Bir Kongrede Delegelerin Ortalama Kalış Süresi: 4,4 Gün
Bir Delegenin Kongre Başına Ortalama Harcaması: 3.000 $
Bir Turistin 1 Hafta İçin Ortalama Harcaması: 1.000 $
Kongre Turizminin Yıllık Cirosu: 90 Milyar $
Bir Kongrenin Yarattığı Doğrudan Gelir (Ortalama): 2,5 Milyar $
Dünyada kongre turizminin genel tablosu böyle. İşte bu kadar büyük bir pazardan bahsederken isterseniz gelin fuarlar ve kongreler şehri olma hedefindeki İzmir’’in küçük rakamlarına da bir bakalım. İzmir Kongre Turizm Tanıtım A.Ş’’nin (CVB), toplantısına katıldım ve İzmir üzerine hayal kırıklığım bir kat daha arttı. İzmir’’i dünyaya pazarlamak için yola çıkan bir avuç insanın mücadelesinin nasıl yalnız kaldığına tanık olmanın mutsuzluğunu yaşadım.
Dünyadaki örneklerinin binlerce üyesi bulunurken İzmir CVB’’nin sadece 36 ortağının olması, her fırsatta turizmi canlandırmaktan bahseden belediye başkanlarının bile bu işe sıcak bakmaması, turizm sektöründen geçinenlerin dahi uzak durması umutsuzluğumu iyice yükseltti. Dünyanın en tanınmış şehirlerinin bile yeni pazarlar bulmak için yırtındığı günümüzde dünyadan bihaber olan İzmir’’in kabuğunu kırmak için bu kadar cılız bir uğraş içinde olması geleceğe daha karamsar bakmama neden oldu.
İzmir’’i dünyaya tanıtmak için kendi ceplerinden yaptıkları harcamalarla fuar fuar dolaşan insanların İZKA kapılarında para dilenmesi turizme bakış açımızı bir kez daha gözler sermiş oldu benim için. Allah rızası için yapılan tanıtım çalışmaları ile bir yere kadar. İzmir’’i yönetenler bir vizyon olarak bu işe soyunmadıkça bu çabaların somut bir sonuç ortaya çıkarması zor.
Bu noktada bu işe gönül veren insanlardan biri olan İzmir CVB Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Tercan’’ın iki güzel önerisi oldu. Birincisi şöyle; Nasıl gazeteler her gün döviz kuru ve borsa rakamlarını veriyorsa, İzmir’’in doluluk oranları da her gün yayınlansın. Nasılsa bütün oteller en geç saat 23.45’’te bütün müşterilerini polise bildirmek zorunda. O rakamlar alınsın ve genel bir değerlendirme ile açıklansın. Bu kenti yönetenlerin ancak bu şekilde ’“otellerimiz neden boş’” diyerek bir endişeye kapılacağını ve çözüm üretmek için çaba harcayacağını düşünüyor Bülent Tercan. 300 gün güneş gören İzmir’’in yıllık dolululuk oranının yüzde 50’’lerde kaldığını düşünürsek ilginç bir öneri.
Bülent Tercan’’ın İzmir’’in geneline ilişkin yaptığı ikinci önerisi daha da ilginç. Artık İzmir’’de toplantı yapmak yasaklansın. Arama konferansları, danışma kurulları, başkanlar konseyleri artık yapılmasın. Çünkü artık söylenecek bir şey kalmadı. Aynı şeyleri tekrarlamayı bırakıp artık eyleme geçmek zorundayız. Sonuna kadar katılıyorum. Muhabirlik hayatım boyunca yapılan toplantılardan çıkıp Ankara’’ya gönderilen raporları toplasam kitap olur her halde. O yüzden artık konuşmak değil iş üretmek zorundayız. Gerisi hikaye’…