Perşembe günü Başbakanla ana muhalefet lideri görüşecekler.’¶
Doğal olarak toplumda bir heyacan yok. Yani görüşseler de olur görüşmeseler de havası hakim. Oysa böyle olmamalıydı. Heyecan dorukta olmalıydı. Nereden bakarsanız bakın toplumun asgari % 60’’ını temsil eden iki partinin görüşmesi heyacan vermeliydi. Vermiyor işte.
Gazeteciler derseniz işin magazin yanıyla ilgili. Kimsede bir derinlik istemi yok. Bir kısım yandaşlar davranışlardan hareketlerden ilham alarak her zamanki gibi diğer tarafı nasıl yerin dibine batırırımda lidere hoş görünürüm havasında olacak. Bir kısmı trübünlere oynayacak, sonra unutulup gidecek bu görüşme.
Görüşmenin konusu terör. Ancak her iki liderinde diğerine götüreceği ve desteğini isteyeceği bir dosyası yok. Bildik söylemler, bildik beyanatlar gündemi oluşturacak hepsi bu.
Oysa orada gencecik insanlar vuruluyor. Çaresiz anne babalar sabahlara kadar dua ediyorlar çocukları için. Bu kanı durduracak bir çare bir ışık göremediklerinden umutlar giderek tükeniyor.
Umutsuzluk çaresizliktir. Çaresiz insanın kaybedeceği bir şey kalmamıştır. Kaybedecek şeyi olmayan insandan daha tehlikeli hiçbir güç yoktur. Artık siyasilerin kendilerinden öte, halk için bir şeyler yapma zamanı geldi de geçiyor.
Tartışma programlarını izliyorum. Konu terör olduğunda; giriş bölümü fena değil, gelişme idare eder, fakat sonuç bölümüne gelince hemen hepsi çuvallıyor. Çünkü hazırlıksız gelinmiş, çünkü bir devlet politikası yok. Savunulacak veya yerilecek de olsa bir politika yok. O zaman da bütün konuşmalar boş.
Birileri memleketin bir bölümüne Kürdistan diyor ve buna hükümet kanadından bir tepki gelmiyorsa, yargı harekete geçmiyorsa umut var olmanın artık anlamı yok demektir.
Oysa darbe anayasası denilen ve yerden yere vurulan Anayasamız’’da çözüm net bir şekilde açıklanmıştır. Sorun o çözümü arayıp bulmaktadır.
Çözüm, demokratik, sosyal hukuk devletidir. Hangi yolu seçerseniz seçin sonuçta bu yola ulaşamadığınız taktirde çözüm yok demektir.
Demokrat olacaksınız. İnsanlarınız özgür olacak. Düşüncelerini korkmadan açıklayacaklar. Sosyal devlet olacaksınız. Birileri iktidar sayesinde devlet ihaleleri ile ihya oluyorsa, devlet bankalarının içi boşaltılıyorsa, buna karşılık birileri ekmek bulamıyorsa, işsizse çözümde olmayacaktır.
Ve hukuk devleti olacaksınız. Hukuk devleti kavramının içerisinde adil yargılanma hakkı olduğu gibi, suçluları bulup kısa sürede gerekli cezaları vermekte vardır. Dokunulmazlara dokunmakta hukuk devletinin gereğidir.
Bütün bunları yapamıyorsanız kaybetmek zorundasınız demektir.
O zaman da görüşmeler görüşmüş olmaktan öteye gidemez.