla karşı karşıya kalmıştır. Merak edilen şudur; Başbakan’’a yakın işadamlarının ve çeşitli tarikatların sahip olduğu basın organlarından oluşan ve ’“YANDAŞ MEDYA’” diye adlandırılan bir grup var. Bu grup, her gün 1Milyon adet gazeteyi BEDAVA olarak dağıtır. Bunların para kaynaklarını, harcamalarını, abone listelerini ve oluşan vergi kaybını görmeyen Maliye yetkililerinin, gayet cesur bir şekilde, kurumsallaşmış ve yabancı ortağı bulunan Doğan Holdinge saldırmalarındaki esas amaç nedir?Devlet gücünü, siyasetçilerden aldığı kanunsuz talimatlarla vatandaşı yok etmek için kullanan bürokratlar bunun ’“Devlet Terörü’” olduğunu ve hesabının çok yakında sorulacağını bilmezler mi?Kendilerine talimat verenler o zaman ya Suudi Arabistan’’da ya da ABD Utah’’ta olacaklar. Kabul edilirlerse!
Tekel İşçileri;
Kendilerini ’“Örgütlü Topluma’” inanmış bir iktidarın yönettiğini sandılar. Sonucunda Ankara kışının ayazında donlarına kadar ıslandılar. Biber gazı’’da cabası. Oysa sorsalar bize ve dediklerimizi yapsalar, hem sopa yemezlerdi hem de gasp edilen haklarını alırlardı. Ne mi önerirdik?Söyleyelim;
Hani geçende Habur’’dan gelen, AKP Paşası Apo’’nun gönderdiği PKK militanları var ya, alacaklardı onlardan üç beş tane. Atacaklardı yerlere Türk Bayraklarını, alacaklardı ellerine PKK paçavralarını, takacaklardı kafalarına poşuları bakın görün neler olacaktı. Habur’’da gelenleri İçişleri Müsteşarı karşılamıştı. Eğer dediğim gibi yapsalardı işçi kardeşlerim, onları Sayın İçişleri Bakanı karşılardı. Ayrıca ’“Hakkımızı söke söke alırız’” gibi klasikleşmiş sloganlar yerine, ’“ Açılım, İnadına Açılım’” gibi, ’“ Biji Tayyip’” gibi çağdaş sloganlar atılsa idi, 60 yaşını geçtiği halde saçlarında ve bıyıklarında tek tel beyaz bulunmayan genetik harikası İçişleri Bakanı, Polisleriyle, işçilere börek bile gönderebilirdi.
Yukarıda beş örnek verdik. İlk üçüne, Başbakan arkalarından dokundu, uçtular. Ne zaman yere inerler bilmiyoruz. Diğer ikisine, tepelerinden dokundu, boğazlarına kadar toprağa gömüldüler, ne zaman çıkarlar onu da bilmiyoruz. Bildiğimiz bir şey var. İlk genel seçimde millet birisine arkadan bir dokunacak, yere kapaklananın kalkması mümkün değil. Herkesin bir hesabı varsa, Türk Milletinin de bir hesabı var. Türk Milletinin hesabı hiç şaşmaz. Potamya’’da da aynıdır, Kasımpaşa’’da da aynıdır. Haydi hayırlısı.