Benim yaptığım da iş mi yahu!... Ara sıra kızıyorum kendime. Zaten adamların derdi başından aşkın, bir de ben çıkıyorum.
Engin Ardıç ve Ahmet Turan Alkan dahi benim kadar yermiyorlardır şu Halk Partisini…
Ne yapayım duramıyorum işte! Adım Cumhur ya, ondan olsa gerek...
Kabalacı bir yaklaşım ama ismimin hissiyatıma etkisi olduğu kanaatini taşıyorum. Hal böyle olunca da 'cumhurcu' bir partinin icraatı derinden ilgilendiriyor beni.
Derin deyince yanlış anlaşılmasın, eski tabirle 'deruni' demek istedimdi. Tamamen vicdani bir kaygı yani…
Üzülüyor tabii insan, halkın oyları yine heba olup gidecek zağar! Baksanıza 'halk' oyu ile TBMM'ye giden CHP milletvekilleri yemin dahi etmediler. Arkadaşlarımız olmadan asla diyorlar. Kim bunların arkadaşları onu da anlayabilmiş değiliz. Yoksa tescilli bölücü Hatip Dicle ve avanesi olmasın sakın, eyvah eyvah, yandı gülüm keten helvam!
BDP'li bölücüler tamam, onları anlarım; APO pazarlığı için şantaj yapıyorlar. Diyarbakır'da 'Parti Grubu Toplantısı' yapmaları da bu 'tehdit' harekatının bir parçası. Bunu da anlarım.
İyi de heri bu CHP'ye ne oluyor peki? Sakın CHP ekabirinin kafasında da Grup Toplantısı'nı İzmir'de yapma planı olmasın?...
Olabilir de! Hem belki bu sayede halka sağlam bir mesaj vermiş olurlar; 'İşte yanınızda, Kalemizdeyiz; Ankara'da değil Kalbinizdeyiz…' mealinden mesela. (Bu slogan çok iyi oldu. İntihal, iktibas eylemeseler bari).
Gerçi Kalede de işler pek hoş görünmüyor. Düştü düşecek! Ortalık hayli karışık. Aynı zamanda iç muhalefetin de kalesi olabilir İzmir... Neyse içişlerine fazla karışmayayım. Siyaseti bıraktım zira…(Bu konuya sonra geleceğim).
Dedim ya benim tasam, 'halk'. CHP'nin altı 'ok'undan biri; partinin gizli öznesi! O da yerinden çıktı, fırladı gitti. Şimdi buna dertleniyorum gari.
Selahattin Duman Usta 'Altı Kazık Partisi' diyor ya keşke gerçek olsa diyorum. Hani sağlamlık bakımından daha iyi olurdu. Çıkıp durmazdı böyle…
Şimdi ne olacak bilmiyorum… Gerçi sosyalist enternasyonal'e katıldı bizim Republican People's Party. Gördüm, öyle yazmışlardı Kemal Bey'in önündeki tanıtım levhasına. Amma yakışmıştı haa. İnsan gururlanıyor tabii… Hey gidi CHP hey! Bizi şu dünya denilen zeminin her köşesinde layığı veçhile temsil ediyorsun ya, bu bile yeter aslında şanına. Duygulanıyorum, çok duygulanıyorum, çok…
Baksanıza Emperyalist Vahşi Batı'ının Sömürge Valisi Talabani'yle ne kadar samimi görüştü Kemal Bey, aralarından su sızmıyor anlaşılan. Ne kadar sıcaktı muhabbetleri öyle… Hasıl olan bu sıcaklıktan bölge ısındı, hararet yaptı desek yeridir. Başbakanı bile kıskandırır bu samimiyet.
Yok yok dikiş tutmayacak bu belli oldu. Cümle iyi CHP'li muhibbimle konuşuyoruz, durum vahim. Halkçılık oku da milliyetçilik oku da yayından çıktı, fırladı gitti.
Sahi geriye kaç ok kaldı?