Akdeniz ülkeleri insanları genelde duygusaldır. Mantığın önünde gider duyguları. Çok çabuk 'dolduruşa' getirilirler. Türkiye kamuoyu da zaman zaman aşırı duygusallığa itilir. Gündem sapar, olmadık şeylere prim veririz. Hatırlarsanız 29 aralık 2011 de Uludere'nin Irak yakasında bir kaçakçı grubu, ülkemiz sınırları dışında bombalanarak 34 kişinin ölümü olayı var. Önce şu tespitleri tekrar edelim. Bu kaçakçı grubu

1.
Dış görünüş olarak kendileri ile PKK militanları arasında bir fark yok, aynı giysileri var
2. O vadiden, PKK ya haraç ödemeden geçebilecek sadece devlet gücüdür. Yani kaçakçılık yapanlar PKK ile işbirliğine girmek mecburiyetindedirler.
3. Katırlarla gelen kaçakçı kafilesinde PKK'lılar da vardı. Ölen PKK'lılar Iraktan gelen yoldaşları tarafından içeriye çekildiler.
4. PKK ülkeye en kolay olarak kaçakçılar ile beraber yürüyerek sızmaktadır.
5. Bombalama olayı Türkiye sınırları dışında olmuştur.
Bu gerçekleri bilmemek safdillik olur.

PKK, bombalama olayından sonra bir yaygara kopardı. Gündemde önemli konu olmamasından olsa gerek ,yazılı basın, PKK'nın isteği doğrultusunda duygu sömürüsü yaptı. Olay kamuoyuna sanki Türkiye içinde sade vatandaşlara yapılan bir saldırı şeklinde yansıtıldı. Ülkenin insanlarının büyük bir çoğunluğu dolduruşa geldi. Hükümet suçlu imiş, silahlı kuvvetler suçlu imiş gibi bir tavır takındı. Ölenler için tazminat ödendi, ölenlerin yakınlarından özür dilendi, başsağlığı temennileri iletildi. Bu konuda Hükümet bir nevi dolduruluşa getirildi.


Bugünlerde görüntü bilgisini kim verdi ,ABD mi, bizim İ.H.A mı tartışması yaşanıyor. Bunu ABD'deki Kürt lobilerini harekete geçirerek silahlı insansız hava araç satışını engellemek isteyen çevreler organize ediyor. Geçmişte de zaman zaman ABD'nin açıktan veya örtülü olarak silah ambargosu uygulandığı malum. Bu gayet de onlardan biri. Unutulmamalıdır ki, ülkemize uygulanan her ambargo bize yarıyor. Söz konusu olanı ülke içinde yapıp geçiyoruz. Silahlı insansız hava aracını yapmak bize yüz milyon $'dan daha fazla bir yük getirmez. Bu aracı yerli yaptığımız zaman, silahsız olarak, trafikte, kıyılarımız ve deniz kirliliğini denetlemede, tabii afetlerde de kullanabileceğimiz bir aracımız olur. Ülkede bu tür aracı yapabilecek en az iki önemli şirket kuruluşu var. Güvensek mesele kalmayacaktır.