'Takvim yaprakları 6 Nisan 1992'yi gösterirken bir bomba düştü beyaz zambakların açtığı yüreklere…'
Modern zamanlarda Avrupa'da yaşanmış bir soykırım sırasında, kadere inananların hikayesini anlatan 'İncir Kuşları' isimli romanın tanıtımında yer alıyor, yukarıdaki cümle…
Her sayfası 'yürek sızlatan' roman, medeniyetin göbeğinde yaşanan tarifsiz savaş acılarını; benzersiz bir aşk hikayesi eşliğinde sunuyor okuyucusuna…
'Savaş kapıya nasıl dayanır? 20. yüzyılda Avrupa'nın orta yerinde savaş mı çıkarmış?'
Sinan Akyüz'ün gerçek bir öyküden kaleme aldığı romanın kahramanı olan genç kızın söylediği bu cümle, aynı sayfada şu karşılığı buluyor:
'Bu hayatta her şey olabilir. Tarih kitapları insanoğlunun aklının almadığı savaşlarla doludur.'
İki genç piyanistin aşkının ve savaşın anlatıldığı kitapta, müziğin 'din ve ırk tanımayan evrensel bir değer' olduğuna vurgu yapılıyor:
'Bu konservatuarda dinler değil, evrensel olan müzik saygı görür. Chopin'in sırf Polonyalı bir Katolik olduğu ya da Beethoven'in Alman Protestanı olduğu için bu konservatuardan kovulduğunu düşünebiliyor musun? O zaman ne büyük bir insanlık suçu işlenirdi.'
***
Evet, bu hayatta her şey olabilir. Oluyor da zaten…
Kıskanılası aşkları da, dayanılmaz acılarla yüklü savaşları da hayat getiriyor insanoğlunun önüne…
Hikayenin geçtiği Boşnak Müslümanların ülkesi Bosna Hersek'te, henüz hikayesi yazılmamış bir dans grubu vardır.
Gorajde kentinde 1954 yılında Azot Fabrikası'nda çalışanlarının kurduğu grup, modern dünyanın gözünü kırpmadan seyirci kaldığı o soykırım sırasında bile çalışmalarına ara vermemiştir.
Bombaların yağmur gibi yağdığı kentin sığınaklarında, müzik ve dansla başkaldırmıştır kaderlerine…
***
Gorajde'nin o efsane dans grubu, 17 yıldır aralıksız Gaziemir Uluslararası Çocuk Şenliği'ne katılıyor.
Savaşın bile solduramadığı o çiçekler, başladığı günden beri bu şenliğin bir rengi olmayı sürdürüyor, gösterileriyle ayakta alkışlanıyor.
Bu hayatta sadece savaş ve acıların olmadığını gösteriyor, 'savaşta bile açan o çiçekler…'
Aşkı, hayalleri, sevgiyi, dostluğu, arkadaşlıkları, en önemlisi de evrensel olan müzik ile dansı öldürmeye hiçbir bombanın gücünün yetmediğini kanıtlıyorlar.
Sadece İzmir'de değil Türkiye'de halk dansları dendiğinde adının altı kalın harflerle çizilen Gaziemir Belediyesi'nin bu şenliği yapmakta asıl amacı da budur.
Halk danslarında dünya şampiyonluğu vardır Gaziemir Belediyesi Halk Dansları Topluluğu'nun ve bu konuda haklı bir gurura sahiptir.
Şampiyonluğu getiren topluluk üyeleri, o günlerde yaşadıkları heyecan ve mutluluğu her anlatışlarında bir başka gururlanıyor.
***
Azot Grubu başta olmak üzere bu yıl 10 ayrı ülkeden 300'e yakın çocuğu Gaziemirli akranlarıyla buluşturan şenlik hakkında yapılan olumsuz bir eleştiri, bu yazının gerekçesi oldu.
Şenlik kapsamında konser veren Murat Dalkılıç'a eşlik eden dans grubunun gösterisi erotik bulundu ve 'çocuk şenliğine yakışmadı' denildi.
Eleştiri sahiplerine bu yazıyı baştan bir kez daha okumalarını önerirken, Gaziemir Uluslararası Çocuk Şenliği'nin yarattığı bir başka güzelliği anlatayım.
Yine bu şenliğe başladığı yıldan itibaren aralıksız katılan Azerbaycan ekibi de kimsesiz çocuklar yurdunda kalanlar oluşuyor.
Diğer ekiplerdeki çocuklar gibi onlar da şenlik süresince burada Türk ailelerin yanında kalıyor. Azeri ekipteki çocuklar, diğerlerinden farklı olarak burada bugüne kadar hiç sahip olmadıkları 'aile şefkatini ve sıcaklığını' buluyor.
Hatta birkaç yıldır üst üste misafir ettikleri çocukları 'evlat edinmek' isteyen bazı aileler, iki ülke bürokrasisindeki engelleri aşmak için çaba harcıyor.
***
Bir kare fotoğraftaki 'sözüm ona erotizmi' bahane ederek şenliğe söz edenleri, bu çocuk festivalin nasıl ölümsüz dostluklar yarattığını öğrenmeye devam ediyorum.
Bugüne kadar 6 binden fazla çocuğu ağırlayan şenlik barışa hizmet ediyor, ülkeler arasında her yıl dostluk ve kardeşliğin tohumlarını ekiyor.
Dalları her yıl büyüyen 'bir barış ve sevgi ağacına' dönüşüyor.
O bir kare fotoğrafın zarar veremeyeceği kadar güçlü temellere sahip olan buşenliğin anlamını öyle uzaktan 'anlayamazsınız…'
Anlamak için önümüzdeki yıl bu şenliğe yakından bakmanız gerekiyor.