Ak Parti İzmir İl Başkanı Ömür Kabak, kolektif ayak oyunlarıyla istifaya zorlandı.
Bunu hak etti mi?
Bence değil..
Ömür Kabak, 18 aylık başkanlık döneminde olağanüstü bir performans gösterdi. Emeğine yazık oldu.
Türkiye’’nin üçüncü büyük kentinde, AK Parti teşkilatının canına malum iki kadın okuyor..
Ve bu hanımefendilerin önünde ise koca teşkilat diz çöküyor.
Şimdi sayın hanımefendilere soruyorum’…
Ömür Kabak, il başkanlığı makamını kullanarak, kendisine, çevresine bir çıkar mı sağladı?
Büyükşehir Belediyesiyle İşbirliği yaparak yüzlerce dönümlük arsayı imara mı açtırdı?
Çeşme ve çevresinde bolca arsa mı kapattı? ’“Pederim zengindi’” deyip 3 yılda İzmir’’in arsa baronu mu oldu?
Güzelbahçe’’de ( Şirincan’’nın karşısında) başkasının adına milyon dolarlık villa mı aldı?
’…’…..hanımefendinin yeğeni unvanını kullanıp , bolca iş mi kaptı? Ankara’’da iş takip büroları mı açtı?
Başkaları adına şirketler kurup ihale işlerine mi girdi?.
Firmalarına iş vermeyen müdürleri tehdit mi etti? Sürgüne mi yolladı?
Ömür Kabak ne yaptı?
Sadece ve sadece kendisini ’“emir eri’” gibi kullanmaya kalkışanlara karşı onurlu bir duruş sergiledi. Olay bundan ibarettir.
Hataları yok muydu?Hem de çoktu’…
Örneğin medya ile ilişkiler zirvedeyken, medyadan sorumlu başkan yardımcısı olan Bilal Doğan’’ı görevden aldı. O zamanda yazdım. ’“ kendi ayağına sıktın’” dedim. O kan kaybı hep devam etti.
Parti içinde ’“benim ekibim, beni korur’” anlayışı ile kendine özgü bir yapılanmaya gitti, il başkanlığında potansiyeli yüksek yöneticileri dışladı. Gereksiz tartışmalara, polemiklere girdi. Tek başına kararlar verdi.
Ekip liderliğini üstlenmedi. Tek başına yürümeye çalıştı.
En tartışmalı kararı ise, Referandum öncesi "İzmir'de 'hayır' oyları 'evet' oylarından fazla çıkarsa görevimden istifa ederim’” açıklamasıydı.
Bu sözünü pişirip- pişirip önüne koydular. Sonunda Ömür gitti.
Gideceğinden, Ak Parti İzmir’’de olacaklardan İzmir Milletvekillerinin haberi olmaması, görüşlerinin sorulmaması ayrı bir skandal.
Şimdi yeni il başkanı arayışına başladılar. Formaliteden anketlerle sözde ’“ il başkanı arıyorlar.
Beyler siz kimi kandırıyorsunuz?
Malum hanımefendilerin onayı olmadan kimseyi o koltuğa oturtamazsınız.
Bir şey daha..
Madem Ak Parti ve İzmir hassasiyetiniz var (!)
Yerel seçimlerde Ak Partiyi İzmir’’de yerle bir edenler, bütün Belediye Başkanlıklarını CHP’’ye kaptıranlar için ne yaptınız?
Kimi görevden aldınız?
Kaç müfettiş gönderip rapor hazırlattınız?
Çünkü o dönemin mimarı, sizin dokunamayacağınız, yanından bile geçemeyeceğiniz hanımefendiydi’…
Şimdi yakaladınız garip Ömür’’ü, parçalara bölüp kurtlara atıyorsunuz.
Sabah Gazetesinden Erdal Şafak iki gündür İzmir’’i yazıyor, çok önemli bir tespiti var ’“Türkiye'de kardeşlerin, evlatların entrikalarla sokağa bırakıldığı şirketlere sahip ilk kent. İzmir miras kavgası yüzünden koca koca şirketlerin battığı ilk kent. İzmir ülkenin zenginlik klasmanında her yıl birkaç basamak daha gerileyen ilk ve tek kent. İzmir "Küçük olsun benim olsun" anlayışı yüzünden futbolda bile küme düşmüş ilk kent. İzmir bir zamanlar Türkiye siyasetine yön verirken şimdi Ankara'ya sesini duyurabilmek için aracılara ihtiyaç duyan ilk kent...
Daha sayalım mı?
Böylesine dünyadan kopuk, küreselleşmenin uğramadığı bir diyar İzmir. Porto Alegre'nin yerine aday göstermekte haksız mıyız?’”
Daha sayalım mı?
Böylesine dünyadan kopuk, küreselleşmenin uğramadığı bir diyar İzmir. Porto Alegre'nin yerine aday göstermekte haksız mıyız?’”
İzmir bu işte..
Çalışan asla cezasız kalmıyor.