Sonunda beklenen oldu, AK Parti Genel Merkezi’’nin düğmeye basmasıyla da olsa İl Başkanı Ömür Kabak, referandumdan önce verdiği ’“Evetler, hayır oylarından düşük çıkarsa istifa ederim’” sözünü tutmak zorunda kaldı. Şimdi teşkilatta bütün dikkatler yeni İl Başkanıyla ilgili açıklamalara kilitlenmiş durumda. Öte yandan AK Parti’’nin büyük hassasiyet gösterdiği ama bunu seçim sonuçlarına yansıtamadığı nadir bir şehir olan İzmir’’de, bir kez daha teşkilatla ve şehrin dinamikleriyle uyum sağlayamayan bir İl Başkanı atama şansı olmadığı aşikar. Son derece hassas olan bu süreçte Teşkilattan Sorumlu Genel başkan Yardımcısı Ekrem Erdem, partililerin eğilimlerini yokladı. ’“İl Başkanı olarak kimi görmek isterseniz’” sorusunun yazılı olduğu formlara yönetim kurulu üyelerinden, ilçe başkanlarından, kadın ve gençlik kolu üyelerinden üçer isim yazmaları istendi. Herkes gönlünden geçeni yazdığı için şimdiden onlarca isim gündeme geldi. Rahmi Taştan, Latif Özkan, Tansu Kaya, Nesrin Ulema, Bülent Delican, Bilal Doğan, Selim Gökdemir, Nazmi Kalyoncu, Mahmut Badem, Hami Karacan, Aydın Şengül, Ali Aşlık, Kerem Ali Sürekli, Ömer Kaplan, Abdullah Kavuk, Uğur Türkkan gibi çok sayıda isim ön plana çıksa da herkesin uzlaştığı ortak görüş Yeni İl Başkanı’’nın ’“Ağabey’” pozisyonunda olarak teşkilatı toparlayıcı olması gerektiğidir.
Ömür Kabak’’ın görevden alınmasında her ne kadar ’“Verdiği sözün’” büyük etken olduğu konuşulsa da bir çok neden saymak mümkün. Kabak’’ın görevden alınma nedenlerinin tamamı göreve gelecek İl Başkanı’’nın masasında bulacağı sorunların başında geliyor. Öncelikli sorun geçmişte İl Başkanlığı’’nın İzmir’’i TBMM’’de temsil eden milletvekilleri arasında iyi bir köprü vazifesi görememesidir. Ömür Kabak kimi milletvekilleriyle her gün objektiflere poz verirken; kimi milletvekilleriyle Kabak’’ı aynı karede bile göremedik. AK Parti İzmir’’in web sitesindeki haberleri incelediğimizde de İzmir Milletvekillerinden bazılarının bir çok haberinin bulunmasına rağmen bazılarınınsa sanki sansürlenmişçesine haberinin bulunmaması bu durumu açık seçik gözler önüne seriyor. ’“İzmir’’de sanayici ve İş adamlarına hitap edilemiyor’” eleştirileri de diğer bir konu olarak ön plana çıkıyor. Teşkilat içindeki ekipleşmeler de yeni İl Başkanı’’nın öncelikli olarak ilgilenmesi gereken konular arasında yer alıyor. Yeni İl Başkanı’’nın tüm bu detayları gözden geçirerek Ömür Kabak’’ın sorun olarak görmediği ancak teşkilat içinde ’“Kangren’” diye nitelendirilen konulara neşter vurabilecek kabiliyette olması şart. Diğer yandan AK Parti içindeki her kesimden insana hitap edebilmesi, teşkilatın deyimiyle ’“Ağabey’” olması bekleniyor. Ayrıca yeni İl Başkanı’’yla birlikte artık AK Parti’’de ’“Geçmişte partimizi iyi anlatamadılar, o yüzden başarısız olduk. Onlar yapmadı, benim suçum yok’” söylemlerinin de çöpe atılması gerekiyor.
Birkaç hafta öncesindeki yazımda teşkilatla görüşmelerimde Ömür Kabak’’ın gitmesi durumunda yerine gelecek İl Başkanı’’nın nasıl olması gerektiğini sormuştum. Aldığım cevapları yayınlamıştım ancak gördüğüm lüzum üzerine aynen yineliyorum.
Nasıl bir İl Başkanı?
***Teşkilat içinde ayrım yapmayan, kimilerine öz kimilerine üvey evlat muamelesinden kaçınan’…
***Sezar’’ın hakkını Sezar’’a veren’…
***Ulaşılabilen bir İl Başkanı olmalı. Cep telefonunu şoförüne, sekreterine, çaycısına açtırmayan’…
***Konulara hem ’“Hakim’” hem de ’“Hekim’” olabilen’…
***Teşkilat içindeki kamplaşmaları çözebilen’…
***Eleştirilerinde yapıcı olan, lakaplar takarak insanları aşağılamayan’…
***AK Parti’’nin tüzüğünü ve felsefesini kendine hayat felsefesi edinen’…
***Milletvekilleriyle kavgalı olmayan’…
***Lüks fildişi kuleler inşa etmeyen, makam aracı yerine vatandaşın içinde olan’…
***Kimsenin boyunduruğu altına girmeden kendi yönetimini kurabilen’…
***Sözünün arkasında duran’…
KABAK’’IN VEDASI ŞAŞIRTTI
Görev süresi boyunca hep ilginç açıklamalarıyla eleştiri oklarının hedefi olan Kabak’’ın, en çok giderken nasıl bir açıklama yapacağını merak ediyordum. Yine duygusal ve kırıcı mı davranacak yoksa sorumluluklarının ağırlığının bilincinde bir açıklama yapacak diye bekliyordum. Her zaman olduğu gibi bu kez de şaşırtmadı. İl Başkanı olarak katıldığı son yönetim toplantısında isim vermeden serzenişte bulunan Kabak’’ın ’“Neden görevden alındığımı bilmiyorum. Daha önce istifamı sunmuştum. Bu istifa referandum sonuçlarıyla ilgili söylediğimle ilgili... Ancak beni Ankara’’ya şikayet ettiler. Asılsız şeyler söylediler. Bu yüzden istifam kabul edildiyse hakkımı helal etmem. Onları Allah’’a havale ediyorum’” dediği konuşuldu.
Bu açıklamayı okuduğumda nedense çok eskilere gittim bir anda. İlkokul çağlarında mahalle arasındaki maçlarda yediği her gölün ardından suçu defans oyuncusuna atan işin içinden de çıkamayınca ’“Top da benim oynatmıyorum hiçbirinizi, alır giderim’” diye ağlayan İsmail’’i hatırladım.