Hep merak ederdim; Türkiye ekonomisi bu kadar güçlüyse, Çin'den sonra Dünyanın ikinci hızlı büyüyen ekonomisine sahipse, gayri safi milli hasılası kat kat artmışsa, kişi başına düşen gelir 15 bin dolarları aştıysa…. Nerde bu para? Kimin cebinde? Biz neden göremiyoruz? Millet neden perişan? Ya bu kadar teşvikler, vergi indirimleri, yardımlar… kime yarıyor?
Sanırım az da olsa cevabını buldum.
Kalkınma Bakanlığı 'Sosyal Sektörel ve Koordinasyon Genel Müdürlüğü' nün, 'Türkiye için gelir grupları arası gelir oluşum ilişkisinin Miyazawa Yöntemiyle İncelenmesi' konulu uzmanlık tezine rastladım. Rıdvan Kurtipek tarafından hazırlanmış. Son derece titiz ve başarılı bir çalışma.
Çalışmanın titizliğine rağmen çok kaba bir tabirle söylemek gerekirse; vergi, teşvik vb. araçlar ile sağlanan desteklerin farklı gelir gruplarındaki etkileri ve gelir dağılımında adaletin sağlanması için öneriler işlenmiş.
Bazı çıkarımlar;
· 2001 yılındaki ekonomik krizin ardından yakalanan makroekonomik istikrarla birlikte gelir dağılımında kısmi bir iyileşme olmakla birlikte gelir dağılımı hala bozuk.
· Son dönemde görülen iyileşmeye rağmen, Türkiye gelir adaleti bakımından AB ve OECD ülkeleri ile kıyaslandığında en düşük sıralarda yer alan ülkeler arasında.
· Türkiye, OECD ülkeleri arasında Meksika'dan sonra en eşitsiz gelir dağılımına sahip ülke konumunda.
· Hangi gelir grubuna yardım yaparsanız yapın sonunda zengin olan daha çok zengin oluyor.
· Üst gelir gruplarında meydana getirilen gelir artışlarının alt gelir gruplarının gelirlerinde yaptığı etki çok kısıtlı kalmakta.
· Alt gelir gruplarına yapılacak transferlerde bile üst gelir grupları daha fazla gelir elde etmekte.
· Gelir dağılımında adaleti sağlamanın yolu tarım sektörüne ağırlık vermektir. Çünkü alt gelir düzeyindekilerin çoğu tarım sektöründedir.
Anlayacağınız; bugüne kadar izlenen politikalar zengini zengin yapmaktan başka bir işe yaramamış. Fakir yine fakir…
Çözüm ortada; tarım politikalarına ve tarım kesimine ağırlık vermek.
Pamuk, tahıl, pancar, tütün bitmiş, mazot olmuş 4 lira, çiftçi perişan. Tarım ülkesiyken, ithalatçı konumuna getirilmişiz, saman fiyatları yüzde 400 artmış, bir kilo süt bir kilo yem etmiyor.
Artık, büyüyen ülkemin paraları nerde biliyorum…