İzmir'in Cumhuriyet’’le yaşıt kulübü Altınordu'da bugünlerde büyük sıkıntılar yaşanıyor.
Bu sıkıntıların ana gerekçesini de, yönetimin bir türlü çözemediği ekonomik sorunlar oluşturuyor...’¶
Ne var ki, son günlerin en büyük gündemini asırlık çınar takımda uzun yıllardır kullanılan lojmanın satışı oluşturuyor. Bu konuda geçmiş yöneticilerin davranışı; kulüp yönetiminin duyarsızlığı, hemen ardından da satışa yönelik eleştirileri ilginç diyalogları ortaya çıkarıyor. Ne bugünkü yönetim ne de geçmiş yönetimlerin yaşanan ilginç "satış" olayını üstlenmemesi, her kesimin birbirini suçlaması, Altınordu'yu karıştıran ana etken olarak görünüyor...
LOJMANIN ALINIŞI KULÜP YARARINA
Yıllar önce Dr. Salih Mertan'ın başkanlığı döneminde 11 kişiden oluşan yönetim kurulu, kulübün o günlerde yaşadığı sıkıntıyı gözönüne alarak Altınordu'nun çıkarları açısından bir lojman alınmasını kararlaştırıyor. O günlerde, ekonomik darboğaz içinde olan yönetim, takımın kamp giderleri, bekar futbolcularının kalacak yer sorununu çözmek amacıyla, Yeşilyurt MİT evleri çevresinde bir evi satın almaya karar veriyor.
Yönetim Kurulu kararıyla ev satın alınırken, yine o günün koşullarında takıma herhangi bir mahkeme kararı, icra işlemi uygulanmaması için evin kulüp adına değil de, yönetim kurulundan güvenilir bir isim üzerine alınması karara bağlanıyor.
Sonuşta ev oybirliğiyle verilen karar gereği yönetim kurulundan Erdoğan Özyıldırımlar üzerine alınıyor. Yönetim kurulundan büyük bir çoğunluğunun ödeme yaptığı, bazılarının ise yapmadığı halen kırmızı-lacivertli camiada konuşuluyor olsa da, Altınordu bir lojman sahibi oluyor.
Buraya kadar her şey güzel... En azından kulübünü düşünen yönetilik anlayışı adına daha bir güzel...
YILLAR SONRA GELEN SATIŞ
Aradan yıllar geçip, Altınordu alınan lojmanı yine dış desteklerle ayakta tutup, futbolcularının yararlanmasını sağlıyor.
Ne var ki, Yeşilyurt'taki tesislerin kamp merkezine dönüşmesiyle birlikte lojmanı boşaltan Altınordu, herşeyin bittiği düşüncesiyle ilişkisini koparıyor.
Gün geliyor, apartman yöneticileri "aidatların, elektrik-su faturalarının ödenmediği" gerekçesiyle mal sahibi görünen Erdoğan Özyıldırımlar'ı sorumlu görerek icra yoluyla haciz işlemi başlatıyor.
Şaşkınlık yaşayan Özyıldırımlar, kulüp yöneticileri, başkan Bülent Erdik olmak üzere başvurmadık kapı bırakmıyor. "Ödeyin şu borcu, sıkıntı yaşamayalım" diyor ama nafile... Sonuç alamayınca da, hacizi karşılamak üzere kendi üzerine olan lojmanı 52 bin TL'ye satıp, borçları ödedikten sonra kalan miktarı 11'e bölüp, dönemindeki yönetici arkadaşlarına dağıtıyor...
Ne kadar ilginç değil mi?
İşte bu noktada yine o dönemin başkanı Dr. Salih Mertan devreye girip, "Bu para kulübündür. Vergi borçlarını ödeyelim" çağrısında bulunup, parayı yönetime iade ediyor 8 arkadaşıyla birlikte...
Başkan Erdik, işe uyanıp, diğer 3 üyeye çağrı yapıyor, "Borcunuzu ödeyin" diyerek ve ortalık karışıyor...
Şimdi siz karar verin bakalım, kendi malına sahip çıkmayan bir yönetim neyin peşindedir?
Eski yönetim böylesi bir "satış" kararıyla neyi kanıtlamıştır?
Altınordu kaynıyor ve kaynamaya devam edecek...
Son yılların en büyük bu satış olayının tartışması da bitmeyecek...