Genel ya da yerel kamu hizmetlerinin düzenli, süratli ve ekonomik şekilde yürütülebilmesi için, Özal hükümeti 217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyi yayımladı.
Bu kararnamenin amacı, kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerde çalışacak kamu görevlilerinin tabi olacakları personel rejimlerinin; ülkemizin kültür, sosyal ve ekonomik şartlarına ve hukuki esaslarına uygun olacak şekilde düzenlenmesiydi.
Bildiğiniz gibi Kanun Hükmünde Kararnameler, adından da anlaşılacağı üzere kanun hükmündedir ve bir nevi yasa koyucunun yetkisini yürütmeye devri…
Yürütmenin yayımladığı bu kararnameyi incelediğimizde, kamu kurumlarının personel yapısını iyileştirdiğini ve kurumsal yapılarını daha da güçlendirdiğini görmekteyiz. Çünkü bu kararnamenin kapsam kısmı tüm kamu idarelerini etkilemekte…
Yıllardır yerel kamu şirketlerini izliyorum, devlet personel başkanlığının bu tarz şirketlerin iş işlerine karıştığını görmedim. DPB' lığının internet sayfasında açıkladığı görüşlerini incelediğimde, yerel kamu şirketlerinin sermaye dağılımında kamu payı % 50 ve üzeriyse 217 sayılı KHK kapsamında olduğunu açıkça mütalaa etmekte…
217 Sayılı KHK'nin görevleri kısmı gerçekten çok önemli… İncelemenizi tavsiye ederim.
Yerel kamu şirketlerini de DPB lığının mütalaa ettiği gibi kendi kapsamına alması kamu personel sistemini bütünleşik bir yapıya kavuşturacağını ve yararlı olacağını düşünmekteyim.
Not: 11 İl Belediyesi, Büyükşehir Belediyesi statüsüne kavuşuyor… 11 ilin seçim sonrası 5216 sayılı kanuna tabi olacağını düşündüğümüzde şu soruları sormak istiyorum; Bu iller kurumsal olarak 5216 sayılı yasaya hazır mı? Ya da hazırlığı yapılıyor mu?
11 ilin Büyükşehir Belediyesi statüsüne kavuşması tabii ki şuanda yazmakla bitiremeyeceğim kadar büyük kazanımlar doğuracak, ancak kurumsal olarak hazır olmayan bir belediye, sadece 750000 Nüfusu açtın hadi Büyükşehir yapalım denirse, iyi bir şey yapayım derken bu kurumları yok ederiz. Nüfus artışıyla değil tüm fonksiyonlarıyla hazır olan Belediyeler, Büyükşehir Belediyesi yapılmalı.