Türkiye Büyük Millet Meclisinde 2010 yılı Bütçe görüşmeleri yapıldı. Bütçeden başka her şey konuşuldu, fakat önümüzdeki yılın ekonomik geleceğini, milletin işini, aşını, mutfağını, çocuklarının eğitimini, sağlığını doğrudan etkileyecek bütçe rakamlarından söz eden olmadı.’¶ Önce Türkiye Hazinesini, sonra Türkiye Maliyesini yürütmekle görevlendirilen İngiltere vatandaşı Sn. Mehmet Şimşek, konuştu, onu’’da AKP Milletvekilleri bile dinlemedi. Bir AKP Milletvekiline neden dinlemediniz diye sordum. Dediği şu; Geçen sene bütçeyi 10 Milyar TL açık ve %4 büyüme ile bağladık. Gerçekleşme oranı, 60 Milyar TL açık, EKSİ % 6,5 Küçülme. Bu kadar büyük bir yanılmayı yapan adamı ben kendi işyerimde bir dakika tutmam kovarım. Bu başarısız adamı, Hazine’’den alıp, Maliye’’nin başına getirip ödüllendirdik. Neden dinleyeyim?Kim getirdiyse o dinlesin!
İzninizle sizlere, rahmetli babamın bana yaptığı bir ’“Baba Nasihatini’” anlatmak isterim. Eğitimimi tamamlayıp, askerlik görevini bitirince babam beni karşısına aldı ve şunları söyledi; Oğlum, sen İzmir Mebusu(milletvekili) Eczacı Kemal Bey’’in oğlu, Rifat Bey’’sin. Bizde ’“Bey’’lik’” babadan oğula geçer. Fakat ’“efendi’’liği’” sen kazanmalısın. Eğitiminle, çalışkanlığınla, dürüstlüğünle, terbiyenle, yardımseverliğinle, vatan sevginle ve özellikle insanlara konuşma şeklinle, efendi’’liği sen hak edeceksin. İşte o zaman ’“Beyefendi’” olursun ve herkesten saygı görürsün.
Şimdi sizlere soruyorum; İstanbul gibi bir megapol’’de Belediye Başkanlığı yapmış, parti kurup Genel Başkanlık koltuğunda oturan, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlığı gibi tarihi bir sıfatı taşımakta olan birinin konuşma şekli bu düzeyde mi olmalıdır?Böylesine basit, aşağılayıcı, kalitesiz, içeriksiz ve hakaret eder tarzda bir konuşma dünya devleti Türkiye’’nin Başbakan’’ına yakışıyor mu?Bu üslup’’la konuşan birini çocuklarınıza örnek olarak gösterebilir misiniz?
Başbakan’’ın söyledikleri ne idi?
Geçmiş iktidarı kastederek ’“Akşam vakti Merkez Bankasını soydular, siz göz yumdunuz’”
Eğer bu suçlamayı, akıl fukarası zavallı biri yapsa, güler geçersiniz. Ama bu suçlamayı 7 yıldan fazla bir süredir Türkiye’’yi ’“tek başına’” yöneten bir Başbakan söylüyorsa durum ciddidir ve bu suçlamayı yapan, sorusunun yanıtını da mutlaka almalıdır. Bu konu yargıya intikal ettirildi ve Merkez Bankası yetkilileri beraat etti. Başbakan doğruyu söylemelidir. Bankacılıkla ilgili suçlarda zamanaşımı yoktur. Kimsenin af’’fa sığındığı yoktur. Geçmiş dönem siyasetçilerinden bu işe karışan varsa, hiçbirinin dokunulmazlığı yoktur. Elinizdeki belgeleri, hem de ıslak imzalı olanlarını verin savcılara, yolsuzluğu ispatlayın. Hem söyleyip hem de gereği yapılmıyorsa, bunun adı ’“iftira ve dedikodu’’dur’”. İftira ve dedikodu ise asla ’“BEYEFENDİ’” olamayacak, mahalle kabadayısı ağzıyla konuşan ’“çakma delikanlılara’” bile yakışmaz.
Sayın Kemal Anadol’’a ’“Ben senin geçmişini bilirim’” deyip sonra susmak, daha sonra Sayın Anadol’’un söylediklerini hazmetmek için de kişinin midesinin çok sağlam olması gerekir. . İmam Hatip’’teki ahlak hocası dizlerini dövüyordur. Ben bu çocuğa hiçbir şey öğretememişim diye.
Başbakan neden böyle davranıyor?Niçin böylesine asabi, hırçın?Bakanlarına herkesin içinde bağırıyor, milletvekillerini azarlıyor, Başbakanlıkta terör estiriyor?Zaman zaman konuşurken hisleniyor, ağlıyor.
Çok şükür aileden bir problem yok. Çocuklar yetişti, kendilerini kurtardılar. Kiminin gemileri, kiminin pırlanta dükkanları, Medya İmparatorluğu, Rafineri, şirketler, villalar, hepsi var.
Başbakan’’ın ruhsal dengesini alt üst eden, onu davranış bozukluğuna iten, içine atıldığı ’“Kürtçülük Kuyusundan’” çıkamayışıdır. Çoğu Kürtçü olan danışmanlarının tahrikleri, ABD ve AB’’nin tezgahı ile kuyuya atılan Başbakan çırpındıkça batmaktadır. Başbakan pişmandır fakat geri adım atamamaktadır. Dün Muş İlimizin Bulanık ilçesinde olanlar, gerçek bir ALARM’’DIR. Bunu görmemek için ya kör olmak ya da ihanet içinde olmak gerekir. Toplumun tüm kesimlerine itidal, sağduyu tavsiye ve telkin etmesi gereken Sayın Başbakan, Muhalefet Partileri dahil herkese bağırıyor, bizzat kendisi, farkında olmadan kışkırtıcılık yapıyor.
Tekrar ediyorum, herkesin aklını (eğer varsa) başına alma zamanıdır. Bu ülke hepimizin. Terör örgütünün ve kötü niyetli siyasetçilerin oyununa gelmemeliyiz. Terör örgütü elemanları çok profesyoneldirler. Her biri propaganda uzmanıdırlar, yakında mahmur kampı sakini diye binlerce eli kanlı katil’’de ülkeye gelecek ve şehirlerimizde terör estirmek isteyecektirler. Ama bizler, güvenlik güçlerimize, askerimize, polisimize sahip çıkacağız ve destekleyip, güveneceğiz.
Bu arada Sayın Başbakan’’dan ricamız, hiç olmazsa susmasıdır. Sussun da ağzına acıbiber sürmek zorunda kalmayalım. Fettah Tamince bey’’in 7 yıldızlı otellerinden birine gidip dinlensin lütfen.
Anayasal görevi, Devletin kurumları arasında uyumu sağlamak, Devletin ve Milletin birliği ve beraberliğini korumak olan Sayın Cumhurbaşkanı’’nı gören var mı?Ürdün’’de mi?
Arnavutlukta mı?Yoksa Çankaya Köşkünü sis mi bastı?Türk Devletini, Avrupa’’da mahkemeye vermek ne kadar kolaydı değil mi?
Sayın Cumhurbaşkanı, ’“Hülya Avşar Soruyor’” programına çıksa da yeni fikirlerini öğrensek.
Eski fikirlerini nasıl olsa hepimiz biliyoruz.