Anayasa değişikliğinin halk oylamasına sunulması sırasında İzmir’’de 772.848 evet, 810.539 hayır oyu çıkmıştı.’¶
21 Ekim 2007 tarihli halk oylaması aynı zamanda bir ’“güven oylaması’” biçiminde algılanıyordu. CHP bütün gücünü kullanmıştı.
Aradaki fark sadece 37.691 oydu.
Ak Parti’’nin Mart 2009 yerel seçimlerinde CHP’’ye kaptırdığı Aliağa, Kemalpaşa, Gaziemir, Buca ilçelerindeki veriler de çok ilginçtir:
Aliağa 13.973 Evet, 14.191 Hayır.
Buca 80.223 Evet, 68.242 Hayır.
Kemalpaşa 22.587 Evet, 18.246 Hayır.
Gaziemir 23.819 Evet, 21.854 Hayır.
Kürt oylarının belirleyici olduğu Konak’’ta 175.669 Evet, 165.192 Hayır oyu çıktı. (Konak ilçe CHP’’liydi) Yine Kürt nüfusunun örgütlü olduğu Bornova’’da 96.619 evet oyuna karşılık, 101.448 Hayır oyu çıkmıştı.
Çok değil.
3 yıl öncesine kadar onlarca anket veri,araştırma sonucunu sıralayabilirim. AK Parti ile CHP arasında öyle sanıldığı kadar bir oy farkı,uçurum yoktu.
’“İzmir CHP’’nin kalesi’” filan da değildi’…
Mart 2004 yerel seçimlerinde CHP İzmir Büyükşehir için toplam oyların yüzde 34.80’’nini AK Parti yüzde 32.81’’ni almıştı.
Aradaki puan farkı sadece ve sadece yüzde 2, bazı bölgelerde oranlar daha yükselebiliyordu.
29 Mart 2009 seçimlerine bakalım.
CHP toplam oyların yüzde 55’’ni aldı.
AK Parti yüzde 30.7 dolayında kaldı.
1.108.079 seçmen CHP, 616.156 seçmen AKP dedi.
Sonuç, üniversitelerde doktora tezi olacak kadar ilginçti:
Ak Parti bütün ilçeleri CHP’’ye kaptırdı.
İki yılda ne değişti de AK Parti seçmeni düştü?
Ak Parti’’nin hem yerelde iktidar olduğu, hem de Anayasa referandumunda kendisine EVET diyen İzmir seçmenini neden küstürdü.
Birileri çıkmış diyor ki ’“Başbakan Erdoğan, İzmirlilere gavur imasında bulundu. Tepki yağdı,oylar düştü.’”
Her şeyden önce şunu belirtmeliyim.
O konuşmayı ben dinledim. Başbakan öyle bir şey söylemedi. Bir yerel gazete, o manayı bindirdi. ’“GAVUR İZMİR’” manşetini attı. CHP’’liler de bunu kullandı. Ama bu tarihi yenilgiye bir söze bağlamak, hesap vermekten kaçmaktır.
İzmir Ak Parti’’de tuhaf bir durum var (!)
Hesap vermesi gerekenler şimdi hesap soruyor.
Sayın Başbakan’’a sesleniyorum.
Önce, Genel Başkan Yardımcınız olarak bize sadece fiyaka atan hanımefendiden (hakkımda 50 bin TL tazminat davası açtığı için korkudan adını yazamıyorum)
Ve diğer milletvekillerinden, o dönemin bütün teşkilattan, sorumlulardan artık hesap sorunuz.
AK Parti’’nin İzmir’’deki gerçek tabanı. Gerçek partililer, davaya yaşamını adamış insanlar bunu bekliyor.
Türkiye rakamları ortada.
İzmir’’in iki-üç yıl öncesi durumu ortada.
9 Aydır Genel Merkezden gelecek bir haber bekleniliyor.
Bekliyoruz.
Yerel seçimlerden 6 ay önce ’“Ak Parti İzmir’’in neresinde?’” diye bir yazı kaleme aldık. Defalarca uyardık. Parti yönetimi çözüm olarak, Star gazetesindeki köşe yazılarıma son verdirdi.
Seçimden sonra maalesef haklı çıktım.
Görüşlerimi yazmaya ediyorum.
Bu kadro, bu yapı ve anlayışla genel seçimlere gidilirse.. ’“4 milletvekiline şükür’” dersiniz.
AK Parti İl Başkanı Ömür Kabak ile bir grup vefalı il yöneticisi, çırpınıp duruyor. Çabalarını, özverilerini saygıyla, takdirle karşılıyoruz.
Sorun sayın vekillerde, sorun merkezde, sorun teşkilata bakış açısında, sorun küçümsemede, yok saymada, bitmek, tükenmek bilmeyen, ayak oyunlarında..
Sorun,İzmir’’i doğru algılamada, sahiplenmemede,ilgilenmemede...
Sorun, halktan, kentten, kırdan, köyden kopmuş, Ankara odaklı yapmacık siyasette, samimiyetsizlikte.
Sorun, kolay, ucuz, klasik siyasette,sahaya çıkmama da.
Sorun, ilgisizlik, takipsizlik, sahipsizlikte..
Sorun,yerel lidersizlikte..